Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi

Merhabalar ,


Bugün ki bence aslında biraz değişik olucak belki bir ön yargıyla yaklaşabilirsiniz ama bir umutla bu benceyi yazacağım.


Yasaktan önceki zamanlar


Evimiz Nusaybin çıkışına yakındı. İnsanları hep balkondan izlerdim her yer hendek her yer bomba ve farkında olmadan caddelerde sokaklarda belli belirsiz insanlar bazen birileri bavullarıyla çıkıyor bazen evlerini taşıyorlar. Günler böyle geçerdi bir de her an herkesin başına bir şey gelebilmesi normal bir şey haline dönmüştü. Günler böyle geçti bir cuma sabahı son cuma sabahı.. Hazırlandım sabah 6da her zamanki gibi uykumdan olduğum için sırf okul bitsin diye yasak gelmesini istiyordum. Zaten herkes yasak olacağının farkındaydı. Uyandım okul için hazırlandım zaten elbiselerimiz hazırdı bavullarda son 1 aydır her an yasak ilan edilebilirdi ve gidebilirdik; hazırlıklı olmalıydık. Ben evden çıktım kardeşimin okulu bomba tehlikesi olur diye lisesleri birleştirdiler onunla beraber hazırlandık ve okula gittik okulda herkes ağlıyor birbirine sarılıyor her yer karmaşa.

Memleketi yasakta olan bir genç kızın hikayesi ..


Zaten 2 lise birleşince siz bilirsiniz son saat geldi sevdiğimde benim lisemdeydi ve o kadar arkadaşımda ben onlara ağlayarak son kez sarıldım. Sevdiğim insana sarılamadım tabi o zaman onla konuşmuyorduk.



Okuldan dönerken hiç unutmam küçük bir çocuk elinde tavuğuyla otogarda ailesiyle otobüsü bekliyordu Akşam biz de toparlandık koca bir şehir toparlanıyordu gidiyordu artık ağlayarak silah sesleri eşliğinde uyudum O gece.



Sabah uyandım okulumun bahçesinde tanklar dolmuş artık zamanı gelmişti ve gittik . Ben gitmeden sevdiğime mesaj attım onunla vedalaştım onunda benimde canımız o kadar yandı ki düşünsenize belirsiz sonunuzun ne olacağını bilmeden memleketinizden sevdiklerinizden ayrıldığınızı... Gittik cumartesi saat 2 gibi memleketimden ağlayarak gittim. Pazar günü yasak ilan edildi.


İstanbul'a geldim


Değişik bir duyguydu anlatamam zordu gerçekten zor hani sorun çocukluktan beri doğup büyüdüğü bir şehri evlendiği vb sebeplerden terk eden bir yakınınıza o size bu duyguyu az da olsa anlatabilir. İnsanın gücüne giden ne oluyor biliyor musunuz? Sebebi.



Sebep neydi neyi paylaşamadık ne için zorunda mıydım ben evimde olmak istiyordum, okulumda olmak istiyordum, sokaklarımda olmak istiyordum ama izin vermediler.



Hiç yere yok oldu benim memleketim iki tarafı da bu konuda haklı bulmuyorum ne derseniz deyin ikisi de haksızlık yaptığı taraflar var. Haberlerde olduğu gibi değil birebir yaşamak çok daha zor . Ben uçaktan inince sevdiğim insan gururunu kırıp bir sürü mesaj atmıştı ınıp o mesajları görünce şimdiden canım acıdığını fark ettim büyük bir şeydi. Son olarak seni çok özleyeceğim demişti hiç bir cümlesi bu kadar acıtmamıştı hele arkadaşlarım akrabalarım her telefonda koşuyordum her biri ayrı şehirlerde.


Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi

Fark etme dönemi


Buradaki kuzenlerime bakıyordum imrenerek okula gidişlerini izliyordum nasıl olabilir ben kendi okuluma bitsin nefret ediyorum bu okuldan diyerek gidiyordum ya nasıl özleyebilirdim ?


Özleniyor okul bile özleniyor be son bir defa daha o okula gitmek için nelerimi vermezdim ben...


Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi

Küçükken hayallerimi süsleyen o güzel İstanbul artık beni boğuyor, nefret ettiğim bir şehre dönüşüyor.Etrafta akrabam, arkadaşım yok teyzelerim dayılarım yok bir amcam ve ailesi var onlar hiçbir zaman beraber büyüğüm insanlar kadar olamıyor canım acıyordu dostlarımı özlüyordum işin kötüsü ne zamana kadar? Hani bir ay deseler iki ay deseler üç ay deseler 1 sene bile deseler yine iyi ama üçü açık olan bu soru çok zordu.


Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi

Haberlerden bir ümit beklerken daha fazla yıkılıyorduk


Haberlere daha önce hiç çıkmamıştı benim memleketim güzel bir şeyle çıkmadı da canımı acıtıyordu artık Nusaybin'de bugünde böyle oldu bu kadar şehit verildi bu kadar ev yıkıldı vb. şeyler. Benim halkım o kadar zengin güçlü bir halk değildi ki o ev yıkılsa yenisi olur diyemezlerdi. O ev için ne kadar uğraş verenler var bu kadar basit miydi? Zaten maddi manevi zarardı onca ev yıkılırken bide üstüne insan canı da gidiyordu hangi taraf olduğu fark etmez bir kadının gözü gibi büyütüp beslediği canlardı yazık değil miydi değer miydi ? Bakın küçükken bu caddelerde gezerek büyüdüm şimdi bu haldeler.


Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi

Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi
Bu resimleri görünce canım öyle bir yandı ki bir gözyaşı o kadar insanın canın acıtarak iner miydi ya gözyaşı bile sebebine acımalıydı benim şehrim yıkılıyordu gün geçtikçe...


Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi

Aşk acısı da çektim ama aşk acısı neymiş ki ?


Şimdi günler geçiyor öyle böyle 65 gün geçti dostlarımı çok özlüyorum ağladığımda onlar bana sarılırdı şimdi bir telefon olmasa yok olacaklar ulaşamayacağım.Ben her sabah okula gelir sınıfa kitaplarımı koyar koşarak arkadaşıma sarılırdım şimdi kilometreler var.

Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi
"Değer " büyük bir kelime değişiyor yalnız kalınca o boşlukları fark ediliyor sevdiğim insanı özledim ben, dostlarımı, akrabalarımı, koşturduğum sokakları, okulumu...


Değer bilin arkadaşlar önceden önemsemediğiniz bir şeyi kaybedince sadece anlamayın okula sıkılarak gitmeyin. Mesela tatildeki halinizde ne çok özlüyorsunuz di mi? Bu iki katı kadar can yakıcı evinizin değerini bilin mesela, şükür edin benim evim var diye! Şu an evsiz o kadar insan var ki.

Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi


Değer bilin mesela, dostlarınıza istediğiniz zaman sarılabiliyorsanız şükür edip daha sıkıca sarılın benim yerime de. Çok sarılın olur mu çok değer bilin olur mu sevin aşk tek derdiniz olsun. Aileniz sağ mı koşun onlara da sarılın bir gün gerçekten sarılmak isteyince ve sarılamayınca acı verici oluyor.

Memleketi Yasakta Olan Bir Genç Kızın Hikayesi
Cevapla