Asla Asla Deme!

Herkese merhaba ks halkı bugün sizlere ilk bencemi paylaşıyorum keyifli okumalar. :)


Asla asla deme!


Hayatımızın belli dönemlerinde kendimizi çaresiz, yorgun, bitkin, bunalmış ve bıkkın hissederiz. Hatta öyle ki bazen en dipte olduğumuzu kanıksar ve elimizden bir şey gelmeyeceğini düşünürüz. İşte o zaman şu cümlelerimiz başlar:


Asla ..... yapmayacağım
Asla Asla Deme!


İnsanın bünyesi ile acılarının doğru orantılı olduğunu düşünürüm hep. O yüzden hissettiğimiz o acılar bizi her zaman parçalar, yıkar belki de yok eder. Kendimizi yaşayamayacak kadar çok acı dolu hissettiğimiz vakitlerde intihar etmeyi düşünmedik mi? Bu dünyadan gitsem de kurtulsam diye hangi birimizin aklına gelmedi? Ama, yanıldık.


Acılarımızı kucaklayarak daha güçlü olmayı öğrenmek yerine, kolay olanı seçtik. Acılarımızın bize sunulan bir nimet olduğunu bilemedik. Daha güzel ve daha mutlu günlere sahip olmamızın yolu acı çekmekti belki de... Kabullenmedik.


Asla Asla Deme!


Biz acının bizi yenmesine müsaade ettik. Çünkü daha kolaydı böylesi, mazeretim vardı benim. Başkalarının yapabileceği şeyi ben yapamazdım, başkalarının olabileceği şeyleri ben olamazdım. Çünkü ben kaybetmiştim ve bir daha asla kazanamazdım.


İşte o zaman asla ile başlayan cümlelerin ardı arkası kesilmez. Asla bunu yapamam. Asla onun gibi olamam. Ve bunun gibi devam eden sonsuz bir sürü içerisinde devam eden cümleler. Asla...


Fakat şunu unuttuk:



Sırf bir insan tökezleyip düştü diye onun ayağa kalkıp yürüyemeyecek olması anlamına mı gelir?



Șimdi sırf bir kez kaybettin diye umutlarından vazgeçme ve ayağa kalk. Ayağa kalk ve savaş ki güzel şeyleri görebilesin. Kendine inan. Son olarak şunu da unutma:


ASLA ASLA DEME!


Not: Arkadaşlar bunu bana özel birine ithafen yazdım. Belki okuduklarınız bu yüzden saçma gelebilir. Bilemiyorum, umarım beğenirsiniz, umarım beğenirsin.


Sevgilerle...

Asla Asla Deme!
Cevapla