
Vol 0'ın devamı niteliğinde...
Muhtaçlık Doygunluğa Karşı
Bir erkeğin çekiciliği ne kadar muhtaç olduğuyla ters orantılıdır. Ne kadar az muhtaçsa ortalamada kadınlar için o kadar çekici olacaktır. Ne kadar çok muhtaçsa ortalamada kadınlar için o kadar az çekici olacaktır.
Muhtaçlık, bir erkeğin diğer insanların onunla ilgili algılarını onun kendisiyle ilgili algılarından daha öncelikli tutmasıdır. Muhtaç bir erkeğin eylemleri ve sözleri bundan dolayı birincil olarak başkalarını etkileme ve onların onayını kazanma amaçlı olacaktır.
Doygunluk, bir erkeğin kendisiyle ilgili algılarını başkalarının onunla ilgili algılarından daha öncelikli tutmasıdır. Doygun bir erkeğin eylemleri ve sözleri bundan dolayı birincil olarak kendi değerlerini ve arzularını hayata geçirme amaçlı olacaktır.
Paradoksal olarak, bir erkeğin ilgi çekme ve takdir edilme ihtiyacının olmaması başlı başına bir ilgi ve takdir mıknatısıdır. Bir erkeğin bazı insanların ondan hoşlanmayacağı ihtimalini kabul etmesi ve bundan yana bir sorununun olmaması, insanların onu daha da fazla sevmelerini sağlar. Bir erkeğin farklı görüşlere saygı duyması, çevresindeki insanların onun görüşüne katılma isteklerini artırır.
Muhtaç bir erkek daima diğer insanların onunla ilgili algılarını yatırım yapar.
Muhtaç bir erkek, kadınlara kendisine yaptığından daha fazla yatırım yapacaktır. Birlikte olduğu kadının düşünceleri hakkında, kendisi hakkında, hava durumu hakkında, kendisinin ne düşündüğü ve ne hissettiği dışında her şey hakkında daha çok endişelenir. Doygun bir erkek ise kendisine, birlikte olduğu kadına yaptığından daha fazla yatırım yapar.
Az yatırım ile kastettiğim şu; bir erkek olarak, kendi düşüncelerinizi, hislerinizi ve motivasyonlarınızı başkaları için, onların sizin için feda ettiğinden daha fazla feda etmeye gönüllü olmamalısınız.
Çevresindeki diğer erkeklere boyun eğen, kadınlara onunla olmaları için yalvaran, kendi ayakları üzerinde duramayan ve duyguları çevresindeki insanlar tarafından dikte edilen bir erkek mi? Yoksa kendi kaderini şekillendiren, başkalarının ona yöneltebileceği tehditlerden etkilenmeyen ve ona ilgi duymayan bir kadını kovalamayan bir erkek mi? Hangisi tercih edilir?
İkinci erkek, yüksek statüde bir profil sergiler. Eğer besin zincirinin tepesindeysen diğerleri tarafından kısıtlanmak veya onlara uymak için bir sebebin olmaz (kendin istemediğin sürece). Eğer besin zincirinin dibindeysen bütün hayatın diğerlerine boyun eğmek üzerine olacaktır.
Şunu belirtmekte fayda var; doygunluk yalnızca kendini umursaman demek değildir. Bu narsisizmdir ve birileriyle yatmana engel olmasa da iticidir ve disfonksiyonel ilişkilerle sonuçlanacaktır.
Bir kadına çekim duyduğun zaman ondan etkilenmelisin, ona yatırım yapmalısın. İşin eğlencesi burada zaten! Birileriyle ilişki kurmanın, birileri tarafından dokunulmanın ve kıpırdatılmanın birinci sebebi bu. Buradaki önemli nokta, kendine dair algılarınla başkalarının sana dair algılarını ne şekilde konumlandırdığın. Hangisi daha önemli? Seninkiler mi onunkiler mi?
İster biyolojik ister kültürel olsun, isterse de ikisinin bir karışımı; gerçek şu ki kadınların cinsel olarak çekim duyması, büyük oranda, erkeğin yanında rahat ve güvende hissetmeleriyle ilgilidir.
Erkekler, ilişkinin başında, cinselliğe kadınların biçtiğinden daha fazla değer biçtikleri için, ve cinsellik yaşama fırsatı erkeklerde kadınlara kıyasla daha nadir olduğu için, kadınlar iletişimin erken dönemlerinde daha az yatırım yapma ve daha özgüvenli olma eğilimindedirler. Bir erkek kadına yaklaşıp, ona yatırım yaptığı gibi kadının da ona yatırım yapması için kadını teşvik ettiğinde, buna cezbetme süreci denir. Cinsellik bu sürecin doğal bir yan etkisi olarak meydana gelir.
Cezbetmenin gerçekleşebilmesi için iki yol vardır:
1) Bir erkek, kadına kendine yaptığından çok daha az yatırım yaptığı algısını yaratır. (Doygunluk gibi gözüken muhtaçlık)
2) Bir erkek gerçekten de kadına, kendine yaptığından daha az yatırım yapar. (Gerçek doygunluk)
İlk yöntem (erkeğin sahte izlenimler yaratması), “performans” diye adlandırdığım şey üzerinden gerçekleşir. Erkeklere (ve kadınlara) şurada burada verilen ilişki tavsiyelerinin büyük çoğunluğu performans temelli tavsiyelerdir; şunu söyle, şöyle davran, onu hemen arama, ondan hoşlanmamışsın gibi davran, şu esprileri yap, vb.
İkinci yöntem (erkeğin daha az yatırım yapması), erkeğin kendi içinde gerçekleştirdiği ve tutumunun her yönünü uzun vadede dışarı sızdırdığı pasif bir süreçtir. Öğrenilecek, ezberlenecek hiçbir şey yoktur. Pratik yapılacak, çalışılacak hiçbir şey yoktur. Yalnızca kişinin, bulunduğu noktayı dışsal hedeflerde başarıya ulaşmaktan (daha çok kişiyle çıkmak, daha fazla sevişmek…) içsel hedeflerde başarıya ulaşmaya (daha iyi ilişkiler, duygusal olarak daha doyurucu ilişkiler, bütüncül mutluluk…) taşımasını gerektirir.
Muhtaçlığını kalıcı olarak azaltmak adına gerçek, kişilik seviyesinde bir şeyler yapmadan taktikler ve kız tavlama cümleleri öğrenmek ancak yüzeysel bir çözüm olmakla sonuçlanır. Kalıcı başka bir problemle ilgili kısa süreli ve geçici bir rahatlama sağlar. Daha fazla strese sebep olur. Ve nihayetinde kendimizle ilgili daha da kötü hissetmemize yol açar.
Muhtaçlığın üstesinden gelmek, söyleyecek ya da yapacak yeni şeyler öğrenmekle alâkalı değildir. Muhtaçlığının üstesinden gelmek zihin setinde, kendini algılayışında ve öz saygındaki değişimler vasıtasıyla mümkündür. Aslında kadınlarla ilgili fikrini değiştirmek kadar basittir.
Bir saniye durup düşünün:
Bir kadınla tanışmadan önce sizi sevip sevmeyeceği konusunda endişelenmek yerine onu sevip sevmeyeceğinizi merak etseniz?
Onu etkileme ihtiyacı hissetmek yerine sizi etkileyip etkileyemeyeceğini merak etseniz?
Sessizce oturup, sizi sevmesi için bir sonraki cümlenizin ne olacağını düşünmek yerine sessizce oturup onu sevmeniz için ne söyleyeceğini merak etseniz?
Sizi aramasını beklemek yerine o sizin aramanızı bekliyorken yapacak bir şeyler bulsanız?
Yeterince uzun boylu, yakışıklı veya fit olup olmadığınız konusunda endişelenmek yerine onun kaliteli yönlerinizin farkına varabilmek için fazla yüzeysel olduğuna karar verseniz?
Kusursuz bir partner olmaya çalışmak yerine sizi siz olduğunuz için seven bir kadının kusursuz bir partnere ihtiyaç duymayacağını düşünseniz?
Keyif alacağı bir diyalog aramak yerine keyif aldığınız bir şeyler hakkında konuşup bunların onun ilgisini çekip çekmediğine baksanız?
Onun onayını almaya çalışmak yerine kendi onayınızı ona verip vermeyeceğinize karar verseniz?
Neden sizinle olmak istemediğini düşünüp üzülmek yerine bunun muhtemelen sizin de onunla olmak istemeyeceğiniz anlamına geldiğini düşünseniz?
Yalnızca size zaman ayıran insanlara zaman ayırın. Yalnızca sizinle çıkmak isteyen insanlarla çıkmakla ilgilenin. Başkasını mutlu edecek şeyler hakkında endişelenmek yerine sizi mutlu edecek şeyler hakkında endişelenin. Sürekli birilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak yerine, sizin ihtiyaçlarınızı karşılayan birini arayın.
Kendinizi olmak istediğiniz kişiye dönüştürün, kadınların olmanızı istediklerini düşündüğünüz kişiye değil.
Kadınlar saygı duyabilecekleri, güvenebilecekleri erkeklere çekilirler. Eğer sürekli ne söyleyeceğine ve nasıl hissedeceğine dair onay arayışındaysan herhangi biri sana nasıl saygı duyabilir ya da güvenebilir?
Vol II'de görüşmek üzere...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
3Cevap
İyi bence...
güzel bir paylaşım olmuş
İyi iti
Doğru anlatım