Tarihte Kadın - Erkek Eşitsizliğinin Kökenleri

Merhaba arkadaşlar.


Bu yazımda cinsiyet eşitsizliğinin kökenine değinmek istiyorum. Keyifli okumalar.


İnsanlığın ilk döneminde kadın, erkek eşitsizliği var mıydı?


Tarihte Kadın ve Erkek?


Öncelikle, bilinen ilk insanımsıların bundan milyonlarca yıl önce (Güney Afrika'da) ortaya çıktığını bilmenizde yarar var.


NOT: İnsanımsı dememizin sebebi ise günümüz (Homo Sapiens, Sapiens) insanlarından fiziksel ve zihinsel olarak ayrılmalarıdır.


Bu dönem sosyo-ekonomik ve toplumsal ilişkiler yok denecek kadar düşük seviyededir. İnsanlar geçimlerini avcılık ve toplayıcılık ile sağlamaktadır. Avcılık ve toplayıcılık ile uğraşan insanlar arasında ki bağ; birlikte çalışmanın da getirdiği gereklilik ile birlikte daha fazla zaman geçirmelerine sebep olmuş ve herhangi bir cinsiyetçi ayrıma gerek görülmemiştir. Yine bu dönemlerde erkek genellikle avcı olduğu için ve uzun süren avlara çıkması bir zorunluluk olduğu için o yokken evin reisliğini alan bir kadın figürü görmekteyiz. Bu dönemde Anaerkil bir yaşam tarzı olduğunuda görebiliriz.


Ekonomik mal biriktirme gibi bir durumda söz konusu olmadığı/olamadığı için insanlar arasında ciddi bir çıkar çatışması doğal olarak yoktur. Küçük seviyede bir iş bölümü ile insanlar hayatlarını devam ettirmekteydi.


Dünyanın hemen her döneminde insanların yaşam şeklini etkilemiş ve etkileyecek olan din ise daha çok "Tabiat Ana" ve "Totem" adını verdiğimiz canlılara spiritüel bir güç verme ritüeli şeklindeydi. Kısaca cinsiyetler arasında doğal şartların getirdiği bir ayrım dışında hemen hiç bir ayrım yoktu desek yanlış olmaz.


Peki bu durum ne zaman değişti?


Tarihte Kadın - Erkek Eşitsizliğinin Kökenleri


Çağlar boyu insanı diğer canlılardan ayıran çoklu düşünebilme yeteneği sayesinde insan; bir çok buluşa imza atmayı başarmış bir canlıdır. Bu buluşlar ve icatlar zamanla bir çok şeyi etkileyecek bir çeşit zincirleme reaksiyona dönüşmüştür. Hepsine değinmeyeceğim ancak burada çok önemli iki buluş vardır. Bunlar;


1- Ateş


Ateş ile insanlar yiyeceklerini pişirmeyi öğrenerek alınan proteini daha zengin bir hale getirmeyi başardı. Buda beynin ve diğer sistemlerin gelişmesine ivme kazandırdı. Ayrıca barınma, alet yapma, yiyecekleri saklama gibi bir çok başka buluşuda beraberinde getiren ateş; insanlığın gelişiminde kuşkusuz çok önemlidir.


Tarihte Kadın - Erkek Eşitsizliğinin Kökenleri


2- Tarım


Geldik en önemli buluşa. İnsanlar Mezapotamya'da (bilinen) ilk kez bilinçli olarak tarım yapmayı başardı. Bu yeni buluşu yapan o ilk öncüler dünyayı bu ölçüde değiştireceklerini biliyorlar mıydı acaba ? Pek sanmıyorum ancak bu andan itibaren insanlık tamamen değişme evresine girmiş bulunuyordu. Yıllar içerisinde hemen hemen tüm dünyaya yayılan tarım insanların refahını arttırırken Ataerkil bir toplumunda temellerini atmış bulunuyordu. Çünkü tarım topraklarını işleyecek iş gücüne, yani erkeğe olan ihtiyaç arttı bu durum aynı zamanda ticari mal biriktirmeyi de beraberinde getirdiği için hem ticareti hemde bunları koruyan siyasi ve feodel güçleri ortaya çıkardı. Tüm bu yaşanan gelişmeler içerisinde ise kadın eve hapsolmaya ve yeni sistemin getirdiği "çocuk temelli" bir yaşam tarzına itildi.


Tarihte Kadın - Erkek Eşitsizliğinin Kökenleri


Son Söz


Tarım sonrası; 17. Yüzyılda başlayan ve durmaksızın devam eden Sanayi Devrimi ve akabinde gelen yeni gelişmeler ile kadınların bilinçlendiği, sosyo-ekonomik hayata katıldığı yeni ve başka bir dönem görmekteyiz. Şartların zamanla daha iyi hale gediğini söyleyebilsekte bugün demorasinin beşiği sayılan A.B.D'de yapılan bir araştırmaya göre; Özel sektörde aynı pozisyonda çalışan bir kadın ve erkek arasında bile bir maaş eşitsizliği görülmektedir. Bu ve bunun gibi durumların en yakın zamanda bitmesi umuduyla...


Tarihte Kadın - Erkek Eşitsizliğinin Kökenleri


Yazıyı kendi fikirlerimden yola çıkarak Antroploji ve Tarihten bildiklerimi harmanlayarak oluşturdum. Hatam varsa affola. Umarım sıkılmadan, keyifle okumuşsunuzdur.


Teşekkür ederim.


#KetçaplıBrokoli

Tarihte Kadın - Erkek Eşitsizliğinin Kökenleri
Cevapla