yol almak istiyorsan şüphe edeceksin , yok hayır şüphe etmem diyorsan olduğun yerde sayarsın deliler gibi , nerde kalırdın senin farkın diğer insanlardan...
olarak bakılamaz mı?
Sevgili Busmus,Nietzsche'yi değerlendirirken aforizmalardan hareket etmek onun eserlerini okumamış bir çok insanı zihinsel karmaşaya sürükleyebilir.Bunu belirtmek istedim.
Bana göre Nietzsche'nin düşünce tarihinde bu kadar etkili olmasının nedenlerinden biri
zıt fikirlerin bile onun eserlerinde kendi doğrularını bulmasıdır.
Peki bu mümkün mü?
Söz konusu Nietzsche ise mümkün olmasından öte sıradandır.
Yok sayıcı ile geleneksel değerlerin katı takipçisi aynı oranda Nietzsche'yi savunabilir.
Özgürlükçü ya da otoriter yaklaşıma sahip bir beyin Nietzsche'de kendini bulabilir.
Bunun sebebi bütün çelişkileri bir potada toplaması olabilir.
Nietzsche bence özgür olmaya çalışan hayır demeyi başarabilmiş insandır.
Kendisini tanımasındaki derinlik,sıradan insan için ancak bir hayaldir.
İnsanın varoluş problemi olarak bakarsak,korku,ölüm,başarısızlık yada benzerleri,
İnsanı maymun ile üstinsan arasında bir köprü olarak görmesi,
İnsan gerçeğinin farkında olması ve üstinsana olan sarsılmaz inancı,
Sisifos'un tekrar düşeceğini bildiği halde kayayı yukarıya doğru yuvarlaması gibi.
Nietzsche işte bu kesinlikten emin olduğu kadar nefrette ediyor olabilir.
Başka bir açıdan da kesinlik insanı delirtebilir mesala putlaştırılan bütün değerler.
Nietzsche felsefeden,bilime,ahlaktan,dine her alanda yerleşik kalıpları reddetmiştir.
Bütün dogmalar ve ortodoks düşünceler onun uzlaşılmaz düşmanlarıdır.
Bu anlamda kesinlik belirten her inancı alabildiğine eleştirmiştir.
Kesin sonuçlardan sürekli tiksinmiştir çünkü.
Eleştirinin özgür düşüncenin en büyük silahı olduğuna,
Hakikatin iman edilmek için değil eleştirmek için varolduğuna inanır.
Eleştirinin dayanağı ise şüphedir,sorgulayıcı bakıç açısıdır ona göre.
Belki de delirmeden yaşamanın tek yolunun şüphe olduğunu varsaydı.
Başkaldırmanın,isyan etmenin şüphenin ayrılmaz yoldaşları olduğuna.
Bana kalırsa şudur dememek gerekir bu Nietzsche'ye ihanet sayılır.
İnsan kesin olarak baktığı bir şeyin kesin olmadığını öğrendiğinde delirebilir.İnsan sürekli şüphelenmekten de delirebilir.Paranoyanın fazlası buna örnek olarak gösterilebilir.Neye karşı böyle bir söz etmiş friedrich bilmiyorum.Ama İlah konusunda söylediyse.Allahın varlığından şüphelenmek onu aramaktır her şekilde.Ama kesin olduğunu bilip yok olduğunu anlarsa bir insan delirebilir.Yada yok olduğunu bilipte var olduğunu kesin şekilde öğrenirse delirebilir.Bu durumda bu söz yerine oturmuş bir vaziyette söylenmiştir.
Bu sözde ki delilik mecazi yada gerçek anlamda kullanılmış olabilir.Yani bu sözü her konuya söylemeye çalışmak yanlış olur ve mantıklı bir cevap alamaz kimse.Bunun için Friedrich Nietzsche'nin hangi konularla ilgilendiğini bilmek ve onu anlamak lazım.
Katılıyorum.Burdaki kesinlikten kasıt dediğim dedik demesi.Doğrularından emin olan bi' başkası yanlış dediğinde: ' olur mu yanlış değil, kesinlikle bu böyle' diyen sabit fikirli insanlar o durum kendisine zarar verse de vazgeçmez,durup düşünmez.Doğrusundan şüphe etmez.Yeniliklere açık olmak için kesin dediğin bi' yargının belki de kesin olmadığı ihtimalini göz önünde bulundurman gerek.
Mesala: İki kişi düşünelim.Sevgililer.. Seviyorlar birbirlerini ve sonsuz güveniyorlar da birbirlerine ve gün geliyor biri diğerini aldatıyor ve aldatıldığını öğrendiğinde 'hayır inanmıyorum yapmaz öyle şey,kesinlikle olamaz böyle şey' diyor.Aslında bu kesinliklik aldatıldığını öğrendikten sonra oluşmadı,onun öncesinde de vardı ve bi' gün aldatabileceği düşüncesi aklına gelmedi, şüphe yoktu zerre kadar.Düşünün bu kişinin aldatıldıktan sonraki halini.Psikologa kadar gider olay...Halbuki en baştan birazcık da şüpheyle yaklaşabilmiş olsaydı bu kadar sarsılmazdı.O yüzden diyorum şüphe iyidir ama dozunu iyi ayarladığın sürece.
Haklısın şüpheler göz ardı edilir ya gerçekler?O yüzden bazen şüpheleri gözümüzün önüne getirmek lazım.Çok güzel sözmüş,ayrıca soru da çok iyi teşekkür ederim,böyle bi' soru sorduğun için;)
Sürekli aldatacağını düşünmesi de insanı deli eder ve tam tersi de.Dediğim gibi dozunu ayarlamak gerek şüphenin ama olaya kesin gözüyle bakmak da olmaz.
Belki örnek yanlış oldu ama sadece kesin dediğiniz şeylere şüpheyle yaklaşın demek istiyorum.Özeti budur.Hümanistlikle ne alakası var bunun onu çözemedim?
~Eğitimsiz: Şüpheci insan zayıf insan değildir.Aksine her şeye kesin gözüyle bakan insan zayıf insandır.
ben aksini düsünüyorum tabu, hatta örnek de verebilirim, girdigim bir sinava hic calismamistim o yüzden icimde en kücük süphe yoktu ''kesin kaybedirim'' gözüyle bakiyordum, ve bu yüzden hic heyecan yapmadim gayet sakindim(cünkü zaten kaybedecektim). sonuc olarak sinavi kazandim
yanimdaki arkadas cok calistigi halde panik yaptigi icin bildiklerini de unutmus sonuc kaybetti.
bu arada sinav ehliyet sinaviydi.
kabul edilemeyen bir gerçelik ise kesin olan denilen doğrudur. kabul edilen ise bu her zaman böyle kesin midir sorusu meşgul eder aklı. veya her şey için bu kesindir diyebilen insan neden yaşasın ki. mesela ben, bir noktada, kesin öleceğim demediğim için yaşıyorum. veya kabul edemediğim için şüphe tarafına geçiyorum.
ama kesinlik aklı karıştırıyor diye şüphe karıştırmıyor mu. bazen öyle olur ki kesinliğe kavuşsam der insan. insan aklının karışası, deliliğe yatkınlığı, var sanırım.
Cevap
12Cevap
nietzsche bu sözü neyi düşünerek söyledi bilmiyorum.bence tanrı ile ilgili açmazından kaynaklanan bir söylem olabilir.onu tanrıtanımazlığa iten tanrının varlığından duyduğu şüphe miydi yoksa tanrının varlığını kabullenmemesi gerektiğini düşündüğü için inkarı mıydı?
katılmayanlar kervanına bir yolcu daha...
Yol almak istiyorsan doğruların olacak,ideallerin olacak,bilgin olacak...şüphe başarısızlıktır,şüphelenirsen hep beyninde soru işaretleriyle dolaşırsın...Şüphe etmez isen de bir o kadar rahat kovalarsın ,ilerlersin yolunda...
Kesinliğe ulaşabiliyor muyuz peki ? aslında doğru süpheleri insanı deli etmez o şüphelerin doğru çıkacak olması korkutur.ama bu kısa süre içerisinde olmadığından süphesi son bulup kesinlikle yüzleşmesi hep ertelendiğinden sanki süpheden korkuyormuş gibi gzüküyor.Şüphenin ortadan kalkıp gerçekle yüzleşmekten korkar insan.Korkunun ecele faydası yok ne yazık ki
katılmıyorum.ben şüpheyle yaşamaktansa kesin ama acı bi gerçekle yaşamayı tercih ederim.en azından kesin bişey üzerinden yolumu çizerim.nerde ne yapmam gerektiğini bilirim.belli bi tavrım olur.
gerçeklerden kaçmak isteyen kim.ben gerçek neyse ona göre rotamı çizerim.şüphe bile olsa yine fanustayız.hemde daha beter sağa gitsen olmaz sola gitsen olmaz.tereddütte kalırsın bu yüzden hiç kıpırdayamazsın adım atmaya çekinirsin ya öyle değilse ihtimali vardır hep.ama kesinleşmiş bişeyde ya sağa gideceksindir ya sola.ama gidersin illa bi yoldan gidersin.yerinde saymazsın.varabildiğin yere kadar varırsın.ardında bıraktığın yollarda birikim olarak kalır yanında.
A şıkkı katılıyorum, benim mantıgıma çok yakın buldum,
Şüphede belirsizlik vardır ama umutda vardır , ucu acıktır dediğin gibi, kesinlikte bir umut kalmamiştir. çünkü kesindir, dönüş yada geliş olmaz.
katılmıyorum.
Şüphelendikce paranoyak olursun. Delirmeye acılan bir kapı .Delil yetersizliginden delirirsin
Kesinlik ise olayı kabullenmektir.Delilleriyle öne sürülmüş gercekliktir.
bir şeyse kesinse kesip atarsın fazla kafa yormazsın ama kesin değilse sabahlara kadar acaba sorusu yer seni o yüzden katılmıorum..üstad bu sefer olmamış
Kesin olan istemedigimiz durumlar canımızı sıkabilir örnegin sigaramın bitmesi kesindir canımı sıkar ama bide şüphe vardır ya bi yerlerde sigaram varsa mutlu olabilirim basite indirgedim sadece.
e tabi. biri beni acaba sevmiyo mu diye düşünmek var bi de kesin sevmediğini bilmek var..
şüphe bence deli eder.kesinlik gözünün önündedir ne desen boştur kesinlik için gördüğündür yani
Belirsizlik en büyük düşman...
katılmıyorum :)) nedenini biliyorsun
şüphe abdesti ve sevgiyi bozar.
çilekesh stayla.
Aksini düşünürüm
katilmiyorum.
ayni sey süphe icin de gecerli, onun kacis yollari tikanirsa? o süpheyle paranoyaklik derecesine ulasip hayati zindan etmez mi kendisine de cevresindeki insanlara da?
her seyin bir cikisi vardir, ama fazla süphe hem insanin kendisini hem de cevresindeki insanlari deli eder. ve en sonunda o da deliler gibi kendi halinde olmaz mi?
birşeyden %100 emin olmak gibi bir şeydir bu o zaman...şüpheci insan diğer olasılıkları da düşünür ama kesin bakan biri için düz mantık vardır...atıyorum kesin bakan biri için 2 yol vardır ama şüpheci biri için 6 yolda olabilir ihtimaller çoktur yani çok yönlü bakar...hangisinin deli olması kaçınılmazdır? ayrıca nietzsche vazgeçmeyi bir yol olarak görmüyor.
süphe ve kesinlik sözünü nasil algiliyorsan ona göre düsüncen degisir, nietzsche neyi düsünrek bunu yazmis bilemem ama benim icin kesinlik sonuca ulasildiginda ortaya cikan seydir, daha öncesinde kesinlik diye birsey söz konusu olamaz.
yani herhangi birsey icin ''bu kesinlikle böyledir'' anmalinda ki kesinlik degildir benim kesinlik anlayisim.
örn: önemli bir sinava girersin sonuc gelene kadar süphe icinde kivranirsin acaba kazandim mi kaybettim mi.oysa sonuc geldiginde olumsuzda olsa rahatlati
su cümleyi nietzsche nin düsüncesine göre degil kendi düsünceme göre yorumladigim icin okumadan da yorumlaya bilirim.
cünkü bu cümle kisiye ve duruma göre degisir, sen de bizim sahsi fikrimizi sordun.
veya madem kesinlik deliliktir o halde kesinlikle allah vardir diyip buna inanan herkes delidir.
