Baba, Ne Yapıyorsun Sabahın Köründe Mutfakta!




Kız arkadaşımla buluşacaktım. Kıyafetlerimi bile uyumadan önce hazırlamıştım. Sabah duş alıp tertemiz giyinecektim. Bir haftadır görmüyordum onu ve belki de ilk defa öpüşecektik. Bu defa tüm cesaretimi toplayıp öpecektim onu. Düşünmesi bile ayaklarımı yerden kesiyordu.


Banyoda babam vardı


Sabah erkenden uyandım, sarı bornozumu kapının arkasından alıp banyoya doğru yürüdüm. Kahretsin ki banyonun ışığı yanıyordu. Tüm odalara baktım, kardeşlerim uyuyordu, annemlerin odasına baktığımda babamın banyoda olduğunu anladım. Sinirli bir şekilde odama gittim ve çıkmasını bekledim. Pazar günü ve sabah erkenden çıkacağımı biliyordu oysa ki. 1-2 saat sonra gir be, ne olur?


Kısıtlı param vardı


Neyse ki çıktı babam banyodan ve ben acele ettiğimi anlayabileceği şekilde hiç konuşmadan girdim duşa. Saçlarımı kuruttum, üzerimi giyinmeden mutfağa gittim. Kahvaltıyı evlerimizde yapmak için sözleşmiştik sevgilimle. Fazla paramız yoktu ve tüm günü beraber geçirecektik. Mutfağa gittiğimde babamda oradaydı. Sebebini bilmiyorum ama rahatsızlık duyuyordum orada olmasından. Kendime çay dolduyordum ki;


"Oğlum önce üzerini giyinsene"


"Acelem var baba"


"Ne fark eder, giy üzerini otur sofraya"


"Bir şey damlar falan başka kıyafetim yok giyebileceğim"


"Koskoca adam oldun, dökmezsin, böyle çıplak oturulmaz sofraya"


"Ya Allah aşkına senin ne işin var sabah sabah baba mutfakta, özellikle mi yapıyorsun? Beni huzursuz etmek için mi uyandın?"


dedim ve yemyeşil gözleriyle bana öyle bir baktı ki keşke kızsaydı, bağırsaydı.


Kahvaltı etmeden çıktım evden


Direkt odama gittim ve üzerimi giyindim. Hoşçakal bile demeden evden çıktım. Kız arkadaşımla buluştum ve rüya gibi bir gün geçirdim. Sonrasında babam aklıma düştü. Gereksiz kırdım onu. Daha önce de böyle tartışmalarımız olmuştu babamla. Arkadaş gibiydik. Akşam Beşiktaş'ın maçı vardı zaten. Oturup seyrederdik ve babamı iyi tanıyorum, hiçbir şey olmamış gibi davranırdı.


Kardeşim aradı


"Ağabey hemen eve gel babama bir şey oldu"


"Şakanın sırası değil kardeşim ne oldu?"


"Ağabey vallahi şaka yapmıyorum, koltukta hareketsiz oturuyor, kafası geride ama nefes alıyor"


..................


Eve nasıl gittim hatırlamıyorum


Sokağın başına geldiğimde binalara yansıyan ambulansın ışıklarını görüyordum ama siren sesi yoktu. Ambulansı gördüm, yanımdan geçti ve önde annem oturuyordu. Ellerimi salladım ama ambulans durmadan devam etti ve artık sirenleri çalmaya başladı. Yolun ortasında kaldım öyle, ne yapmalıydım bilmiyordum. Hangi hastaneye gideceklerdi acaba derken yanımda bir araba durdu, üst komşumuz. Bindim arabaya, ambulansı takip ettik ve Şişli Etfal Hastanesine geldik. Hemen acil servise aldılar.


Elinden tuttum babamın


Acil serviste yanına girebildim. Doktor geldi ve el feneriyle gözlerine baktı. Bir kaç işlem daha yaptılar ve tomografi çekmemiz gerekiyor dediler. Babamın ellerinden tuttum ve beraber ilerliyordum sedye ile. Tomografi odasına geldiğimizde ellerimiz ayrıldı birbirinden. Eli sedyeden aşağıya sarktı, benimde ciğerimden parçalar koptu.


Acilen ameliyata aldılar


Tomografi sonucunda babamın beyin kanaması geçirdiği anlaşıldı. Acilen ameliyata aldılar. Kapının önünde beklerken neler olduğuna anlam veremiyordum. Yaşım henüz 19. Babama bir şey olursa kaldıramazdım. Aklıma bile getiremiyordum ki doktor geldi. Anneme;


"Elimizden geleni yaptık ama fazla ümitlenmeyin"


"Nasıl yani?"


"Kanama çok şiddetli olmuş, kurtulma şansı çok az, şu an yoğun bakımda"


Dedi ve gitti doktor. Ben olduğum yerde kaldım. Önce bir iki damla yaş aktı gözlerimden. Dişlerimi sıktım. Parmaklarım avcumun içine geçti. Annemin yüzüne bakamıyordum. Annem de bana bakamıyordu. Ne kadar süre öyle durduğumu hatırlamıyorum. Koridorun ilerisinden bir kalabalık geldiğini hatırlıyorum. İçlerinden ablamı seçebildim. Yanıma geldi ve "Ne oldu?" dedi. Cevap veremedim. Ağlamadım. Hareket etmedim. Konuşmadım. Nefes almadım. Durdum öylece.


Kaybettik


Sabaha çıkmadı canım babam. Algılayamıyordum. Cenaze işlemlerini halletmemiz gerekiyordu. Eniştemler mezarlıklar müdürlüğüne gitti. Bende hastane çıkış işlemlerini yaptırmak için babamın kimliğiyle hastanenin bir ofisine gittim.


"Babam vefat etti"


"Kimliğini alayım"


"Buyrun"


"Bu belgeleri morga vereceksiniz. Sonra cenazenizi alabilirsiniz"


"Teşekkür ederim"


"Rica ederim başınız sağolsun"


"Tamam babamın kimliğini alayım"


"Kimliği alamazsınız, o bizde artık"


"Nasıl yani?"


"Babanız vefat etti, kimlik işlemler için bizde kalıyor"


"Bana babamın kimliğini ver hemen"


"Veremeyiz çocuğum, kimsen yok mu burada, iyi görünmüyorsun"


İşte o an gök karardı, dünya yıkıldı. Ben ne kadar ağladığımı bilmiyorum. Dağıldım ve halen toparlanamadım.



Yarın yanındayım babacım. Her babalar gününde olduğu gibi, iki demet çiçek, bir ömür vicdan azabı ve bir Fatiha ile...

Baba, Ne Yapıyorsun Sabahın Köründe Mutfakta!
Cevapla