
"Avrupa'yı faşizmden kurtardık ve bu yüzden asla bizi affetmeyecekler" demiş Jukov.
Gerçekten de, Sovyetler Birliği, Nazileri tarihin en büyük muhaberelerinden çıkarak def edip, Avrupa'yı faşizm cehenneminden kurtarmıştır. Soğuk Savaşın başladığı yıllarda söylemiş bu sözü Jukov.
Nazi eskilerini daha o zamanlarda NATO bünyesinde beslemeye başlayan ABD, bugğn Ukrayna'daki nazi sevdalısı rejimi destekleyen, Doğu Avrupa ülkelerindeki Sovyet zafer anıtlarını kaldıran ABD kuyruğunda kene olmuş mahalle devletlerini düşününce şahsen hak veriyorum.
Sizce de haklı değil mi?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
3Cevap
doğru olabilir bence
Onun sözlerini tamamen doğru kabul etmek hiç de akla uygun değildir ama tamamen yanlış da kabul edilemez çünkü Sovyetlerin Nazizmi yenmedeki rolünü inkâr etmek mümkün değil; bu tarihsel bir gerçektir. Ama buradan hareketle Sovyet rejimini ahlaki bir kurtarıcı kahraman gibi sunmak da senin yaptığın gibi ideolojik romantizmdir. Bir rejimin başka bir kötülüğü yenmiş olması, kendi suçlarını ve kirli işlerini ortadan kaldırmaz.
Doğu Avrupa’nın Sovyet anıtlarını kaldırması “nankörlük” değil; o toplumların kendi travmalarıyla hesaplaşma ve o travmalarını silip küllerinden doğma çabasıdır. Baltık ülkeleri, Polonya, Ukrayna ve diğerleri için Sovyet dönemi kurtuluş değil; işgal, sürgün ve baskı hafızasıdır. Tarih tek bir merkezin yazdığı bir hikâye değildir.
Bir halkın kendi acı hafızasını kamusal alandan temizlemek istemesini küçümsemek, başka bir ideolojik tahakküm biçimidir. Eğer tarih konuşacaksak, tüm tarafların travmasını aynı ciddiyetle ele almak gerekir; seçici empati tarihçilik değil, propaganda olur.
Hangi travmalar bunlar, anlatsana
Ulan Stenka bak Benim kastettiğim travmalar tam olarak bunlar: Baltık ülkelerinin zorla ilhakı, Katyn, 1956 Macaristan, 1968 Çekoslovakya müdahalesi… Bunlar Doğu Avrupa toplumlarının kolektif hafızasında hâlâ açık yaralar.
Nazizmin yenilmesi tarihsel bir dönüm noktası, bunda kimsenin itirazı yok benim de yok. Ama aynı dönemin başka halklar için baskı ve travma anlamına geldiğini kabul etmek de tarihsel dürüstlüğün parçası.
Sence bu ülkelerin bu hafızayı silmek istemesini sadece propaganda diye açıklamak yeterli mi, yoksa onların kendi tarihsel deneyimlerini de ciddiye almak mı gerekir?
Ben senin gibi tarihi sadece ideolojik Marksist-Leninist kaynaklardan okumadım
Sen tarih okumadın ki
Senin “Tarih okumadın” demen argüman değil, kaçıştır. Eğer yanlış bulduğun bir yer varsa spesifik olarak göster; hangi olay, hangi kaynak, hangi yorum? Tarih kişisel etiketle değil, veriyle tartışılır.
Ben travma yaşayan toplumların hafızasını ciddiye almak gerektiğini söylüyorum. Buna karşı çıkıyorsan, hangi kısmı hatalı bulduğunu anlat. Yoksa bu tartışma fikir değil ego yarıştırmaya döner.
Sen argümana cevap veremeyince hemen kişisel saldırıya geçiyorsun ama bu senin küçüklüğünü gösteriyor.
doğru olabilir
Kızlardan ilk cevabı sen paylaş ve
3 Xper puan fazladan kazan!