Aslında Sizce Nasıl Olmalı? Rüya mı?

İnsanlar; bir telaş içerisinde ve herkesin yüzünde şiddetli bir korku ifadesi var. Uzay mekiği destekli büyük bir yolcu uçağı atmosferi geçmeye ve yeryüzünün çekim etkisinden kurtulmaya çalışıyordu.



Gözü yaşlı insanlar, dualar ile birlikte sevinç gözyaşları içinde birbirine sarılan çeşitli ülkelerden insanlar vardı.



Nöbetteyim ve yatağında bir hastanın damar yolunu açmaya çalışıyorum. Hastanın gözleri kapalı ve tampon var. Yanındaki teyze ise hastanın diğer elinden tutmuş yüzü duvara dönük bir şekilde oturuyor. Ben tam iğneyi batırdım teyze - Ayy! diye hafif bir çığlık attı. İğneyi ilerlettim ve sabitleyerek bantı yapıştırırken, - Korkma teyzem, Amcam Şu an hiç bir şey hissetmiyor- Ben hissediyorum ama dedi teyze. Güldüm geçtim yerime oturdum. Arkadaşıma o teyze hastanın neyi dedim, eşi dedi. Gülerek hani ikizlerde olurmuş ya birinin canı yanınca diğeri ağlar falan hastanın damarına tam iğneyi batırdım teyzenin yüzü dönük olduğu halde ayy dedi dedim. Ne güzel bunların gönül bağı epey ilerlemiş dedim güldüm.


Yeşil çam kokularının hakim olduğu parlak beyaz zeminde ilerleyen eski model Volkswagen minibüs tipi bir araç yaklaştı ve fıskiyeli geniş havuzun önünde durarak beyaz önlüklü bir grup insanı içinden indirdiler ve araç tekrar hareket edip geldiği yöne doğru ilerledi ve gitti. Bu dört kişi (iki erkek, iki kadın) birbirlerinin kollarına girmiş bırakıldıkları noktada amaçsızca beklemekteler. Demir parmaklı pencerenin ardında meraklı bir çift göz bu gruba bakmaktaydı.


-Bunların derdi neymiş..


- Efendim kayıtlarda tesadüf eseri bir araya geldikleri yazılmış.


- Nasıl yani daha önce birbirlerini görmemişler mi?


- Hayır efendim.


- Şu an ki durumları nedir?


- Şu en sağdaki bayan görme yetisini 1 yıl önce kaybetmiş, yanındaki bey 3 ay önce yüz felci geçirmiş sadece fakat zihinsel aktivite neredeyse yok derecede, onun yanındaki bayan doğuştan işitme engelli, onun yanındaki bey ise çocukluğundan beri konuşmuyormuş.


-Aynı aileden 4 farklı kusur Allah yakınlarına sabır versin..


-Hayır efendim bir birleriyle en ufak bir kan bağı bile yok, daha önce bahsettiğim gibi kayıtlarda tesadüf eseri bir araya gelmişler, yazılana göre özel bir hastanenin bekleme salonunda koltuk grubunda oturmalarıyla başlamış ve o günden beri hep kolkola ve hiç ayrılmamışlar.. Ayırmaya kalkılınca ortayı birbirine katmışlar ve sonunda yakınları pes edip bir araya getirince kuzu gibi sessiz olmuşlar..


Dışarıda nefis bir hava, kuş cıvıltılarının altında bu dörtlü grup sakince bırakıldıkları noktada beklemektedirler, sert bir rüzgar yerinden gevşemiş olan yuvayı serbest bırakır. Kadın elini kaldırır ve yuvanın havuza düşmesini engeller. En soldaki adam aniden elini yuvaya atıp içindeki tek yumurtayı bir hamlede ağzına atıp yutar..




Gecenin ortasında çığlıklar ve koşuşturmalar


Televizyonda haber kanalında önüne geçilemeyen büyük bir salgından bahsediliyor..?!


Hastanenin bahçesinde bir karmaşa var herkes çok korkmuş ve ordan oraya koşuyorlar, Ortada amaçsızca duran hareketsiz bir halde sırıtan bir adamın hemen yanından 30 lu yaşlarda çok korktuğu her halinden belli bir adam arada bir geriye bakarak hızla koşuyor, tam döndüğü anda bir el hızla suratına çarparak kafasını boynundan koparıyor ve beden olduğu yere yıkılıyor..


Yere çökmüş elleri toprağı avuçlayan bir kadın gözleri bağlı, ama yerdeki titreşimleri görebiliyor bir birine çarpanlar koşup düşenler zifir karanlıkta spot ışığı gibi birer birer yanıp sönüyor dünya?!


Koridorda bir kadın sakince yürüyor tüm o tantana bağırışmalar o kadar uzak ki hatırlamıyor bile.. Elinde balta ile koşarak gelen biri var.. Elini duvara yaslıyor ve donuk gözlerle bakıyor sadece ne kadar uzağa kimbilir.. Duvarlar yerinden ayrılıp presliyor koşan adamı ve birşey olmamış gibi yine eski halindeler tek farkla kanla kaplı bir peyzaj çalışması gibi şurada sevimli kan lekeleri..


Televizyonda hastalığın seyri hakkında bilgi yayınlanıyor


-Fiziksel temas ile dünyanın neresinde olursa olsun birbirleriyle iletişim içinde olabilen bu hastaların artık durdurulamaz bir halde ve bu hastalığın koloni halinde tüm dünyaya yayıldığını tahmin ediyoruz..


-İnsanlar vahşice katlediliyor, tüm dünya korku içerisinde..


-Şehrin ortasında bir çocuk boş gözlerle gök yüzüne bakıyor..


Birbirinin ardından kalkan yüzlerce mekik atmosferde bir havai fişek misali yol alıyor. Tüm o sevinç gözyaşları yerini yeniden bir korkuya bırakıyor yoğun bir göktaşı yağmuru ve ardı ardına gelen patlamalarla uzayın karanlığında atmosferde infilak ediyorlar. Sessiz ve karanlık uzayda masmavi dünya öylece duruyor masum bir çocuk gözü gibi!?


Aslında Sizce Nasıl Olmalı.. ;) Rüya mı?


Yeni nesil bir Nasıl Olmuş? ile karşınızdayım.. ;)

Aslında Sizce Nasıl Olmalı? Rüya mı?
Cevapla