"Aklını mı kaçırdın? Yaşamın içinde çok daha özel, çok daha önemli, bekaretten çok daha öncelikli sorunlarımız yok mu? Cinselliği kutsal ilan etmek de neyin nesidir?" diyerek başladı azarlamaya beni. "Bir çok mutlu birlikteliğin, sırf bu nedenle anlamsız ve saçma sapan bir gerekçeyle sonlanmasına akıl sır erdirebiliyor musun?"
Daha ağzımı bile açmama fırsat vermeden, gözüme sokarcasına işaret parmağını kaldırarak "Bak Bora" diye devam etti sözlerine.
Bil ki, bu denli ısrarcı olanlar, mutlak bir açıklarını kapatmak isteyenlerdir.
"Öyle ya; ne denli çok şey istiyorsak, o denli açız. Ne denli aç isek o denli doymak isteriz. İnsanlar bir şeyin üzerinde ne kadar çok ısrarcıysa, o konuda mutlak bir sorun yaşamıştır. Ya da bir eksiğini bir açığını kapatmaya çalışıyordur. Bilimsel bir gerçektir bu."
Cinsellik, bir tabu bile olamayacak kadar olağandır.
"Tıpkı acıktığında yediğin, susadığında su içtiğin gibi. Aşkı aşk yapan dokunuşundaki tutkudur. Tutkusu olmayan hiçbir duygu uzun süreli ve gerçekçi değildir. Aşıksan arzularsın. Arzularsan dokunursun. Dokunmak kimseyi kirletmez. Yüreğin pis değilse elbette."
Ne ilk ne de son olman, seni olduğundan farklı biri yapmaz.
"Ne bir zardır kadının kişiliğini değiştiren, ne de 15 cm'lik bir uzantıdır erkeği adam kılan. Elbette bu demek değil ki önüne gelenle yat. Sadece bekareti bu denli kutsamamak gerek."
Ne gördüğün değil, nasıl baktığındır önemli olan.
"Çıplak bir vücuda baktığında ne görüyorsun? İlk dikkatini çeken ne? Eğer beynine giden sinyaller "çıplaaaaak" diye bağırıyorsa, ve bu seni daha en baştan ele geçirmişse, göreceğin şeyler kalp
çarpıntılarını hızladıracaktır.
Garip olansa, dünyaya çırılçıplak gelmemize ve ilk dokunduğumuz şeyin meme olmasına, daha ilk nefesimizi vajinadan dışarı çıktığımızda vermemize, kadın rahmine penis yoluyla girmemize rağmen, -ki asıl mucize ve kutsal olan şey budur- cinsel birlikteliği bu denli kutsuyor oluşumuz." dediğinde kıpkırmızı olan yüzümü yıkamaya gitmek istedim. "Dur" dedi. "Kımıldama bir yere. Bitmedi söyleyeceklerim."
Saf olan, temiz olan, ak pak olan sadece ruhtur.
"Ruhun ne kadar kirliyse, o kadar temizini ararsın. Çünkü temizlenmeye ihtiyaç duyarsın. İnsanın başka bir insana tutkuyla, aşkla, sevgiyle, hayranlıkla, arzuyla dokunması değildir o insanı kirleten. Yalandır, saygısızlıktır, ihanettir, aşağılamaktır, sınıflandırmaktır. Bu muameleye maruz kalan bir insan sadece kirlenmiş değil, kullanılmış ve değersiz hisseder kendini. Peki söyle bana şimdi. Hangisi daha telafisi olandır? Ruhunu incitmen mi? Yoksa bedenine dokunman mı?"
İnsan hataları ile var olur. Hata yaparak doğruyu bulur.
"Kaldı ki, kimse her şeyin en doğrusunu bilerek gelmedi dünyaya. Yaşayarak öğrendi. Hem içgüdüsel olarak, hem biyolojik olarak. Sadece yaşadığı tecrübelerdir insanı yıkıldıkça ayağa kaldıran. E o zaman? Her şeyi yaşayarak öğrenen insanın, cinselliği yaşamadan öğrenmesi mümkün mü?"
Bir erkek el değmemiş bir kadın istiyorsa, hiçbir kadına da dokunmayacak o zaman. "Elinin kiridir" demeyecek!
"Bir erkeğe özgür kılınan her şey, bir kadının da hakkıdır. Yok öyle "bana dokunmak serbest, ama sen dokunulmamış olmalısın" diye bir mantık. Demezler mi adama "Seni benden farklı kılan şey ne" diye? Sorarlar. Ben sorarım. Sen de sor"
Birinin, yüreğinden dökülenler değilse diline doladıkları, o yürekten şüphe etmek gerek.
"E her şeyin başı güven ve saygı ise? Kime güveneceğiz? Diline her şeyi dolayıp ahlaktan dem vurarak dokunulanı ahlaksız kılana mı? Tutkuyla bağlı kalıp, yüreğini ortaya koyana mı?"
"Benimsin" demek başka şey, benimsemek çok başka.
"Sahiplenmek değildir sevgiyi değerli kılan. Sahip çıkmaktır sevdiğine ve sevgine. Kimse kimseye sahip olamaz. Olmayı düşünemez bile. Böyle bir hakkı kimse vermez kimseye. Arkasında durabiliyorsan aşkının, her an ve her şekliyle yanında olabiliyorsan sevdiğinin, işte o zaman kadın ya da erkek değilsindir. Adamsındır. Adam olanınsa, eşinin ya da sevgilisinin ne denli dokunulmamış olduğu değil, sana ve aşkınıza ne kadar sahip çıktığıdır önemsediği şey".
Oysa iki kadeh içelim diye oturmuştuk o masaya. "Abi millet el değmemiş sevgili istiyor. Evlenmeyi düşünmüyor ama, "el değmemiş olmalı" diyor. Bu nasıl mantık yahu? diye sordum sadece. Sormaz olaydım. Ağzımdan girdi, burnumdan çıktı. Ah be Rüzgar Abi!! Yüreğine sağlık.
Eeee? Ne diyorsunuz? Elinin körü!
El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!
Her kelimesi için ayrı ayrı teşekkür ederim. Bugünlerde o kadar gün yüzüne çıkarılıyor ki bekaret konusu görmekten sıkılmıştım ta ki bu yazıyı okuyana kadar. Her kelimesine ayrı ayrı hak verdim. Önemli olan sevmek, değer vermek, değil mi? Bekaret olmayınca karakterde mi yok oluyor, insan sevmeyi mi unutuyor. Ne zaman bu düşüncelerden sıyrılırsak işte o zaman ADAM oluruz.
Saf olan, temiz olan, ak pak olan sadece ruhtur. bundan sonrasını okuma gereği duymadım... zina yapan evlilerle yatanda bir et parçası değil ruhun kirliliğidir... suçu bedene atmayı bırakın artık.. öğrenemediniz gitti beden sadece et parçası onu para karşılığı satan zevk uğruna herkese bırakanda ruhun...
ve ben kimsenin değilim !! "benimsn," kelimesi şahsen aşağılar ben rabbime aitim
o zaman bana elinin körü deyin. biz neden kaybetmedik bekaretimizi evlenmeden? din zina haram demiyor mu? hem Müslüman olup hem zina ediyorsan ikisinden birinden vazgeçmek gerek. hatayı olmayacak insanlara bekaretini vererek yapması öyleyse. ne yani sen genelevdeki kadınla evlenecek misin? bekaret önemli değilse mümkün öyleyse. ilk ve son olmam ben olduğum gerçeğini değiştirmez ama önüne geleni ya da her sevdiğini koynuna alanla da işim olmaz. davul bile dengi dengine. ben kesinlikle katılmıyorum paylaşımına. ha evlenip boşanmış biri için mantıklı ve doğru olabilir fakat evlenmeden zina edenler için kendine avutmaktan başka bir şey değil.
yaşa sen keske senin gibi düşünseler el değmemis isteyen geçmişine göre diyenler gitsinler 14 yaşında belki bulurlar el değer bakirelik ise yaş arttıkça aranması saçma olur bir yere kadar evlenmedinmi nereye kadar insanlar bunu düşünemiyor kendilerine hayatı kısıtlayanlarla evlenmek kendilerine yaptıkları hakaret hala 30unda olan insanın geçmişini sorgulayanlar var bu memlekette
Kim nederse desin ben bekarete önem veririm kızlık zarı da bir bekaret değildir zaten önemli olan erkeklerle birlikte olmamış temiz olmasıdır benim evleneceğim kız temiz olacak aşkım sevgilim diyip önenüne gelenin altına yatmayacak böyle yapıyorsa ben ne anladım bu işten o zaman o*rupulardan ne farkı var gerçi farkı var tabi onları geçmiş bulunuyor çünkü sevg, iymiş oymuş buymuş sökmez bunlar kız dediğin ahlaklı olacak temiz olacak namusunu koruyacak ben bunları yazıyorum da boşa yazdığımında farkındayım temiz kız kalmadı zaten Analarına Babalarına acıyorum onların sadece düzgün evlat yetiştirememişler bu yüzden evlenmeyi düşünmüyorum
Milletin namus bekçiliğini yapacağına git kendi namusunla ilgilen. Temiz erkek kaldı mı ondan haber ver sen işin gücünüz kızlar. Lise çağındaki erkek eskort çağırırken bunu göz ardı edip sevdiği adamla yatan kıza namussuz, kirli diyip tiskinen topluma saygı duymam ben.
Maalesef milletin namus bekçiliğini yapamıyorum ülke öyle bir şey oldu ki bundan sonra düzelmez senin gibi kızlar o*ruspuluk yapmaya devam eder erkeklerde sizi kullanmaya devam eder bir de buna kalkmış sevgi aşk deme çok komik oluyorsun evlen o zaman evlen öyle yap yok illa evlenmeden yapacam ben erkeklerin altına yatarım erkeklerde beni kullanır nasıl olsa bir salak bulurum kendimi ona kakalarım hesabı yapmaya devam edersiniz ben buna ne sevgi diyorum ne de aşk diyorum dediğim tek şey o-rupuluktur bu kim nederse desin bu böyledir lise çağındaki erkekler eskort çağırsın sende seviyorum diye o*ruspuluk yapıp seviyorum ayağına erkeklerin altına yat
hem hayırdır sana ne oluyor da bana yorum yapıyorsun ki gerçi sende bunları yaptığın için yediremedin değil mi bu yazdıklarımı normal olsaydın gelip yorum yapmazdın benim yazıma
Ne kadar çelişkili dimi bu dünya. Böyle bir bence yazan erkekler ileride baba olduklarında kızlarını kısıtlamakta üstlerine yoktur. ( Onu giyme , erkek arkadaşın olmayacak , onda kalamazsın vs vs )
hem de çok yaman çelişki. ancak böyle düşünen ve bu yazıyı kaleme alan adamın üniversite okuyan kızı var. Ve olabildiğince özgür. Flörtü ile birlikte tatile gittiklerine ben şahidim. :)
El değmemiş kızlarla evlensinler sonra Kızılay da kan verir gibi yatan kadınlarından sıkılıp mutsuz olup diğer kadınlara aşık olsunlar çok namuslular ☺
Kesinlikle haklısın sonuna kadar katılıyorum. İnsan kız veya erkek fark etmez önce gözüne sahip çıkacak, karşıdaki de kendine dikkat edecek. Hata yapılır ve bundan ders çıkarmak önemlidir.
E ozaman mini etek giymeyin çok dekolte firiking veririseniz bakarız. Biz üreme adına ğoraramlanmış canlılarız ve her 10sn de bir bak 10sn diyom yani 1 gün 86400sn bu şu demek 8640 defa günde sex-cinsellik düşünüyoruz. Hiç herkes kendi işine bakar tabi ama fünde 8 bin küsür kez beynin bu olayı vurgulaması azgın olmamızı açıklayabilir.
@SugaR-GirL Şunu düşünüyorum. Bende bir kadınım benimde dekolte giyme özgürlüğüm var ya da her yerimi gösterecek kendimi sergileme ihtiyacı hissedebilirim. Ama hissetmiyorum. Erkeklerin beni izlemesini, arzulamasını istemiyorum. Aklı başında olan bir insan zaten bunu istemez diye düşünüyorum.
yukarıda ki yazıyı bir erkek atmıştı sordu sorduğumda. Biraz haklı buldum açıkçası. Dediğin gibi sen böyle bişi istemiyon o yüzden fazla dekoltede vermiyon normal bişi. Fakat şu var göze sahip çıkamazsın canımın içi. Çünkü homron diye bişi var sıktıkça homron seni seri aktilliğe götürür. İstersen bak en kötü cinsel hayatı olan ülkelere orda katliam ve türevi doludur. Hormon seni yaşamana su içmene yrümene sağlıyan ye gane şey o olmasa sen olmazdın ve asla homrona söz gerçiemezsin geçirirsende o sana geçirir devamında çünkü piskolojin bozulur nedne homron dengen bozulmuştur. Bu yüzden piskiyatire gittiğinde homron testeler ve ilaçları verilip dengeye getiriliyor. Mesela afrika kıtası örnek olabilir.
Kimsenin sevgiliyken bekareti taktığı yok ki zaten. Mesele evlilik kavramının insan doğasına aykırı olması. Evlenmeyeceğini peşin peşin söyle, sonra bak bakalım bekareti takan var mı yok mu?
Bakın en zoruma den şey şu erkekler kızlara cesaret veriyor ancak o cesaret veren erkekler evlilik zamanı bakire kız tercih ediyorlar hep o kızları bir adım önde kabul ediyorlar inanın inanmayın bu iş böyle. Ve o bir et parçası değil çok anlam içeriyor tabi işinize gelmeyince et parçası.
Her nekadar katilsam da dediklerine bir okadar katılmıyorum. bekaret saflığı , temizliği , güveni , sadakati... beraberinde getirir. bekaret fiziken her ne kadar ince bir et parçası olsada çok büyük anlamlar taşır, doğru kişiyi bekleme , kendimi sana sakladım diye bilme daha birçok şey, hiç birşey demeden çok şey demektir bekaret küçümsemeyin sakının korku birçok yanılgı dan uzak tutar insanı
O biraz sıkar Allah kendisi neyse karşısına onu çıkarıyor çokk gördük bir tafın kirli bir tarafın temiz olduğu evlilikleri hepsi yıkılmaya mahkum yoksa evlilik içi aldatma olacak birkere başka yemeğin tadına bakan birdaha o yemeği canı çeker...
En İyi Cevaplar