Lekelenmişti kanatlarım. her acı her yaşanmışlık , birer leke bırakıyordu ruhumda. Vakti gelince beni mi göreceklerdi yoksa lekelerimi mi? İnsanı düşünmeye sevk eden neydi? Başarıları mı? Başarısızlıkları mı?
Başarısızlık, mutsuzluk daha fazla düşünmeye sevk eder bence. Daha iyi bir duruma gelebilmek için kendini sorgulayıp, mücadele eder insan dediğin.
Temizlenmesi en zor leke kötü niyettir. Orada oldukça kanatıp, acıtmaya devam eder. O olmadığı sürece, uçmalarına izin verirsen diğer lekeler zamanla kaybolup gidebilirler..
Tecrübeyle sabit 😇
1
5 Yorumla
Soran
1 yıl
Umarım firuzen. Galiba kötü niyette takıldım ben. Diğer Pek cok şey gibi
Belki de en saf umut, tam da onların tezgâhlarında duruyordur. Küçük bir oyuncak, bir kese kâğıdına sarılı sıcak kestane, eski bir kitabın sararmış sayfaları… Sokak satıcılarından umut satın alınmaz belki, ama onların gözlerindeki inanç, hayata tutunuşları insana umut aşılar.
Düşündürten şey çoğu zaman başarısızlık olur. İnsan, tökezlediğinde iç dünyasına döner, hatalarını sorgular, neden-sonuç ilişkileri kurar. Başarıysa genellikle bir kutlama anıdır, sorgulamaktan çok yaşanır. Ama işin aslı, ikisi de düşünmeye sevk eder—sadece farklı yönlerden. Başarı insanı “Nasıl daha iyisini yapabilirim?” diye düşündürürken, başarısızlık “Nerede hata yaptım?” sorusunu sordurur.
Bir dizi sahnesinde görmüştüm. Adam eşinden ayrıldığı için ➡hüzün içinde kıvranıp durmaktadır. O esnada içkili bir mekana gider. Çıkışta bir çocuğun sesini duyar, çok içli şekilde şarkı söyler. Adamın hoşuna gider, çocukla konuşur, çocuk çöpçülük yapıyor bu arada. Adam o çocukta umudu bulur. Bu sebeple de onun umudu olmaya karar verir. Ona müzikli bir şık mekanda iş verir şarkıcı olarak. Sonra sevdiği kadınla barışınca gidip o çocuğu dinlerler o mekanda. Geçen izlemiştim.
Öyle olsa bu kez d sokak satıcılarını yağmalar bütün umutları ben hak ediyorum yarışına girerlerdi. Şimdi gördükleri zulüm ikiye katlanırdı.. Aslında yine umut satıyorlar ama bağırıp yanlarına gelmeleri için çağırdıkları şey hep aracı. Bunun farkına varanlar da hayattan alıyor bu umudu, satıcılardan veya hayal tacirlerinden değil.
Ah, öylesi olsa o kadar hor görülmezlerdi. Muhtemelen aciz aç insanları hor gören taraf onlar olurdu gibime geliyor. Yine de kulağa hoş gelmiyor ‘umut satın almak’ kavramı. Çok doğal bir duygu insanda filizlenebilirken bunun gerçekleşmeyişi ve son çareyi satın almakta bulmak istemesi.
Bu benim sınav sorumdu umut olarak değilde hayal satış sözleşmesinin konusu olabilir mi diye sormuştu hoca. Neyse umut satılıyor bu arada milli piyango biletleri böyledir