
Günümüzde dizilerde, filmlerde çok sık görmeye alışık olduğumuz vampirler bize günümüzde pek çok gencin özendiği karakterler haline geldi. Aslında tarihe baktığımızda ise bunun tam tersini görüyoruz. Tarihte vampirlerin geçtiği her yerde kanlı katliamlar ve ölümler bulunuyor. Elbette vampirlerin varlığını kabul edip bu konuda ısrar edenler kadar vampirlerin yalnızca kurgu olduğunu iddia edenlerde mevcut. Vampirlerden ve onların tarihinden bahsederken kendi kararınızı kendiniz verebilirsiniz sanırım.
Dinlerde Vampirler

Delphi yazıtlarına göre ilk vampir ay ve av tanrıçası Artemis tarafından yaratılıyor. Bu kitaba günümüze ''Vampir incili'' de diyen kişiler mevcut tabii ki. İlk yazılı kaynak olarak bu gösteriliyor ancak efsane olarak neredeyse tüm dünya bölgelerinde bir efsane mevcut. Bundan sonra ise vampirler karşımıza Eski Ahit'te çıkıyor.
Ve Tanrının kendisi, Uriel'ın ağzından Kain'e(Kabil) son ve en büyük lanetini verdi:
"Sen ve senin çocukların, bu diyarda gezdiği sürece karanlığa tutunacaklar. Sadece kan içecekler. Sadece kül yiyecekler. Bir ölü gibi yaşayacaklar, fakat ölmeyecekler. Son günlere kadar dokunduğunuz her şey yok olacak!"
Habil ile Kabil'in hikayesini herkes biliyordur. Hikayenin devamında Kabil ceza olarak lanetlenir. Kabil ilk katil ve ilk ölümsüz olur. İncil'e göre ise Kabil'in çocukları olur ve bir şehir kurarak Hanok adını verir. Günümüzde bu şehrin Urfa oluğuna inanılıyor. Kuran'da ise hikayenin tamamı değil yalnızca bir kısmı yer almıştır. Kilise ve dini kaynaklar tarafından kabul edilmeyen kaynaklara göre ise Kabil Lilith ile birleşmiş ve Lilith Kabil'e kendi kanından vermiştir. Böylece ilk vampir soyu ortaya çıkmıştır. Günümüzdeki çoğu vampir filmi ya da dizisinde buna gönderme yapılır.
Tarihte vampirler

Babil'den bu yana pek çok kültürde pek çok yerde vampir efsaneleri ve hikayeleri var olmuştur. Ancak tüm dünyada böyle hikayelerin olması akıllara şu soruyu getirmiştir. Küreselleşmenin olmadığı dünyada farklı bölgelerde aynı tarz hikayeler ortaya çıkıyorsa ardında bir gerçek olmalı. Ünlü psikiyatrist Carl Gustav Jung, tüm insanların birleşik bir zihin gibi, ortak bir ruh alanında ya da frekansında bir bütün olduğu görüşünü ortaya atmıştır. Yani yaşamış tüm insanlar ortak bir zihin yaratırlar ve bu zihnine bağlanabilirler. Bu da bir çok efsaneyi açıklar. Bilinçaltı bu ortak zihinden beslenir ve kolayca insanları yanıltabilir. Aslında bu teori günümüzde çok tartışılan Mandela Etkisi'ni de açıklayabilir.
Vampir olayları

Aslında pek çok örnek olmasına rağmen bizden bir örnek vermek daha doğru olur. Osmanlı'da bulunan cadı inancı ile geleneksel vampir inancı birbirine benziyor. Yani Osmanlı'nın cadı dediklerine Avrupa'da vampir diyorlar. 1833 yılında Tırnova Kadısı Ahmet Şükrü Efendi tarafından hükümete bir yazı gönderiliyor. Bu yazı gazetede de yayınlanıyor.Bu yazıya göre Tırnova'da geceleri evlere dadanan varlıklardan ve halka saldıran varlıklardan bahsediliyor. Ve bunun arkasında paranormal olayların olduğunu söylüyor. Yani cadılar var diyor. Daha sonra bir cadıcı bulup cadıları yok ettiklerini anlatıyor. Cadıcı ise bu gibi olaylarda vampirleri bulan ve öldüren kişiymiş. Meslek gibi yani günümüzdeki hocalar gibi. Ve yakaladıkları vampirlerin vücuduna kazık saplayıp yakmışlar. Elbetteki o zamanlarda bu normal karşılanmış. Ancak elbetteki günümüzde böyle olan olaylara genelde psikolojik teşhisi konuyor.
Vampirliğin bilimsel açıklaması

Porfiria hastalağının bu efsaneyi yarattığı yönünde bir açıklama var. Bu hastalık temelde kan hastalığı olarak geçiyor. Yani kanda eksik bulunanlar insanı hasta ediyor. Günümüzde kandaki eksiklik saptanıp tedavi edilebiliyor. Eski zamanlarda ise bu yüzden kan içen insanlar olabileceği söyleniyor. Ayrıca hastalığın etkileri olarak ışığa karşı hassasiyet oluşturuyor bu yüzden hastaları gece dışarı çıkıyorlar. Derinin çok fazla soluk görünmesine ve diş etlerinin çok fazla çekilmesine neden oluyordu. Ayrıca hastalar sarımsağın içine bulunan metaryaller yüzünden sarımsaktan uzak duruyordu. Elbette ki bu da bazı tartışmalara neden oldu. Bir grup bilim adamı olabileceğini savunurken bir grup ise bunun mümkün olamayacağını söyledi. Çünkü bu semptomların hepsi her zaman gözlemlenmiyordu. İki tarafında kendince haklı savunmaları var elbette.
Virüs ile bulaştığına ve günümüzde vampir ırkının varlığına inananlar

Aslında virüs olarak bir çok adı var bazı yerlerde VC17 olarak kullanılmış. Temel olarak araştırdığımızda bir örümcek zehrinin yarasaya bulaştırılması daha sonra yarasanın insanı ısırması sonucu bulaştığı iddia ediliyor. Günümüzde vampirlerin insanlar ile uyum içine yaşadığını kendi sistemleri ve politik güçleri olduğuna inanılıyor. Bazı yerlerde on üç bin vampir oluğunu söylemek gibi aşırıya da kaçılmış. Elbette ki çoğu yalnızca bilgiden öteye gidemiyor. Pek çok gazeteci ya da araştırmacı kendi yazılarında bunu kabul ediyorlar ancak kanıt sunamıyorlar. Tabii kesin kanıt olmadığı sürece her zaman şüphe olacaktır.
Ben var ya da yok olayı ile ilgilenmedim. Yalnızca konuyu araştırdım ve paylaştım. İnanıp inanmamak tamamen sizin seçiminiz. Ben hala şüpheci yaklaşan taraftayım.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer