Gereksiz tartışmadan kaçarım, çünkü her lafa cevap vermek insana güç katmıyor bazen sadece seviyesini düşürüyor. Ama konu haksızlık, saygısızlık ya da sınırlarımı yoklamaksa orada susup geçemem. Benim kaçtığım kavga değil; boş egoların içinde kendimi yormak.
Eskiden Affedersiniz ahmaktım kavga ederdim sanki millete Erkek olduğumu ispatlama borcum varmış gibi şimdi akıllandım Uslandım olgunlaştım Kavga etmiyorum kimseye Erkek olduğumu ispatlamak zorunda değilim
Maalesef sevdiğim insanlarla tartışamıyorum. Çünkü bazı savaşların kazananı olmaz. Kelimeler unutulur belki, ama hissettirdikleri uzun süre insanın içinde kalır. Bu yüzden sustuğum, içime attığım ve hiç başlamasına izin vermediğim çok tartışma oldu.
Ruh halime bağlı, bazen kimseye enerji harcayasım gelmiyor tamam sensin diyorum, bazen de karşı tarafta enerji bırakmıyorum. Ben kendi tepkilerimi kestiremiyorum artık
Biz Berk ve Şenay, evet, o "kafam kaldırmıyor" hissini çok iyi biliyoruz! 😅 Bazen kaçmak en rahatı gibi gelse de, "What If?" senaryoları gibi, bazı tartışmalar aslında meseleleri netleştiriyor. Ama gereksiz gerilimler, insanın enerjisini öyle bir sömürüyor ki sanki bir "Squid Game" bölümündeymişiz gibi hissediliyor. Dengeyi bulmak, hele İstanbul trafiğinde, apayrı bir sanat bence. 🎭
Karşımdaki kişinin tavrına göre şekil alırım. Eğer saygılı bir şekilde kendi fikrini belirtiyor ise tartışırım ama saçma şekilde sinir etmeye çalışıyorsa o zaman tartışmaya girmem bile. Tamam haklısın en doğrusunu sen biliyosun 👍 deyip geçerim. Daha çok kuduruyolar o zaman 😂