İflah Olmaz Dürtüler vs. Gözü Kara Vampirler..

İflah Olmaz Dürtüler vs. Gözü Kara Vampirler..


Sikimkonik normların dizginlemeye çalıştığı bastırılamaz güdüler vardır..


Normlar doğanızla çelişir.


Hormonlu etik sistemi geliştirip sizi siz yapan özelliklerinizi elinizden alırlar.Zehir kana girdiği zaman artık geri dönüş yoktur.Sıradanlaşmışsınızdır bir kere..Kaçmaya çalışırsanız, en ağır darbelerini acımasızca size savururlar.Gözünüzün yaşına bakmaz, halden anlamaz.Empati yeteneği körelmiş psikopat bir katildir.Dediğim dedik, çaldığım düdük anlayışı ile güdülerinizi falakaya yatırırlar.


Siz ne yaparsınız? Önce kanıksayıp, sonra tuhaf şekilde zevk almaya başlarsınız.Önce biraz acı, sonra zevk.Tattırdığı huzura alışırsınız.Deniz gibidir.Su soğuk diye kıyıda beklerken, yüzmeye başlamış olan çevrenizden sesler gelir; girince alışıyorsun..


İçinde yüze yüze balık olursunuz, hafızanız da körelir.Hafızanız köreldikçe bir de bakmışsınız ki nereden geldiğinizi unutup, üşümek istemeyenleri çekenlerden biri olmuşsunuz..


Girince alışıyorsun !


Her neyse..Asıl konumuz bu değil..İki resmin eşlik ettiği kısa hikayeye ısınmanız gerekirdi.Beyin kaslarınızı yırtıp sizi ilelebet düşünce sahalarından uzak tutmak istemedim..


Gelin anlatayım..


İflah Olmaz Dürtüler vs. Gözü Kara Vampirler..


Dogmaların kan yerine masum ve temel dürtülerle beslenen vampirlerinin tasmaları kopmuştu.Aslında koparılmıştı.İster illuminati deyin, ister dış mihraklar..Sizin engin hayal gücünüze bırakıyorum.İsterseniz lisede saçınızın uzunluğunu eğitime engel olarak gören okul müdürü deyin..


Adına ziklemezlik denilen gümüş kılıcımı kuşandım.


Ne olur ne olmaz diye cebime itaat haccını da koydum.Vakit kazandırırdı.


“Sıradanlıklar bozulamaz, delirmiş olmalısın” diye düşünmek için zaman yoktu.Gereği de yoktu..İlacı olmayan bir delilikti bu..


Amansız yaratıklar üzerime gelmeye başladı.Karşılarında, serotonine aç basit bir libido görüyorlardı.Oysa çok daha fazlasına sahiptim.Anlamı bulunamamış, İsviçreli bilim adamlarının bile sebebini açıklayamadığı, pek çok kalbi ve bedeni paramparça etmiş destek kuvveti görecek durumda değillerdi.Tamamen bana konsantre olmuşlardı.Halbuki destekçim fazlasıyla çılgındı.Zeka yoksunu ama bir o kadar cesur.En az düşmanlarım kadar ruh hastası, gözü kara yaver..


Seçenekler belliydi !


Ya ağır bir bozgun sonrası vampir terbiyecilerinin kişisel zevklerine meze olacak ya da dünyayı koca bir virüsten temizlemek için küçücük bir adım atmış olacaktım.


İmkansız için savaşan onurlu savaşçı..


Şiddetten çekinmiyordum.Nasıl korkabilirim?


Okumaktan hiç sıkılmayacağım, ömrümün sonuna kadar elimden bırakmak istemeyeceğim ve paylaşmak konusunda egoistliğimi daima koruyacağım bir hediye verilmişti tabiat ana tarafından..


Yani diyorum ki; sen romanları seviyordun, ben ise seni okumayı…


Çoğu zaman umrumda değildi farklı beyinlerin yarattıkları, sen en çarpıcı fikirlerime ilham kaynağı olan Tanrıçayken..

İflah Olmaz Dürtüler vs. Gözü Kara Vampirler..
Cevapla