18 Mart 1915 Çanakkale - Oraya Gitmeyenin Hissedemeyeceği Tek Zafer

18 Mart 1915...


Orada kimsenin ne olduğunu bilemeyeceği belki de tek yer Çanakkale!


Oraya gitmeyenin hissedemeyeceği tek zafer...


Düşünün! Kadınlar evlerde, terzihanelerde ya da at arabaları ile yollarda.. Kocalarına, oğullarına, kardeşlerine ve belki de hiç tanımadığı birilerine ekmek yapıyor, çorap örüyor, dua ediyor...


Düşünün! Şu an evinizde bilgisayar başında değilsiniz. Çanakkale'de düşman siperi ile aranızda sadece 8 metre var. Karşınızda 1 adet düşman yok, Anzaklar, Fransızlar, İngilizler, Yunanlar...


Düşündünüz mü? Bence düşünmekte pek birşey ifade etmiyor... O zaman biraz görelim..


Günümüzde onarılmış, gerçeği ile az da olsa benzerlik taşıyan siperler.


Soruyorum size, KAFANIZI KALDIRABİLİR MİSİNİZ?


18  Mart  1915 .. Orada kimsenin ne olduğunu bilemeyeceği belki de tek yer . Çanakkale ! Oraya gitmeyenin hissedemeyeceği tek zafer ..



1915 yılı... İnanır mısınız? Çanakkale ayağında ayakkabısı olmayan insanlar tarafından savunuldu!



Hani o giyipte beğenmediğiniz 350 liralık cat'ler var ya...



Açıklamayı iyi okuyun..


Hani yüzünüz çizilir ya! Ortalığı ayağa kaldırırsınız... Eşref Efendi'nin yüzü çizilmedi. O'nun mermi yüzünü delip karşıdan geçti . Peki soruyorum size ; Sizce Eşref Efendi yüzü yaralandı diye mi üzülüyordur ?




Düşman kuvvetlerinin ÇANAKKALE'de yaptığı insanlık suçu... Uçaktan aşağıya atılan yıldız şeklinde demirler..


Her şekilde yere dik düşerler , sonucu anlatmama gerek yok bence... Orada insanlar sadece kurşunla ölmedi.


Tetanozdan, koleradan.... Binlerce insanımız öldü !



ÇANAKKALE SAVAŞI'nın en acı yüzü... Bunlar bir senaryo veya film setinden alıntı değil...


Aşağıda gördüğünüz şey ise ÇANAKKALE'DE METREKAREYE DÜŞEN MERMİ SAYISI!



Arkadaşlar ...


Bu millet 1915 te düşmana sadece Çanakkale'nin geçilmez olduğunu göstermedi..


Bu millet orada tüm dünyaya "Nasıl insan olunur?" sorusunun da cevabını verdi... Nasıl mı ?


Bahsetmiştim ya... 8 metre mesafelik siperler.. O 8 metrede binlerce ölü. Geçici olarak savaşa ara verilir. Ölüler toplansın diye... Bir ses duyulur:



Help me!



Daha sonra bir Türk askeri kalkar, gider ve o yaralıyı herkes izlerken kucağına alıp düşman siperine kadar götürür ve bırakır...



Tabii ki de unutmadım, unutmayız... Öyle bir asker var ki Türk'ün gücünü tüm dünyaya gösteren...


Öyle bir asker var ki tek başına zafere yol açan... Anlatmaya gerek yok, SEYİT ONBAŞI!



Bu zafer uğruna binlerce insan öldü. Şu an tepede dalgalanan bayrak uğruna binlerce insan hiç düşünmeden kafasını o siperden çıkardı.


Bugün 18 Mart 1915... Bugün bir milletin kurtuluşu!




Onlar, şu an evimizde rahatça oturabilmemiz için öldüler.
Onlar, şu an birilerinin emrinde olmayalım diye kefensiz ölüme gittiler.


Ya bizler? Ne yapıyoruz? Ne yapacağız?


Bizlere bu günleri gösteren atalarımıza ve o büyük orduyu zafere taşıyan büyük komutan mustafa kemal atatürk'e bir teşekkürü çok görmeyelim..
Allah onların mekanını cennet eylesin..



Atalarımızın bizlerin refahı için yaptığı bu büyük fedakarlığa sahip çıkabilmemiz dileğiyle . . .

18 Mart 1915 Çanakkale - Oraya Gitmeyenin Hissedemeyeceği Tek Zafer
Cevapla