El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Aklını mı kaçırdın? Yaşamın içinde çok daha özel, çok daha önemli, bekaretten çok daha öncelikli sorunlarımız yok mu? Cinselliği kutsal ilan etmek de neyin nesidir?" diyerek başladı azarlamaya beni. "Bir çok mutlu birlikteliğin, sırf bu nedenle anlamsız ve saçma sapan bir gerekçeyle sonlanmasına akıl sır erdirebiliyor musun?"

El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

Daha ağzımı bile açmama fırsat vermeden, gözüme sokarcasına işaret parmağını kaldırarak "Bak Bora" diye devam etti sözlerine.

Bil ki, bu denli ısrarcı olanlar, mutlak bir açıklarını kapatmak isteyenlerdir.
El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Öyle ya; ne denli çok şey istiyorsak, o denli açız. Ne denli aç isek o denli doymak isteriz. İnsanlar bir şeyin üzerinde ne kadar çok ısrarcıysa, o konuda mutlak bir sorun yaşamıştır. Ya da bir eksiğini bir açığını kapatmaya çalışıyordur. Bilimsel bir gerçektir bu."

Cinsellik, bir tabu bile olamayacak kadar olağandır.
El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Tıpkı acıktığında yediğin, susadığında su içtiğin gibi. Aşkı aşk yapan dokunuşundaki tutkudur. Tutkusu olmayan hiçbir duygu uzun süreli ve gerçekçi değildir. Aşıksan arzularsın. Arzularsan dokunursun. Dokunmak kimseyi kirletmez. Yüreğin pis değilse elbette."

Ne ilk ne de son olman, seni olduğundan farklı biri yapmaz.

El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Ne bir zardır kadının kişiliğini değiştiren, ne de 15 cm'lik bir uzantıdır erkeği adam kılan. Elbette bu demek değil ki önüne gelenle yat. Sadece bekareti bu denli kutsamamak gerek."

Ne gördüğün değil, nasıl baktığındır önemli olan.

El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Çıplak bir vücuda baktığında ne görüyorsun? İlk dikkatini çeken ne? Eğer beynine giden sinyaller "çıplaaaaak" diye bağırıyorsa, ve bu seni daha en baştan ele geçirmişse, göreceğin şeyler kalp

çarpıntılarını hızladıracaktır.

Garip olansa, dünyaya çırılçıplak gelmemize ve ilk dokunduğumuz şeyin meme olmasına, daha ilk nefesimizi vajinadan dışarı çıktığımızda vermemize, kadın rahmine penis yoluyla girmemize rağmen, -ki asıl mucize ve kutsal olan şey budur- cinsel birlikteliği bu denli kutsuyor oluşumuz." dediğinde kıpkırmızı olan yüzümü yıkamaya gitmek istedim. "Dur" dedi. "Kımıldama bir yere. Bitmedi söyleyeceklerim."

Saf olan, temiz olan, ak pak olan sadece ruhtur.
El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Ruhun ne kadar kirliyse, o kadar temizini ararsın. Çünkü temizlenmeye ihtiyaç duyarsın. İnsanın başka bir insana tutkuyla, aşkla, sevgiyle, hayranlıkla, arzuyla dokunması değildir o insanı kirleten. Yalandır, saygısızlıktır, ihanettir, aşağılamaktır, sınıflandırmaktır. Bu muameleye maruz kalan bir insan sadece kirlenmiş değil, kullanılmış ve değersiz hisseder kendini. Peki söyle bana şimdi. Hangisi daha telafisi olandır? Ruhunu incitmen mi? Yoksa bedenine dokunman mı?"

İnsan hataları ile var olur. Hata yaparak doğruyu bulur.

El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Kaldı ki, kimse her şeyin en doğrusunu bilerek gelmedi dünyaya. Yaşayarak öğrendi. Hem içgüdüsel olarak, hem biyolojik olarak. Sadece yaşadığı tecrübelerdir insanı yıkıldıkça ayağa kaldıran. E o zaman? Her şeyi yaşayarak öğrenen insanın, cinselliği yaşamadan öğrenmesi mümkün mü?"

Bir erkek el değmemiş bir kadın istiyorsa, hiçbir kadına da dokunmayacak o zaman. "Elinin kiridir" demeyecek!
El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Bir erkeğe özgür kılınan her şey, bir kadının da hakkıdır. Yok öyle "bana dokunmak serbest, ama sen dokunulmamış olmalısın" diye bir mantık. Demezler mi adama "Seni benden farklı kılan şey ne" diye? Sorarlar. Ben sorarım. Sen de sor"

Birinin, yüreğinden dökülenler değilse diline doladıkları, o yürekten şüphe etmek gerek.
El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"E her şeyin başı güven ve saygı ise? Kime güveneceğiz? Diline her şeyi dolayıp ahlaktan dem vurarak dokunulanı ahlaksız kılana mı? Tutkuyla bağlı kalıp, yüreğini ortaya koyana mı?"

"Benimsin" demek başka şey, benimsemek çok başka.
El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!

"Sahiplenmek değildir sevgiyi değerli kılan. Sahip çıkmaktır sevdiğine ve sevgine. Kimse kimseye sahip olamaz. Olmayı düşünemez bile. Böyle bir hakkı kimse vermez kimseye. Arkasında durabiliyorsan aşkının, her an ve her şekliyle yanında olabiliyorsan sevdiğinin, işte o zaman kadın ya da erkek değilsindir. Adamsındır. Adam olanınsa, eşinin ya da sevgilisinin ne denli dokunulmamış olduğu değil, sana ve aşkınıza ne kadar sahip çıktığıdır önemsediği şey".

Oysa iki kadeh içelim diye oturmuştuk o masaya. "Abi millet el değmemiş sevgili istiyor. Evlenmeyi düşünmüyor ama, "el değmemiş olmalı" diyor. Bu nasıl mantık yahu? diye sordum sadece. Sormaz olaydım. Ağzımdan girdi, burnumdan çıktı. Ah be Rüzgar Abi!! Yüreğine sağlık.

Eeee? Ne diyorsunuz?
Elinin körü!

El Değmemiş İsteyenlere "Elinin Körü" Demeniz İçin Yüzlerce Gerekçeden Sadece Birkaçı!
Cevapla