İyi geceler, sabah okuyacaklara günaydın.
Sabahtan beri yazıp yazıp siliyorum, yazıp yazıp siliyorum. Ya ilham perime susturucu takılmış, ya da benim hayata dair bütün hevesim kaçmış gibi hissediyorum. Lâkin yazmasam patlayacağım, ama hiçbir konu hakkında da yazmak istemiyorum! Gibi düşünürken kendi kendime dedim ki...
O halde yazamayışına yazacağım.

Evet, dünya üzerinde var olan hiçbir duygu için kelimelerimi harcayasım gelmiyor uzun zamandır. Hani, birilerine bir şeyler anlatmak istersiniz hatta anlatacaklarınız dilinizin ucundadır. Ama ağzınızı aralamaya bile değmeyeceğini hissedersiniz ya? Öyle bir ironi işte.
Yazsan ne değişecek, yazmasan ne değişecek?

Bütün duygular hiç edilmiş, bütün hisler yozlaşmış. Postmodern dünyanın Pollyanna'sı derdim bir de kendime. Bırak Pollyanna'yı, pesimizm bile halime güler o derece vahim. Hal böyle olunca insan düşünmeden edemiyor. Ne değişecek? Yazdığınla kalacaksın, üç beş kişi belki okuyacak (anlarsa.) Ama sonra inanılmaz bir soru dank etti kafama.
Sen ne için yazıyorsun?

İnsanlar için mi yazıyorsun, kendin için mi yazıyorsun? Sanat sanat için midir, toplum için midir? Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan? Böyle bir ton kısmi gereksiz sorular beynimi doldurunca sorgulamaya başladım. Sahiden, yazış amacım neydi? Kendimi rahatlatmak mı yoksa zaman öldürmek mi? Hoş böyle zaman öldürmek mi olur canım! Hem dedim sonra, kendi ironilerin de kendin boğulurken, bu boğulma süresince insanlara nasıl aktaracaksın hislerini? Sorular, sorular. Öf. Neyse, yazımın teması bu değildi.
Yazımın teması neydi ki?

Hatırladım. Yazamıyor oluşum. Hali hazırda benim durumumda olan insanlar vardır elbet. Eline kağıt kalem alırsın, bir kelime yazarsın sonra ı-ıh olmadı der silersin. O ilk siliş, asla o yazıyı yazamayacağın anlamına gelir. Zira, yazı yazmak zorunluluğa dönüştüğünde, silmek hazza dönüşebilir! ( Bak bak, Bukowski alıntıları, hehehe. ) Neyse işte, sonuç itibariyle yazamayışımıza bile yazabildiğimiz dünyada, yazılacak pek çok konu var arkadaşlar.
Velhasılı; yazın. Okuduysanız, çaldığım iki üç dakikanız için affedin. Ve ayrıca, teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar