Geceye bırakılan sözler, duygular, hayaller ve insanlar vardır. Zihin çeperine uzun, kirli tırnaklarını geçirenler ve aynı çeperin içinde batmasın diye tırnağını törpüleyenler...
Ve her ne hikmetse kirli, uzun tırnaklı cadı figürleri rol çalar diğerlerinden, üstelik bunun kontrolü, bu oyunun yönetmeni siz olmanıza rağmen; söz geçiremezsimiz. Çalışılmış textin dışına çıkmak o cadıların işidir!

Gece bütün kusurları örter derler aslında ama hep en kusurlu, en pürüzlü olana gider eliniz. En kötü, en acı dolu, en dramatik hatıralarınızı sunar önünüze.
Bu hep böyle değil midir? Normal şartlarda dilinizin ucuyla yanağınızı okşar mısınız? Hayır. Ama yanlışlıkla yanağınızı ısırdığınızda, diliniz hep oraya kayar. O acıyı hissetmek mi ister yoksa tamamen eksikliği mi kapamak ister, emin olamazsınız. Çünkü kontrol yine sizde değildir!

Gece kararların en büyüğünü alır, hayallerin en büyüğünü kurarsınız. Yüklediğiniz bütün sorumlulukları taşımak için gece en yanlış seçimdir.
Çünkü gecenin sesi; sokak lambaları sonüp, tan yeri ağardığında kesilir. Onun üzerine yıktığınız tüm sorumluluklar beyninizde yankılanır, taşımak zorlaşır.

En nihayetinde... Işıklar sönünce diğerlerinden rol çalan cadıları tek tek idam edin, o kocaman tırnakları kesip atın, biraz da iyilere yer açın!
/Hunilibabe.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar