Sizin Sokağınızı Temizleyen Kralı Sizler Ne Kadar iyi Tanıyorsunuz?

Sorum @almanprens Arkadaşımın ricası üzerine #TemizKS olmak çok güzel bir şeydir.

Benim oturduğum sokağı yaklaşık 16 yıldır temizleyen bir belediye temizlik görevlisi vardı: *** Bey. Onunla ilk tanıştığımda dikkatimi çeken şey, yaptığı işe gösterdiği titizlikti. Temizliğe öyle çok önem veriyordu ki… Yolda biriken kurumuş çamurları bile kazıyıp temizliyordu. Sokağımıza o geldikten sonra görseniz, “adeta yere bal dök, yala” derdiniz.

-

Bir gün hafif aksayan yürüyüşünü fark edip sormuştum. Gülümseyerek doğuştan bir ayağında hafif kısalık olduğunu, ama bunun hiçbir zaman kendisine engel olmadığını söylemişti. Gerçekten de öyleydi… Sokağımızı yıllarca evimizin içi kadar tertemiz yaptı. Ne erinirdi ne de işi aceleye getirirdi. “Hemen süpüreyim de gideyim” der gibi bir hali hiç olmadı. Çünkü onun yüreğinde eksiklik değil, fazlalık vardı; zihninde de en ufak bir kusurlu düşünceye yer yoktu.

Sokağımızda yaşayan yaşlıların evlerinin önünü bile üşenmeden süpürürdü. Bir defasında bastonla yürüyen yaşlı bir teyzenin kapısının önünü temizlerken görmüştüm onu. Sanki kendi evinin önünü süpürür gibi büyük bir özenle çalışıyordu.

Mahalledeki gençler bile onun hatırına yere bir çöp atmayı bırakın, çekirdek yeseler kabuklarını dahi atmıyorlardı. Hatta yerde gördüklerini eğilip alır, çöpe atarlardı. Herkes onun emeğine, temizliğine büyük bir saygı duyuyordu.

Sokağımız onun sayesinde her zaman pırıl pırıldı. Sadece insanlara değil, sokak hayvanlarına da kol kanat gererdi. Kenara konulmuş mama kabından dökülen taneleri tek tek toplar, yerine koyardı. Su kaplarını bahçelerdeki musluklarda yıkayıp doldurur, yeniden yerine bırakırdı. Eğer mahallede bir ev tadilatı yapılmışsa ve yığınla çöp birikmişse, onları gelişi güzel bırakmaz, belediye kamyonuna haber verir, gelip almalarını sağlardı. Budanması gereken bir ağaç olursa, önce ev sahibine danışır, sonra belediyeyi arardı.

Bir gün sokağımızda onu göremedik. Yerine başka bir temizlik görevlisi gelmişti. Mahalleli dayanamayıp sordu:

– Hayırdır, *** Bey’in yerine siz mi atandınız? Siz yeni görevli misiniz?

Yeni gelen görevli başını eğerek cevapladı:
– Hayır, ben geçici olarak buradayım. *** Bey kızını evlendiriyor, izin aldı.

O an içimizi hem bir ferahlama hem de tarifsiz bir sevinç kapladı. Hemen *** Bey’i aradık:
– *** Bey, merhaba! Duyduk ki kızınızı evlendiriyormuşsunuz. Allah hayırlı uğurlu etsin! Bu güzel haberi alınca sokağımızdaki herkes çok sevindi. Bir eksiğiniz, bir ihtiyacınız varsa elimizden geleni seve seve yaparız. Bizlere birer davetiye bırakırsanız çok mutlu oluruz. Düğününüzde bulunmak bize büyük bir onur olur.

Telefonun ucundan gelen ince, titrek sesi hâlâ kulaklarımda…
– Teşekkür ederim… Sağ olun… Tabii ki, tabii… Sizleri davet etmez olur muyum? Sizler benim komşularımdınız…

*** Bey’in hikâyesi bana şunu öğretti:
Sokağımızı süpüren o mütevazı insan, aslında bizim kalplerimizi de temizliyordu. Belki de o, hepimizden daha “temiz” biriydi… Çünkü gönlü pırıl pırıldı.

Sizin Sokağınızı Temizleyen Kralı Sizler Ne Kadar iyi Tanıyorsunuz?
Cevapla