Merhaba arkadaşlar.
Bugün hepimizin bildiği gibi "Cumhuriyetin" ilan olunduğu tarihin yıl dönümüdür. Yavaş yavaş anlam ve önemini kaybeden bu ve bunun gibi günlerin unutulmaması ve farkındalık sağlanması umuduyla yazıyorum.
29 Ekim 1923 ve Öncesi Genel Durum

Bildiğiniz üzere Cumhuriyet öncesinde bulunduğumuz topraklar Osmanlı Devleti himayesindeydi.
Kısaca tarihine bakacak olursak bir "Uç beyliği" olan Osmanlı kısa sürede güçlenerek önce Balkanlar'da sonra Anadolu'da daha sonra Orta Doğu'da ve en son tüm Dünyada saygı uyandıran bir devlet konumuna yükselmeyi başarmış, kadim bir devlet idi. Ancak bu başarılarında bir sonu vardı elbet ve 300 sene süren yükseliş bitmiş artık duraklama, gerileme ve parçalanma devrine girilmiş bulunuluyordu.
Bu süreçte bir sürü acı olay ve felaketler yaşandı. Hiç şüphesiz ki bunların en büyüğü; "1. Dünya Savaşıydı!" Artık bıçak Türkün kalbine yani Anadolu'ya dayanmış hatta saplanmış bulunmaktaydı. Mehmetçik 7 ayrı cephede toprağı kanı ile sulamakta ancak yeterli olamamaktaydı.
Ağzını sonuna kadar açmış, dişlerinde mazlum milletlerin kanı bulunan emperyal güçler ise son bir darbeyle Avrupa'dan hatta Anadolu'dan Türkü atmak için emsali görülmemiş bir istekle saldırmaktaydı. Buna karşın yüreği vatan ve millet aşkı ile dolu olan Türk milleti ise; "Türkü yenmenin bu kadar olmayacağını haykırıyordu!"
Çok geçmeden İngiliz Kraliyet Donanması ve Ordusu tarihinde ki en büyük yenilgiyi, ölmek üzere olan hasta adamdan yani "Koca Türkten" almış (Çanakkale Savaşı) bulunmaktaydı ki bu savaşın bir kaç yıl daha uzaması anlamına geliyordu. Turgut Özakman'ın da dediği gibi;
Kurtuluşun ilk sinyaliydi...
Ayrıca Çanakkale Savaşında milli bir kahraman doğuyordu; Mustafa Kemal Paşa! İsmini çok yakında bütün Dünya duyacaktı.

Çanakkale savaşı kısa süreli bir başarı sağlanmış olsada milli benlik ve sevgisinden yoksun saltanat ve yönetimi, koltuk ve makamlarını milletin onurundan ve haysiyetinden daha önemli bularak 30 Ekim 1918'de "Mondros Mütarekesini" imzaladı.

NOT: Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu başarı olarak görmeyenler genellikle bir sürü toprak kaybettiğimizi söyleyip dururlar ancak o çok sevdikleri Osmanlının imzaladığı Mondros Anlaşmasının bize tanıdığı sınırları bilmezler.
Bu antlaşma Türk milletinin esareti anlamına gelmekteydi. Kısa süre sonra; Tershaneler kapatılmış, ordu dağıtılmış, silahlar toplanmış, iletişim ve ulaşım tamamen Emperyal güçlerin eline geçmiş, çeteler ayaklanmış, Yunan ordusu Batı Trakya ve Ege olmak üzere işgallere başlamak için izin almıştı. Tabi bu arada Türk milleti de boş durmuyor yerel kurutuluş çareleri arıyordu ki bunların içerisinde gece gündüz çalışan Mustafa Kemal de bulunmaktaydı.
Kurtuluş ve Sonrası

Tarih: 19 Mayıs 1919
Mustafa Kemal, bölgede ki TÜRK isyanlarını bastırmak ve ellerinde bulunan silahları toplamak amacıyla olağanüstü yetkiler ile donatılarak, Padişah tarafından müfettiş olarak atanmış ve Samsun'a çıkmış bulunmaktaydı. Asıl hedefi ise çok başkaydı... Kısa sürede yurdun hemen her bölgesine ulaşmış, kongreler düzenlenmiş ve kurtuluşun ilk ayağı tamamlanmış, Ankara'ya geçilmiş ve merkez haline getirilmişti. Bu durumu şöyle anlatır Lord Knross;
Mustafa Kemal Anadolu'ya çıkmadan önce yurdun hemen her bölgesinde (bağımsızlık için) yanan bir çoban ateşi vardı. Mustafa Kemal ile birlikte bu ateş toplandı, büyüdü ve bütün bir milletin taşıdığı, bağımsızlık meşalesine döndü."
Bu sıralarda Ege bölgesini işgal eden Yunan Kuvvetleri dışında Mustafa Kemal ve arkadaşlarını hainlikle suçlayan ve idam kararını propaganda olarak yayan bir Saltanat Makamı olduğunu görmekteyiz. Sadece idam kararı ile kalmaz, sahte posterler dağılıtılarak Yunan ordusu ile koordineli bir şekilde Mustafa Kemal'e olan saygıyı ve etkiyi kırmak için çalıştıklarını görebiliriz

Daha sonra, Kuvay-ı Milliye yani düzensiz birlikler orduya çevrilmiş ve kısa sürede Yunan orudusu durdurulmuş akabinde ise yok edilmiştir. (Yenilen sadece Yunan ordusu değil bütün emperyal güçlerdir. Mudanya Antlaşmasına yenilen taraf olmasına rağmen Yunan delegesinin gitmemiş olması oldukça manidardır) Ayrıca Doğu'da; Ermenistan işgal edilmiş, Güneydoğu Anadolu'dan; Fransızlar atılmış, Akdenizden; İtalyanların geri çekilmesi ve müttefik devletlerin arasının açılması sağlanmıştır. Tabi yenilen sadece müttefik kuvvetler değildir. Kokuşmuş ve çürümüş olan saltanat makamıda tarihin tozlu sayfalarına imzaladığı MONDROS ve SEVR antlaşmaları ile gömülmüştür.

Lozan Antlaşması ve Cumhuriyet

Sırada askeri kazanımları siyasi ve diplomatik alanda taçlandırmak vardı. Bunun için ise milli mücadelede bir çok hizmeti geçmiş İsmet Paşa seçildi ve Lozan'a gönderildi. Çok çetin geçen tartışmalar ve yarıda kesilmeler ile birlikte Bağımsızlıktan asla taviz verilmeyerek gerçek ve kalıcı bir antlaşma imzalandı. (Musul ve Boğazlar sorunu ileri bir tarihe aktarıldı) Bu yeni Türkiye'nin de habercisi ve 1921 Anayasasında fiilen adı konulmuş olan Cumhuriyetinde ayak sesleriydi.
MADDE1: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yönetim şekli, halkın mukadderatını bizzat ve fiili olarak yönetmesi ilkesine dayanır.
Çok geçmeden BMM'nin içinde bulunduğu bunalımı elde ki yönetim ile çözememesi üzerine 28 Ekim 1923 Tarihinde Mustafa Kemal'in evinde toplanıldı ve çözüm çareleri düşünülmeye, konuşulmaya başlandı. Bu sırada Mustafa Kemal döndü ve dedi ki;
Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz arkadaşlar!
Nitekim 29 Ekim 1923 günü saat 20:30'da "Cumhuriyet" ilan edilmiş oldu. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte bölgede denge unsuru haline gelen Türkiye bütün mazlum ve ezilen ülkelere de umut ışığı olmuştur. Ayrıca kısa sürede bir çok başarıya da imza atılmıştır.

Cumhuriyetimizin 92. yılı kutlu olsun! Bu haklı gururu yaşamanın sevinciyle, Ne mutlu Türküm diyene!
Umarım sıkılmamışsınızdır. Derin ve uzun bir konu. Ne şartlarda kazandıgımıza değinmek istediğim için ancak bu kadar kısaltabildim. Tarihi konularda hatalarım varsada affola. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar