Meydan Okuyorum...

KS'ye üye oldum olalı sürekli birilerinin hayatlarında yaşadığı bir yahut iki deneyimin hıncını geri kalan tüm insanlıktan çıkarmaya çalıştığını ve bu görüşünü de herkese dayatmaya çalıştığını görüyorum.


Meydan Okuyorum...


Her Her insan farklıdır her ne kadar kabul etsek de etmesek de ikizler bile aynı huya sahip olamıyor. Bir insandan gördüğümüz muameleyi tüm insanlığa mal etmeye hakkımız yok. Erkekler aldatır, kadınlar ilgi manyağıdır, iş verenler yalnızca kendini düşünür, kürtler bölücüdür, gürcüler inatçıdır, lazlar psikopattır, erkekler odundur falan, hepsine meydan okuyorum! Bir arkadaşımız bir bence hazırlamış, aldatılmış ve her an aldatılma durumumuz olduğunu ve bunu sürekli aklımızda tutmamız gerektiğini yazmış. Ben bu kısma değinicem en çok da... Öyle bir şey yok arkadaşlar.



Her insan aldatmaya meyilli değildir, her erkek odun her kadın ilgi manyağı tripkolik, her işveren bencil, her kürt bölücü, her gürcü inatçı, her balık burcu sulugöz,İstanbul o kadar da büyük falan değildir.



Siz bu kalıplaşmış yargı ve deneyimleri hayat felsefeniz, yediğiniz içtiğiniz su-ekmek haline getirdiğinizde paronayak, bağnaz bir insan haline gelirsiniz. Peki bunun sizden başka kime zararı var, hiç kimseye! Bu düşüncelerle belki hayatta tanıyabileceğiniz en iyi insanları kaybeder, en iyi aşkları elinizin tersiyle itmiş olursunuz. Yahut yaşadığınız bir olayın tüm ağırlığını katlaya katlaya bir ömür yük edinirsiniz.



Bırakın omuzlarınız rahata ersin. Her insanı ayrı ayrı tanıyarak bir sonuca varın, bir öncekinde böyle olmuştu bunda da böyle olur diye düşünmeyin.





...ve en önemlisi de paranoyaklaşmayın...




Aslında, balık burcu, küçüklüğünü doğuda, lise çağlarını karadenizde, üniversiteyi marmara ve egede yaşamış, keçi gibi inatçı gürcü sevgilisi olan, İstanbul'a gittiğinde büyüklüğünden yakınan ama dönünce aman avuç içi kadar diyen, daha önceden aynı kişi tarafından iki kere aldatılmış, bir laz ninenin gazabına uğramış, yüzde 75'i kürt yüzde 25'i azeri ama her şeyden öte 22 yaşında hayatının her anından zevk almış biri olarak daha çok anlatmak istediğim şey var. Tuzum kuru değil, büyük üç acı yaşadım. Ama anlatmak değil, anlatılanları ne kadar anlamak istediğimiz asıl mesele. Biz ne zaman anlamak istersek işte o zaman birileri anlatmaya başlayacaktır. Ben yaşadıklarımdan acıda duysam pes etmedim ve asla genellemeye tabii tutmadım kimseyi.




Saygı, sevgi ve tahammül ile... :)

Meydan Okuyorum...
Cevapla