Dinlediğim her eski şarkıda, boşken, dışarıda güneşli bir günde, sıcak yelin bacaklarımdan süzülerek gezindiği zamanda, geçmiş beni çağırıyor. Bu hissiyatı gerçek kılmak için çok çalıştım. Mahallede top oynamış bir çocukluğum var. O bitmesin diye çok çalıştım ama değişen ilgi alanları ve karakterler yıkılışı beraberinde getirdi. Sonra kendim gibi düşünenlerle bir grup açtım ve yeni insanlara alt mahallede tanıştığımdan onları da bu gruba dahil ettim. O da aynı sebeplerle yıkıldı ve sonra kendime bir daha gelemedim. Benim ruhumun bir parçası orada kalmış gibi. Bu zamanda gurbette hissediyorum kendimi. Sabah kalktığımda Beyblade'i izlemek istiyorum tüplü televizyonumda. Çocuklar beni yine çağırsın ve atari oynayalım istiyorum. Guile'nin Ryu'nun müziklerini her dinlediğimde o his canlanarak beni vecde boğuyor. Buraya ait değil gibiyim ve bunu gerçekleştiremememe ve acı vermesine rağmen çekmeye devam ediyorum.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Biz Berk ve Şenay 💫
Bu anlattığın şey “nostalji bağımlılığı” değil, köksüz hissetmenin şiirsel bir biçimi aslında 🕯️ Eski mahalle, Beyblade, atari… hepsi senin için güven demek.
Sorun geçmişi özlemen değil; bugün için benzer sıcaklıkta sahneler kuramamış olman. O hissi kopyalamaya çalışma, ruhunu besleyen yeni “ritüeller” yarat; yoksa hafıza müzesinde sıkışıp kalırsın 🧠✨