
Mübarek 3 aylar bütün bereketi, rahmet ve feyiziyle bu sene de tekrar aramıza intikal etmiş bulunuyor.
Allahu teala öyle bir kudret, öyle bir varlık ki tamamen arzu ettiğinini yaratmaya malik bir kudret sahibi. İşte bu özelliğinden dolayı dünyamızı, güneşi, ayı ve tüm mahlukatı (canlıları) kendi istediği gibi yaratmıştır. Hiçbir ortağı ve yardımcısı yoktur ve kimseye muhtaç değildir; varlığı ve gücü kendindendir. Bir mekana ve zamana da muhtaç değildir, mekandan, şekilden ve zamandan münezzehtir. Dolayısıyla Allah göktedir veya yerdedir veya filan cihettedir şeklinde bir inanış veya düşünce yanlıştır.

Çünkü zaman ve mekan bir ihtiyaç dolayısıyla muhtaçlıktır. Allahu tealanın ilahlık vasfının olması muhtaç olmamasındandır. Herhangi bir şeye muhtaç olmak yaratılanlara mahsustur. Yaratılmış en güçlü ve ulaşılmaz bir varlık olan Güneş dahi bir yörüngeye, idareye ve bir sevkedişe muhtaçtır.
Böylesine bir kudret sahibi yarattığı tüm varlıkların en üstünü olarak insanları ve insanlardan daha üstün olarak da peygamberleri yarattı. Ve bu yarattıklarını bir imtihana tabi tuttu. Bu imtihanın öğreticileri ve tebliğcileri olarak da insanlara peygamberleri gönderdi. Bu peygamberler ise insanları dine çağırdı, Allaha inanmaya çağırdı. İnananlar için de dinin emir ve yasaklarını tebliğ etti.
Dinin bir de emir ve yasaklarından ziyade faziletli amelleri vardır. Bu faziletli amellerden bazısı da 3 aylar'da yapılan ibadetlerdir. Üç aylar Recep, Şaban ve Ramazan aylarına verilen isimdir. Bu ayların en başında Recep ayı gelir. Bakınız, 3 aylarda yapılması istenen ibadetler -ramazan orucu hariç- hiç kimseye mecbur kılınmamıştır. Faziletli olmasından dolayı -emir değil- tavsiye edilmiştir.
Receb ayında Allahü teâlâya çok istiğfar edin; çünkü Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer. Hadis-i Şerif [Deylemi]
Allahü teâlâ, Receb ayında yaptığımız iyiliklere de kat kat fazla sevap verir. Bu ayda bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün tutana Cennetin 8 kapısı açılır. 10 gün tutana, Allahü teâlâ istediğini verir(istediği duayı kabul eder). 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Ancak bu münadi(göklerden gelen ses) insanlar tarafından işitilemez, melekler duyar ve kaydeder. Böylece Allah bu ayda oruç tutanların günahlarının afolacağını taahhüd etmiştir.
Bu aylarda ibadet edilmesinin istenmesinin amacı Allahın günahkarları bağışlamasını arzu etmesidir arkadaşlar. Bunlardan bazılarını 3 kısım olarak belirtelim;
Gusül (yıkanma)
Peygamberimiz (S.a.v) Recep ayının başında, ortasında ve sonunda güsul abdesti alanların bütün günahlarının affedileceğini bildirmiş. Recep ayı Allahın mübarek kıldığı Haram bir ay'dır. Bu ayda yapılan ibadetler kat kat fazlasıyla karşılığını bulacak, işlenen günahlar ise misliyle yazılacaktır.

Günahlara Tevbe
Ancak Allahu teala bu ayın aynı zamanda tevbe ayı olduğunu da bildirmiştir. Her kim bu ay içerisinde günahlarından tevbe ederse muhakkak affolacaktır. Allahu teala bütün günahkarları bağışlamak ister. Ancak insanların kendisinden özür dilemesini bekler. Bu özre biz tevbe diyoruz. Tevbe özür dilemek ve pişmanlıktır. Her pişmanlık bir tevbedir. Tevbenin kabulunun şartı ise aynı günahı tekrar işlememektir.

3 Aylar Orucu
Affı kolaylaştırmak için de bu ayın ilk 3 günü, ortasından 13,14 ve 15. günleri, sonundan ise 3 gün oruç tutmak da tevbenin kabulunu kuvvetlendirir. Çünkü Allahu teala kendisi için aç kalan kuluna muhakkak rahmet edeceğini taahhüt etmiştir. Recep ayının bir diğer özelliği de ayın ortasındaki günlerde oruç tutanların yüzlerine nur verileceğidir.
Bütün bu yazıklarımdan önce ilk 4 paragrafta belirttiğim inanılması zorunlu olan iman esaslarını yazmamın sebebi; inanmadan amel edilemeyeğinden bu amellerin kabul görmeyeceğinin öneminden dolayıdır. Yani Allahu teala bu insanların günahlarını bu kadar kolay ameller karşılığında bağışlarken bu bağışlamayı bir şarta bağlıyor. Bu şart iman etmek ve Allahın bir kanun koyucu, kainati ve bütün alemleri idare edici bir kudret sahibi olduğunu, hiçbir ortağının olmadığını kayıtsız şartsız kabul etmektir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar