'Anaksagoras'e göre
"Küçük olan şeyler içinde bir en son küçüklük derecesi yoktur, tersine daima bir daha küçük vardır. Var olanın bölme yoluyla varlıktan kesilmesi imkansızdır.''
Bunu önce bir elmayla açıklamak istiyorum bir elma düşünün.
Bu elma nasıl oldu? Bu elma x bir tohumdan x bir şeyden yetiştiyse x bir şey nedir? O x şey nasıl oluştu, eğer x şeyin nasıl oluştuğunu bulursak onu yetiştiren y nasıl meydana geldi? Kısaca mutlak bir varoluş yoktur. Sizden bu elmayı yok etmenizi istediğimde ilk olarak;
İlk olarak küçültme yöntemini deneyeceksiniz, var olan bir nesneyi küçültmeniz onu bölmenize ve daha ince dilimlere ayırmanıza sebebiyet verdi, hala yok etmiş değilsiniz. Eğer bunu yakarsanız, ki bu bile şüpheli, asla kaybolmayacaktır. Tek bir çare var. O da yutabilirsin. Kişi elmayı alır ve yutar. Peki sonra? Sahiden bitti mi?
Var olan elma tekrar bir başkalaşım geçirerek midenizde sindirildi ve yararlı enzimler alındı, ihtiyaç olmayan şey boşaltılacak, ve vücudunuzdan çıkmış olacak. Ama hala elmanız işe yaramayan kısmı tuvalet çukurlarındaki diğer olduğu gibi bir çok suyla karışacak ve asla yok olmuş olmayacak. Kısacası var olan bir şeyi asla yok edemezsin.
Son örnek ''Sevgi''
Bu dünyada bana söyleyin ki bir insan asla sevgi duymasın hiçbir şeye.
Hitler kötüydü, nefret doluydu fakat köpeğini seviyordu.
İnsanların içine girmiş var olan bir şey asla yok olmaz. Belki bir gün, belki başka zaman, ama mutlaka kalbinizde belirir. Sevgi asla yok olmaz, veya başka bir duygu buradaki bahsetmeye çalıştığım bölünebilme kanunları. Sizin içinizde sevgi ne kadar ırak kalırsa kalsın o sürekli bölünür. Ne kadar sevgi büyürse de küçülmeyle doğru orantılıdır,büyür. Kısacası, bir insanın içine sevgi girdiyse, ne yoktan var olur ne de istediği kadar sevgiden mahrum kalınırsa kalsın, bölünerek kesmek, yok etmek, imkansızdır. 
Peki, Ey Aristokrat-Rus, her şey bununla mı kaldı? tabi ki de hayır. Size bu Filozofun görüşünü destekleyecek, bir görüş daha belirtmek istiyorum.
Aristo, doğada ki cansız süreçlerde de ''Ereksel Neden'' arıyordu. Örneğin, yağmurun yağışının bitkileri ve hayvanları büyümek için yağmura gereksinimi olduğunu söylerdi. ''Ereksel Neden'' ile kastettiği buydu.
Kısacası Aristotales, bir anda yağmur damlalarına bir görev ya da bir amaç veriyordu. Bunu yazma amacım şu ki;
Anaksagoras, hiçten hiçbir şeyin meydana gelmeyeceğini ve hiçbir şeyin hiçliğe gitmeyeceğini düşünür. Dolayısıyla mutlak anlamda bir oluş ve yok oluş yoktur.
Hiçbir şey hiçlik için değil, her şeyin bir sebebi var, fakat her sebebin var mutlak anlamda varoluş yok varoluş insanlık ilk başladığın beri vardı, fakat onları görmek ve keşfetmek zaman aldı, eğer hala keşfetmeye açsak hala bilmediğimiz için, mutlak anlamda bir yok oluşta söz konusu olamaz, çünkü kaynağını bulan insanoğlu üretecektir, tek bir güne kadar;
Dünya artık sana verecek bir şeyim kalmadı,diyene kadar.
Sağlıcakla Kalın, Teşekkür Ediyorum.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar