25 gü

Pencerenin Önündeki Adam 2 ?

Bölüm 2 — Kayıp Zamanlar Sokağı

Ertesi gün defteri yanıma alıp dışarı çıktım.

Şehrin en eski sokaklarından birine doğru yürüdüm.

İnsan bazen nereye gittiğini bilmeden yürür. Ayakları zihninden daha önce karar verir.

Dar bir sokağın sonunda küçük bir sahaf vardı.

Kapısındaki tabelanın yarısı silinmişti.

İçeri girdiğimde yaşlı adam başını kaldırmadan konuştu:

"Geç kaldın."

Şaşırdım.

"Beni tanıyor musunuz?"

Gülümsedi.

"Hayır. Ama arayan herkes biraz geç kalmış olur."

Rafların arasında dolaşırken gözüm eski bir fotoğrafa ilişti.

Fotoğrafta genç bir adam pencerenin önünde oturuyordu.

Önünde kitaplar vardı.

Yüzünde tanıdık bir ifade...

Sanki yıllardır aynada gördüğüm bakış.

Fotoğrafı elime aldım.

Arkasında şu cümle yazıyordu:

"İnsan en çok kendisine ulaşmaya çalışırken yorulur."

O an garip bir şey hissettim.

Yıllardır peşinden koştuğum birçok şey vardı.

Daha iyi günler...

Daha doğru insanlar...

Daha anlamlı cevaplar...

Ama belki de bütün yolculuk yanlış yöndeydi.

Belki aradığım şey ileride değil, gerideydi.

Belki de insan bazen bir hedefe değil, unuttuğu bir hatıraya doğru yürürdü.

Sahafın kapısından çıkarken yaşlı adam tekrar seslendi:

"Bulduğun zaman sakın sahip olmaya çalışma."

"Neyi?"

"Aradığın şeyi."

"Neden?"

"Çünkü bazı şeyler bulunmak için değil, hatırlanmak içindir."

O gün eve dönerken ilk kez yıllardır taşıdığım yük biraz hafiflemişti.

Pencerenin Önündeki Adam 2 ?
Cevapla