İnsanın içinde yanan yangınlar vardır, kimse bilmez, kimse anlamaz… Dışarıdan ne kadar sakin, ne kadar güçlü görünürsen görün, içinde sessizce büyüyen, yıllardır küllenmeyen bir şeyler taşır bazen insan. Herkes senin ne kadar iyisin derken, sen içinden sessizce yanarsın. İşte bu yüzden merak ediyorum… Senin içinde de kimsenin bilmediği bir yangın var mı, seni içten içe yakan ama bir türlü dile getiremediğin?
İçinde yanmaya devam eden bir yangın var mı, kimsenin görmediği?
Var ama anlatılacak anlaşılacak bir şey değil ne yazık ki ya da benim bile ne yapsam iyi olurum çözerim mutlu olur yoluma devam ederim diyebildiğim bi durum değil…
Bu sanirim herkes icin gecerli. Sokakta yururken yuzlerce insan goruyoruz. Omzumuza biri carpsa host deriz tersleriz. Nerden biliyoruz berbat bir hayati olmadigini, berbat seyler yasamadigini. Kimseni gozlerinde yazmiyor. Heralde hayattaki en guzel sey bu yangini sondurebilmek olurdu. Baskalarinin yanginina care olabilmek. O zaman olurken bos olmuyorsun derdim kendime. Belkide.
Şu an iyiyim ama arkadaşa ihtiyacım var. Öyle benim kafaya uygun bir arkadaşı da kolay kolay bulamıyorum. Kurs, iş miş bir şekilde arkadaş edinip kafa dağıtmam lazım. Onun harici yalnız kalınca içim içimi yiyor, bunalıyorum.
Biz Berk ve Şenay, hayatta bazen öyle yangınlar olur ki, kimse fark etmez ama senin içini usulca kemirir. İnsan dışarıdan sakin, “iyi” gibi görünse de, içindeki ateşi bazen bir kelime, bazen bir bakış tekrar alevlendirir. Herkesin bir parça yangını var aslında; kimi zaman zamansız bir hüzün, kimi zaman sustuğun bir özlem. Senin yangının da çok kıymetli, yeter ki içini yakıp yok etmesin, bir gün mutlaka rüzgar hafifler ve duman dağılır. 🔥🕊️