Burda bahsettiğim her şeyden şüphe etmek değil.Yani şunu yapsam bunu mu yapsam diye sürekli ikilem arasında kalan insandan bahsetmiyorum.Bu da insanı deli eder.Bahsettiğim kendi doğrusuna kesin diyen insanlardan bahsediyorum.Tam tersini aklına bile getirmeyen, doğrusunun gerçekten doğru olup olmadığından şüphe etmeyen insanlardan bahsediyorum.Verdiğin örnekse bu dediğime uygun değil.Çünkü sınav anı her an her şey olur,çok çalışsan da berbat geçebilir.Sınav ihtimallerle dolu..
ne güzel sen kendi düsüncenden yola cikiyorsun ben kendi düsüncemden. benim algiladigim kesinlik, benim kesinlik anlayisim sizinkiyle ayni olmak zorunda degil. ayrica zaten şu an sizin yaptiginiz da ayni sey. kendi düsüncenizin kesinlikle dogru olduguna inanip bana dayatiyorsun ben de hayir benim düsüncem budur diyorum (: o verdigim örnegi senin ask konusundaki örnege verdim. kisiye ve duruma göre yukardaki cümlenin anlami degisir.
diger verdigim örnekte oldugu gibi mesela, sen allahin varligindan süpheye düsermisin? kesinlikle vardir mi dersin? veya kendi inancinin kesinlikle dogru olduguna inanip hic süpheye düsmezmisin acaba yanlismidir diye? veya belkide din diye hicbirsey yoktur, insanlar uydurmustur diye süpheye düsermisin? eger düsmüyorsan senin teorine göre sabit fikirli oldugun icin ve en kücük süphe duymadigin icin yaptigin delilik midir?
Dinler insan eliyle mi oluşturulmuş ya da dine,inanca ait şeylerde diyorum acaba doğru mu diye ve araştırıyorum da aklımdaki soru işaretlerini.Evet ikimizde farklı pencerelerden bakıyoruz olaya..Ben benim doğrum kesinlikle doğru diyip dayatmıyorum sadece bu yönden de bakılabilir diyorum.Uçu açık soru gerçekten...
sen şüpheye direkt anlamıyla bakıyorsun eğitimsiz...
delilikten kasıt olarak insanı kısırlaştırması olarak düşün..yani din zaten insanı belirli konularda kısıtlamıyor mu? bu yüzden insan yorum yapamaz hale geliyor yani kısırlaşıyor...aynı şekilde allahın varlığını da biliyosun çünkü bunu doğada görüyosun inkar edilecek bir taraf yok yorum yapamıyorsun ilerleyemiyorsun yani kısırlaşıyor.bunlar kesin şeyler yani insanı kısırlaştırıyor yani deliliğe doğru itiyor...
sanirim ben kendimi ifade edemiyorum (: benim demek istedigim yukaridaki cümle kisiye duruma konuya göre degisir. bu yüzden katilmiyorum dedim. mesela verdigim inanc konusundaki örnekte süpheye düsmek = arastirmak anlamina gelir. acaba sorusu seni arastirmaya iter ama hala tatmin edici bir cevap bulamadiginda bu insani delirtir, var midir yokmudur düsüncesiyle insan huzuru bulamaz ki. oysa ya vardir ya da yoktur diye kesin bir sonuca vardiginda kendi icinde huzuru bulursun.
Var mıdır yok mudur arasında sürekli kalmak insanı delirtir doğru.Şüphe burda araç olmalı amaç değil.Yani varlığından ya da doğruluğundan emin olduğun bi' şeye kesin gözüyle bakabilmelisin ama körü körüne inanarak değil, şüpheyle yaklaşarak.Ben seni anladım umarım sen de beni anladın;)
Sözcük dağarcığımız gelişiyor fena mı:) Neyse tamam yeter sanırım bu kadar.
Katılıyorum.
Katılıyorum.
niçeye katılıyorum
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
En İyi Cevaplar