Sabah uyandığımda bir gariplik hissediyordum. İçimde tanımlaması çok güç bir kaygı vardı. Yataktan çıkmak istemiyordum. Yastık yüzümün üzerinde, bir bacağım yorgandan dışarı çıkmış, ellerim iki yana açık, avuç içlerim tavana bakıyordu. Burnuma biber kızartması kokusu geliyordu. Muhtemelen annem en sevdiğim sosu yapıyordu. Pazar kahvaltılarımızın vazgeçilmezi olan bu sosun kokusu bile beni cezbetmiyordu.
Annemin sesiyle irkildim
Kapımı ilk defa çalmadan odama giren annem "kalk hadi, kahvaltını yatağına getireceğimi sanıyorsan yanılıyorsun" dedi. Kafam allak bullaktı ve annemle tartışmak istemiyordum. Yorganı üzerimden attığım gibi yataktan kalktım ve direkt duşa girdim. Duşta hareketsiz bir şekilde 30 dakika durdum. Ne sabun kullandım ne de şampuan. Havluyu belime sardım ve kahvaltı masasına oturdum. Annem yine o şekilde oturamayacağımı söyledi ve "kalk üzerini giyin, gel" dedi.
Masayı ters çevirdim
"Hayır, böyle yiyeceğim, çayımı verir misin? Bir pazarım var, onu da zehir etme anne" dedim. "Hizmetçin yok senin, kendi çayını kendin al" dedi ve çay bardağını sertçe masaya vurdu. Bende sinirle yerimden fırladım ve masayı ters çevirdim. Hırsım geçmedi ve çaydanlığı yerden alıp duvardaki aynaya fırlattım. Annem şoke oldu ve hiç sesini çıkarmadı. Seslere uyanan erkek kardeşim ne yapacağını bilmez bir şekilde bana bakıyordu. Bir süre birbirimizi tarttık. Hayatımızda kavga etmemiştik ama en küçük hamlede büyük bir kavga edeceğimiz belliydi. Sonra ben odama geçtim ve kapıyı kıracak şekilde sert kapattım. Üzerimdeki havluyu attım ve çıplak bir şekilde balkona çıktım.
Annem ve kardeşim tatile gittiler
Biraz evden ayrı durmanın onlara iyi geleceğini söyledi kardeşim. Bir hafta kadar Antalya'ya anneannemin yazlığına gitmeye karar verdiler. Gitmeyin demedim hiç. Biraz yalnız kalmak bana da iyi gelecekti. Çok aceleleri varmış gibi hemen hazırlanıp, kaçar gibi gittiler.
Gece dışarı çıktım ve çok güzel bir kadınla tanıştım
Cafe&Pub tarzı bir mekana gittim. 3 Tekila shot ve 50'lik efes ekstra sipariş ettim. Tekilaları ardı ardına sıraladıktan sonra, birayı çok hızlı içtim ve can sıkıntımı unuttum. Biraz keyifliydim ki karşı masadan bana bakan kadın keyfimi ikiye katladı. Gözlerimle karşımdaki sandalyeyi işaret ettim ve hiç tepki vermeden gelip oturdu masama. Saatlerce içtik ve benim aklıma evde kimse olmadığı geldi. Hemen kadınla beraber evin yolunu tuttuk. Sevişmeyeli aylar olmuştu. Heyecandan delirecek gibi olmuştum.
Eve geldik ama ışıklar açıktı
Işıkları kapattığımdan emindim. Ama bizim sokağa girdiğimizde, evin ışıklarının açık olduğunu gördüm. Annemler tatildeydi. Gelebilecek başka kimse de yoktu zaten. Hemen eve gittim ve kapının kilitlerini kontrol ederken kardeşim kapıyı açtı. Annem de salondaki koltukta oturuyordu. "Neden döndünüz?" dedim cevap vermediler. Anneme tekrar seslendim. "Anne neden döndünüz bir sorun mu var?" dedim. Donuk donuk gözlerimin içine bakarak oturduğu koltuktan kalktı ve "misafirini bekletme, onu içeri al" diyerek odasını geçip, kapısını kapattı. Kardeşimde odasına gitti ve kapısını kapattı.
Kadın garip davranıyordu
Bugün herkes garip davranıyordu. Belki de gariplik bendeydi bilemiyorum. Çünkü hayatımda ilk defa annem ve kardeşimle böylesine bir kavga etmiştim ve ilk defa onlar evdeyken kim olduğu belli olmayan bir kadını eve getirmiştim. Kadın içeri girer girmez buz dolabını açtı ve "bira yok mu?" diye sordu. Bende "dolaba bakıyorsun zaten, varsa vardır yoksa sipariş ederiz" dedim. Kadın "sen sipariş ver o zaman ben duştayım" dedi ve duş almaya gitti. Bende odama geçip, etrafı toparladım. Kadın banyodaki benim bornozumla odama girdi. Çok rahat tavırlarla bornozu çıkardı, kapının arkasına astı ve bana dönüp, "hadi sende duş al ve gel" dedi. Ben tekel bayiini arayıp biraları sipariş ettim ve duşa girdim.
Kusursuz vücudu vardı
Duştan çıktım ve odaya girdim. Kadında geziniyordu. Çerçevelerdeki fotoğraflarıma bakıyor, bana ait bir şeyler arıyordu. Ben işe onu seyrediyordum. Pürüzsüz bir cilde ve dehşet kıvrımlara sahipti. Bacakları sütun gibi göğüsleri portakal büyüklüğünde ama gayet formunda duruyordu. Beli incecik, bel gamzelerinin üzerinde hafif sarı tüyler vardı. Bu onu çok çekici kılıyordu. Benim elimden tutup yatağa yatırdı. Kalp atışlarımın hızlandığını duymuş olacak ki "sakin ol" dedi ve üzerime oturup, bana doğru yaklaşmaya başladı. Saçlarını yüzümün üzerinde gezdiriyordu. Bende belinden tutup kendime çektim ve öpüşmeye başladık. Öpüşürken rahatsız etmeyen ama hoşta olmayan bir koku geliyordu. İçtiğimiz içkilerden kaynaklı olduğunu düşündüm ve öpüşmeye devam ettim. Onun da nefes alış verişleri hızlanmıştı. Belinden iyice kavradım ve elimle bir yara izi hissettim sırtında. Elimi oradan daha yukarılara doğru kaydırdım ve sanki bir yanık izi vardı sırtında. Komple yanmış gibiydi. Halbuki Az önce onu çıplak gördüğümde pürüzsüz bir vücudu vardı. Öpüşmeyi bıraktım. Kalkıp ışıkları açtım. Kadına da "kalk ayağa" dedim. "Neler oluyor?" dedi. Bende ayağa kalkmasını bu defa daha sert söyledim. Kalktı ve hiçbir şey yoktu sırtında. Bu sırada giyinmeye başladı. Nedense hiç içimden "kal" demek gelmedi. Gitti ve bende salona geçip televizyonu açtım.
Annem ve kardeşim salona geldi
Annem elinde örgüsüyle salona geldi. Kardeşimde de bir telefon vardı. Anneme "Bana kazak mı örüyorsun?" dedim. Sadece gözlerime baktı ve "hayır" dediğini anladım. Kardeşime "o nasıl bir telefon öyle?" dedim. O da aynı annem gibi baktı. Kadınla olan münasebetimden haz etmediklerini düşündüm. Sabahki kavganın etkisi de vardı tabii. Saat iyice geç olmuştu. "Neyse ben uyuyorum, iyi geceler" dedim ve odama gittim. Yatağıma uzandım.
Sabaha kadar uyumadım
Bir bira aldım ve müzik dinlemeye başladım. Kapımın aralığından içeri ışık giriyordu. Kapımı kapatmak için kalktığımda annemle kardeşimin hala uyumadığını gördüm. Bu defa yan yana oturmuşlar ve kardeşimin telefonunda bir şeylere bakıyorlardı. Merak ettim ama sormadım neye baktıklarını. Sabah sorarım dedim kendi kendime ve yatağıma döndüm. Tam uyuyacakken kadından mesaj geldi. "Dışarda kaldım, Bahçeşehir'deyim gel beni al" bende "ben gelemem, bin bir taksiye ve geri gel" dedim. Hiç itiraz etmedi ve "gelince ararım" dedi. O geldiğinde ben aşağıya indim ve aynı taksiyle yola devam ettik. Annem ve kardeşim hala uyumadıkları için otele gitmeye karar verdim. Otele gittik ve çok güzel vakit geçirdik.
Kardeşim aradı telefonumu elimden düşürdüm
Ertesi öğlen kardeşim aradı. "Ağabey, ilk uçakla Antalya'ya gel, annemi hastaneye kaldırdık, fenalaştı" dedi. Bende "saçmalama kardeşim" şakanın sırası değil dedim. "Ağabey vallahi şaka yapmıyorum. Annem hastanede" dedi ve ağlamaya başladı. "Tamam tamam geliyorum" dedim ve telefonu elimden düşürdüm. Annem ve kardeşim Antalya'da ise, dün bizim evdekiler kimdi?
Devam edecek...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar