Gördüğüm ve tanıdığım çiftler arasında MMF isteği hep erkek eşler (%100 oranla) tarafından talep edilen bir durum olmuştur. Peki MMF isteği kadın eşten gelseydi;
1. Nasıl karşılardınız?
2. Ne düşünürdünüz?
1. Nasıl karşılardınız?
2. Ne düşünürdünüz?
Fantazi olarak olabilir. Hayal edilebilir.
İstek geldiği zaman ki durum aradaki ilişkiyle alakalı. Yani sadece heyecan katma amaçlı olduğunu düşünürsem problem olmaz.
Ancak ilişkimiz kötüyse tabi iyi düşünmem. Aldatma isteği mi var? diye düşünebilirim.
Gerçek hayatta olmaz zaten.
Çoğu insan izlediği filmin etkisinde kaldığı için bunu düşünüyor. Bir kısmıda uygulamakta sakınca görmüyor.
Dediğim gibi sadece hayal ise olabilir.
ben bu isteği kadının yaptığını biliyorum. burada ks de bir üye vardı. atmışlar. istek ondan gelmişti. kocası dünden razıymış meğer :)
Erkek eş nötr olup, kadın isteyecek. Eğer erkek dünden razıysa, kadın bu duyguyu yaşatmak istemiş olabilir.
Sonuç?
Erkeğin MMF istemesinin birçok nedeni olabilir, bunun bana göre en büyük nedeni biseksüellik başlangıcı ve bi-curious olma durumu.
Soru erkeklere yönelik sanırım, bu yüzden cevaplamanın dışında fikrimi söylemek gerekirse, MFF yerine MMF tercihim olacaktır. Sonuç olarak merkez nokta ben olmalıyım çünkü.
Hiç tecrübeniz oldu mu?
Değişik bir tercih ve tecrübe olacaktır.
Partnerinizi bilemem ama kadın bu bileşimin orjininde olduğundan bahisle, çok mutlu olabiliyor.
Ben partnerime böyle bir istekle gitmem sanırım, bu saygısızlık olarak dahi nitelendirilebilir. Ancak bana böyle bir teklif gelirse partnerimden, geri çevirmem, hem onun çıkarları, hem kendi çıkarlarım için.
Dediğim gibi kişiliğimin getirisi olarak merkez noktası olmayı seviyorum, bu durumda herhangi bir ilişkide iki hetero erkekle birleşme yaşamak beni mutlu eder.
Peki... Bu tercih psişik salınımları da barındıran bir durum mudur, size göre?
Her sağlıklı insanın bir miktar kişilik bozukluğu olduğundan yola çıkarak, bu seksüel tercih de acaba bir anlık gel-git (iradenin yok olduğu an) istekle olan bir şeydir, ya da bir şey midir?
Dediğim gibi birçok nedeni olabilir bunun için, ancak bence bu bir anlık iradesizliğin getirmiş olduğu bir istek olmaktan çok daha derinlerde yatan ve bir kişiyi oluşturan temellerden; kimlikle ilgili bir şey.
Ben biseksüellik başlangıcı ve bi-curious olma durumu olarak nitelendirdim, zira çoğu MMF ilişkide aslında talepteki insan kadını yok sayıp, erkekle beraber olma düşüncesindedir. Kadın yalnızca aradaki bir cisim olup, kişiyi homoseksüellik kimliğinden uzaklaştırır ve daha iyi hissettirir.
Nicelik ve nitelik olarak bu tecrübeyi 2 yıldır yaşayan ve yaşamaya da devam eden biri olarak; ne şahsımda, ne de diğer eril kişide bunu gördüm. Hatta çoklarında birbirimize dokunmaktan pek de hazetmemişliğimiz vardır. İlginçmiş?
Empoze eden bir beyan gibi algılamadım zaten, algıda seçicilik olabilir mi bu savlamanız?
Söyleminizden, otokontrol kapsamında kendi değerlememi yaptım da;
Dişil özellikleri bile prensiplerim/tutkularım doğrultusunda değerlendirerek seçici davranıyorken, eril bir yaşayana kendimi düşünemiyorum. Belki sizin korteksinizde olmasa bile alt beyninizde böyle bir güdüsel fikir olabilir mi?
Aslına bakarsanız buna tam bir yanıt verilmesi doğru olmaz. Hayır da diyemem, evet de. Bilinçaltımda nelerin yattığını ben bile bilmiyorken özellikle.
Kadınlarda seçici olmanız, erkeklerle beraber olamayacağınız anlamına gelmiyor. Sizin söylediklerinizden çıkarabileceğim iki şey var; ya homofobik düşüncelere sahipsiniz, ya da gerekten biseksüel eğilimleriniz var / vardı. Büyük ihtimal ilki.
Kesinlikle homofobik biriyim, tabi rahatsızlık seviyesinde değil. Biraz çevresel faktörlerin etkisi, biraz da mesleğimin kişisel düşüncemi etkilemesi sebebiyle uzağım, hem de çok uzağım.
Neden bunu güdüsel bir fikriniz olabilir diye dile getirdim. Partnerim ile ilişkim 5 yılı geçti. Son bir yıldır aşırı derecede strapon ile farklı birleşimler yaşamak istediğini beyan etti, acaba kadınların bir tutkusu mu bu diye düşündüm...
Türkiye'de homofobiyi, kendi neslim ve geçmiş nesiller için çok doğal görüyorum. Hak veriyorum size o konuda.
Kadınların genel tutkusu olduğunu düşünümüyorum, bu daha çok kişiliğe göre değişiyor, aslında evet, bir bakımdan bilinçaltında yatan şeylerden dolayı böyle bir istek ve tercih gerçekleşiyor. Ancak söyleyebilirim ki, strap-on kullanımı cinsellikte kadına "güç" kavramını çağrıştırıyor ve yaşatıyor. Tabii, cinsellikte dominantlığı yaşamanın tek yolu bu değil, böyle görülmemeli de.
Libidoik ve anatomik olarak kadın istese de dominant olamaz, olamıyor da?
Anatomik olarak olamayabilir, ancak cinsellikte pekala olabilir.
Strap-on ile cinsellikteki baskınlığı "erkekleştirmek" hoş değil. Uçlardan örnekler vermek gerekirse, kölelik durumu da kadının baskınlığı ile alakalı. Submissive çok erkek var, ve bu erkeklerin üzerinde hakimiyet kurmak için takma bir penise gerek yok.
Veya bunun tamamen dışında, facesitting ile, veya footjob ile dahi kadın baskınlığını kurabilir, erkeği elinin altına alabilir. İtaatkar bir erkekleyken her kadın olabilir.
Facesitting konusunda ben sizin gibi düşünmüyorum.
Uyarılma konusunda kadınlar, erkeklere nazaran biraz daha zor tava geliyor. Bunun içinde bazen seksüel oyunlar oynanabiliyor. Bunlardan birisi de oral zevki kadına dolu dolu yaşattığı için facesitting diyebilirim. Belki de ben öyle olduğum için olabilir ama kadınlar oral seksi erkeklerden daha çok seviyor.
Eğer facesitting'i böyle nitelendiriyorsanız, düşüncenize göre bütün önsevişme ve tensellik kadını hazırlamak için, ki bu yanlış bir söylem olur.
Facesitting ve normal oral seks arasında çok fark var. Facesitting, kadına üstte olma, yine bir baskınlık ve partnerini yönetme duygusunu verirken, normal oral seks yalnızca kuru bir uyarılma yerinde olabilir.
Devinimsel düşünceler ve bilişsel/duyuşsal/sezişsel hareketlerden yolarak çıkarak; çok defa test ettiğim ve neticesinde kadının gerçek seksüel enerjisini birleşmeden daha çok okşanma ve ilgilenilmeden aldığı su götürmez bir gerçek.
Oralın içeriksizi de, farklı uygulanması da kadını kendi benliğine ve doğal yapısına büründürüyor; aynı hafif alkol almış kadının cesaret yüklemesi yapıp hafif kendi olması gibi bir şey...
Evet, bu bir gerçek, ancak sırf kadın burada daha çok zevk alıyor diye bütün bu tenselliğin kadın için olduğunu söyleyemezsiniz. Bundan (kadın kadar olmasa bile) pekala zevk alan erkekler var, ki doğru olanı da bu.
Evet, oralın yorumlanması biraz da öyle ancak, cinsel pozisyonların fiziksel faktörler dışında değişmesi ve yorumlanması da aynı şekilde bir etkiye sahip.
Tarih ve tarih öncesi bütün idealar, bütün dogmalar, bütün paradigmalar ve paradokslarda kadın ve kadının seks algısı aynı yorumlanmıştır.
Sadece ademoğlunda değil, hayvanatta da bu böyledir. Dişinin hazırlanması ve uyarılması gerektir. Yalnız mental gücü sınırlı olan eril kapasite dişil seçicilik önünde büyük bir mağlubiyet alması da bundandır.
Aslında cinsellik ve üreme kadının ta kendisidir.
Peki bilgili olduğunu değerlendirdiğim sizin, en büyük cinsel handikabınız nedir? Cinsiyet veya tekil bazda?
Hm... güzel soru.
Düşünüyorum da, belli bir handikap sahibi olmadığımı söyleyebilirim. Cinsiyetimin getirdiği herhangi bir handikap yok, en azından öyle görülen eksikleri ben öyle değerlendirmiyorum; örneğin fiziksel kuvvet, geç ulaşılan haz... bunlarla sıkıntım olmadı hiç.
Handikap olarak nitelendirmek doğru mu bilmem ancak, kardeşim, benim zayıf noktam olmuştur daima. Bu konu çok şekilde yorumlanabilir ve tepki alabilir. Konuşmamayı yeğlerim o yüzden.
Kesinlikle saygı duyarım.
Haddi aşmak değil, dost meclisinin sohbet deryasından feyizlenmektir nihai isteğim.
Sıkıldıysanız bırakabilirsiniz?
Af edersiniz.
Sormayı ve sorgulamayı seviyorum. "Neden" ve nedenin ters köşesi olan "varsın olmasın, nolacak" sorularını farenin havayı koklaması kadar çok kullanırım.
Sorgulamaktan kastım, bireysellik değil, sosyoloji ve antrpolojiyle ilintili olarak toplumsal öngörüler oluşturmaktır.
Örneğin, bu sayfaya girip, bu sohbeti okuyanlar var mı sizce?
Bence yüksek ihtimal var ve bu insanlara sizin gibi karakteristik farkındalık yapan hanımlar güzel bir örnek teşkil ediyor; zamane jenerasyonuna.:)
Bireyselliğin dışındaki sorgulama ile ulaşabildiğiniz sonuca, başka şekillerde de ulaşabilirsiniz. Gözlemleme örneğin.
Genelleme yapmayı sevmesem de söyleyebilirim ki, bu sayfadaki sohbetimizin tamamını okuyan insan sayısı, bir elin parmak sayısını geçmeyecek kadar azdır. Sitenin bu kısmına genelde insanlar materyal arayışı için geliyorlar. Bunun dışında örnek teşkil edercesine cevaplar vermek hoşuma gidiyor. Ancak örnek olmak için kategoride yazılar yazmak daha etkileyici ve sağlıklı sanırım
O halde kategoriniz, cinsellik mi oluyor?
Benim daha evvel, kişilik ve diğer kategorisinde yazışmalarım olurdu. Sonra, bundan 4 ay evvel farklı bir düşünceyle bir siteye üye oldum. Maalesef oradan edindiğim havanın rüzgarı beni buradaki cinsellik kategorisine taşıdı, diyebilirim. Aslına bakarsanız, pek de faydalı bilgiler içerdiği söylenemez; sanki kadın erkek savaşı var. Kadın erkek aşkı yaşanması gerekirken...
Hümanist misiniz?
Edindiğim kanı: ne olduğunu bilenle, neticesinde istediği kişi olmak hedefine ilerleyen biri gibi algılandınız, şahs-ı nazarımda?
Yaşınız öğrenmem de mahsuru var mı? Özel bir soru olabilir, cevaplamak lüzumunda değilsiniz.
İnternet dünyasına ve onun sahte yüzlerine aykırı bir tavır sergiliyorsunuz.
Neden böylesiniz desem?
Peki, size aphrodisiac48'i sorsaydım...
İlk intibanız?
İnsanların bıraktığı ilk izlenimleri pek öneme almıyorum, zamanla bunu öğrendim. İyice tanınan insanlar daima bu kısır zincirleri yıkabiliyor çünkü. Bu nedenden dolayı davranışlarınızla bıraktığınız ön izlenimi paylaşmayacağım.
Ah, ama tanımadan, yalnızca "aphrodisiac48" rumzunu görseydim, 48 yaşında ve kendisini libidoyu arttıran bir uyarıcı olarak gören birisi olduğunuzu düşünürdüm sanırım.
48; Muğla plakası. Aslen Muğlalı değilim, mesleğimin gerekliliği sebebiyle burada yaşıyorum. Yalnızlık ve dört duvar arasında bir hayat...
Aphrodisiac ise; yol arkadaşımın tanımı, beni mutlu edecek kişinin ilk takınılacak etiketi...
Çünkü özel dünyamı zengin, bonkör, çocukça, her anıyla yaşamak isteyen ve bundan zevk alan biri. Carpe Diem değil, hedonik hiç değil; sadece tekil ve tüm varyantlarıyla.
İşte ben.
Teşekkürler...
Peki FreeNile ile anlatılmak istenen neydi?
İsmim Nil. "Nile" oradan geliyor.
"Free" ise özgürlükçü düşüncelerimi yansıtıyor bana göre. İnsan özgür olmalı, kimliğini yaşarken kimliğinin kurduğu parmaklıkların arkasına düşmemeli. Özgürlük, özgür olmak, en büyük nimet benim için. Aynı zamanda ironik olacak ki, kardeşimin adı da Özgür.
1. Tutkulu musunuz?
2. Gülmeyi sever misiniz? (Yer/Zaman/Kişiler önemli olmaksızın)
Tutkulu değilim. Bende tutku haline gelen çok az şey olmuştur geçmiş hayatımda da.
Gülmek... gülmeyi severim elbette ancak adını verdiğiniz faktörler çok etkiliyor. Kardeşimle veya partnerlerimle olmadığım sürece insanların arasında gülemiyorum. Belki anti sosyallikle alakalı bir durumdur.
Bunun dışında gülmek su gibidir. Kim sevmez ki gülmeyi?
Tutkulu olmadığınıza üzüldüm.
Ben aşırı tutkulu biriyim.
İnandığım ve gerçekten tüm benliğimle istediğimde o an gerçekleşmediğinde tüm duygularım ve düşüncelerim alt üst olabiliyor; %90la...
Gülmek ise bana bana zor, güldürmek ise çok kolay geliyor.
İstediğimi elde ederim genelde. Ancak edemediğimde bu kadar üzülmem, hayatın getirilerine alıştım sanırım.
Bahsi geçen şahısların dışında pek insanları güldüremem. Ancak kardeşim ve partnerlerimle çok hoş, güle oynaya vakit geçiririm... en azından şimdiye kadar böyleydi.
En İyi Cevap için teşekkür ederim.
Huzurunuzdan kovulmadan evvel, hakkınız olduğuna inandığım kırmızı gül simgesini yollamak istedim.
Aslında yollamak istediğim bir şey daha var ama sırası olamayabilir...
Rica ederim.
1996 yılından itibaren internet hayatındayım:
1. Sizin gibi farkındalık yaratan biri daha olmadı.
2. Sizin gibi olgun tavırlı biri görmedim, görmediğim gibi böylesine sohbet yapamadım.
3. Gerçek bir kadının varlığını bu yaşımda ilk defa hissettim denebilir.
Asıl ben teşekkür ederim.
Övgü içeren cümleleriniz için çok teşekkür ederim. Sanırım internette de olsa içinde olduğum felsefeyi, "kendin ol" felsefesini uygulamakta başarılı olduğum anlamına geliyor bu. Bu da beni mutlu eder. Teşekkürler.
Kast etiğiniz şeyi doğru anladıysam, site kapanmadan eklemenizi öneririm. Sohbetimize buradan devam edebiliriz.
Bu sitede ikinci yolladığım arkadaşlık talebi sizeydi, daha önce de birine yolladım ama sonrasında çok üzüldüm denebilir. Tövbe etmiştim.
:)
Çok güçlü bir erkeğin, kadının merhamet dünyasına özel olarak sığınmasının arkasından hançerlenmiş gibi bir hissiyata ram edilmek ve benim yerle bir edilişimdi.
:(
Sanırım çıktınız, güzel sohbetiniz için çok teşekkür ederim. İyi geceler dilerim...
konuşmanın bir kısmını okudum. sonra uzun geldi vazgeçtim :) bir yerde kadının cinsellikte nasıl dominant olabileceğini tartışmışsınız. sonra da anatomik olarak mümkün değil demiş biriniz. bence tam tersize MMF tek başına kadının anatomik olarak ne kadar dominant olduğunu gösteriyor. DPden çok özellikle DV de erkek bildiğin iki erkeği harcıyor ;)
Elektrik kesintisi dogal bir sorun, ben sizi kirdigimi dusunmeye baslamistim.
O kisi listemde durmuyor, durmamali da...
Sayın üyeler, soru cevaplanmış ve bu sitenin gereği olarak EİC de seçilmiştir. Sayın Novalgine, o an o düşünceyle sorulmuş bu soruyu ve geçmişte kalmış saygı çerçevesinde gerçekleşmiş diyalogu yeniden canlandırmanız hoş olmamış, lütfen güncel alanları ve soruları takip ediniz. Saygılarımla.
Cevap
2Cevap
MMF nekı? acıklasan da bılsek bılenı var bılmeyenı var :)
2 erkek + 1 bayanın cinsel anlamda birleşmesi...
İyi,güzel faydalı :) Beyin bedava.
Tansiyonun çıkmış olabilir.
:)
Kızlardan En İyi Cevap seçilmiş, ancak hala cevabını paylaşarak katkıda bulunabilirsin.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
En İyi Cevaplar