Değerli bir editörümüzün, pornografi sayesinde sevişmeye çalıştığımızı ve bunu dahi beceremediğimizi düşünerek, 52 saniyelik bilimsel kanıttan da güç alarak, Fanteziyi Pornodan Öğrenen Türk Erkeğiyle Sevişmek Neden İşkenceye Dönüşüyor? başlıklı paylaşımındaki, cinsel fantezilerdeki düş kırıklıklarına yönelik yaklaşımına;
Sevişmeyi, bacaklarını ayırıp, "gözlerimi kaparım, işime bakarım, bitse de uyusak" mantığında arayan milyonlarca Türk kadını için de söylenecek bir çok şey olmalıydı. Cinsel birliktelik, tek bir tarafın heyecan ve fantezilerine yüklenecek kadar basit bir durum değildir. Ayın 2 haftasında regl döneminden bir türlü kurtulamayan, üçüncü haftasında baş, kıç vs bilumum ağrı sebepleri bulan, kalan bir haftası için de bir ya da iki geceyi "kadınlık vazifemi yerine getireyim bari, adam başka hatuna kaçacak" diye düşünerek erkeğini basit bir makine gibi gören kadınlara 52 sn çok bile. Seks yapmak ile, tutkuyla sevişmek arasında dağlar kadar fark olduğunu göremeyen kadın da olsa erkek de, sonuç hep hayal kırıklığıdır. Orgazm dediğimiz o büyülü haz, birlikte yaşanmadığı sürece, sevişmek tüm anlamını yitirir.
şeklinde yaptığım görüşe, hanımefendinin "52 saniye çok bile derken? İşlevsel bozukluk ile övünmek de neyin nesi? Sizin bu mantığınız Türk erkeğinin değişmeyeceğini bu yüzden de başka denizlere yelken açmak gerektiğini gösteriyor." cevabı, hem anlaşılamamış olmam olasılığını güçlendirdiği için hem de mantığımın yerle yeksan edilmiş olması nedeniyle, bu konuya dair bir şeyler yazmaya ihtiyaç duydum. Elbette amacım polemik yaratmak ya da değerli üyemizin fikirlerine saygısızlık etmek asla değil. Türk erkeklerinin avukatlığına soyunmak gibi de bir derdim yok üstelik.
Pornografi ile Sevişmek.
Her şeyden önce "pornografi" ile "sevişmek" kelimesi aynı cümlede bir araya gelmemeli diye düşünürüm hep. O zaman adı sevişmek olmaz bana göre. Sevi, yani aşk. Kökü aşktan gelen bir kelimenin yanında ucuzlatılmış seksin ne işi olabilir? Her zaman diyoruz. Cinsel birliktelikleri anlamlı kılan, doyumsuz bir orgazmı yaşatan şey, karşılıklı uyum ve partnerini doruklara çıkaracak dokunuşları doğru analiz etmektir. Yok seks yapmaksa derdiniz, bütün görseller, ekipmanlar, hatta medya elinizin altında. Bir telefon uzaklığında eskortlar, jigololar. Bir tuşa tıklamak kadar yakın kostümler, ilaçlar, bilumum alet edevat. O zaman zaten ne kadının kadın olmasına, ne erkeğin adam olmasına ihtiyacımız yok. Sevgili olmanızı da kimse beklemiyor sizden. Buyurun. Bütün fanteziler emrinizde. Doyurun bedeninizi doyurabildiğiniz kadar.
Yaşanılabilirliği Ne Ölçüde Mümkün?
Tıpkı "Adamlar ne film yapıyorlar"diye prodüksiyonuna hayran kaldığınız yabancı aksiyon filmleri gibi, "Ne sevişiyorlar be"diye dibine düşerek iç geçirdiğiniz o pornografik sahneler de abartı sanatıdır ve birer kurgudan ileri gidemeyecek kadar teknolojik donanımlarla çekilirler. Uygulama noktasında ne kadınlar bu denli beceriklidir, ne de erkekler bu denli güçlü. Aerobik Jimnastik Dünya Şampiyonası' nda ilk 50' nin içine girebilecek kadar yetenekli bir kadın, bilumum hormon ilaçları ile şişip, içeride neredeyse 60 dakika kalmayı başarabilen başka evrenlerden gelen bir erkek değilseniz elbette.
"52 Saniye Bile Çok" Dediğimiz Kadınlar
Hayal dünyaları nirvana olan, gerçekleri sevgilisini kapıda eşofmanla karşılamaktan ileri gidemeyen kadınlarımızdan bahsediyoruz. Söz konusu Türk erkeği olunca doruklara ulaşmak mümkün değilmiş ya hani.
Karşısında dans şov yaparak, vücudunu yavaş yavaş erkeğine seyrettirme zevkini yaşamak isteyen kaç tane Türk kadını olduğunu gerçekten merak ediyorum. Olsa olsa, o zevki yaşamak istediğinden değil, bir yerlerde görüp de "Dur ben de yapayım. Belki herif başka kadınlara ağzının suyu akarak bakmaktan vazgeçer"düşüncesiyle, üzerine hiç yakışmayan komik bir kılıfa girerek yapmıştır bunu. Sahte bir yaklaşım, kadınını arzulayan bir erkeği, değil 52 saniyede boşalmak, erekte bile edemez.
Ahmet Altan' ın da dediği gibi, "Nice kadınlar tanıdım ben" eski bir barmen olarak. Romantizmin doruklarına ulaşıp, simsiyah geceleri en renkli hale getirme çabalarımın sonucunda dünyamı karartan. Odunluğu erkeğin üzerinden şıp diye çekip alan hani. Panter görünüp, öküz olmak konusunda erkeği mumla aratan. Örnek mi istiyorsunuz? Elbette. Buyurun. Merak ediyorsanız tıklayın lütfen. Kadınlar da "Odun" Olabilir mi?
Yatak odasının dört duvarı arasına hapsolmuş, yatak içine sıkışmış, "ayıp" ile yorgan altına gömülmüş bir mahkumiyet için gardiyan ve mahkum kostümü, cop ve kelepçe kulağa ne de hoş geliyor değil mi? Ama değil. Hadi, kadınımızın fantezi dünyasını yatak odası sınırı dışına çıkaramamasını kabul ettik. Kostümlerden, coptan kelepçeden de vazgeçtik. Ya o heves heves alınan tangaları, seksi gecelikleri, kışkırtan iç çamaşırlarını, çekmecelerin en kuytu köşeleri yerine, üzerinde görmeyi beklerken, kedicikli pijama takımlarının içinde göbeğine kadar çekilmiş sıradan bir külot ile yatmak nedir?
Yani, çiftlerin rızasına bağlı olarak, fiziksel baskı ve dayanılabilir acı verme yöntemiyle, şiddeti oyuna çevirerek cinsel uyarımı sağlamak fantezisi. Hard seks yapmayı hart diye ısırmak sanan bir kadının, henüz göğüs uçlarını dudaklarının arasına aldığın anda "oha ayı acıtıyorsun" tepkisiyle karşılaşırsın. Kalçalarına indirmeye hazırlandığın tokatların, dogy haliyle çifte olarak çenende patlaması yüksek bir olasılıktır. Türk kadının % 90 nının BDSM si ancak, hemcinsiyle kıyasıya bir yarış halindeyken ortaya çıkar, erkeğiyle sevişirken değil.
Yatak Dışında Sevişmek mi Dediniz?
Aşk mekan seçemezken, aşkın en doyumsuz hali olan sevişmenin heyecanına heyecan katmak, erkeğin değil kadının çekincesi olmuştur genellikle.Çekersin arabanı kimselerin rahatsız edemeyeceği bir kuytuya. Kuş, böcek ve yaprak sesleri dışında tek bir canlının sesinin duyulması bile imkansız olmasına rağmen, kendini güvende hissetsin diye arabanın koltuklarını her pozisyona uygun hale getirirsin. Saçlarını okşamaya başlarsın büyük bir keyifle. Ardından dudaklarına uzanır dudakların. Kaparsın gözlerini ufak dokunuşlar için. Arada bir açarsın göz kapaklarını. Görmeyi umduğun şey gözlerine dokunan gözleridir. Ama o gözler fal taşı gibi açık bir halde, etrafı gözlemekle meşguldür gözlerin yerine. Sevişmeyi "becerilmek" diye nitelendiren bir kadından duyacağın şu cümle, tarumar eder tüm hevesini. "Beni burada mı becereceksin".
Bunu bize pornografi öğretmedi.
Bilinenin aksine erkekler değildir yatak bağımlısı. Yatak odasını sadece kadınına sarılarak uyumak için kullanır bir erkek. Sıcaklığını sıkı sıkıya hissedebilmek için. O evin her metrekaresi sevişmek için olabildiğince idealdir. Ve oldukça heyecan verici.
Mutfakta yemek hazırlığı yapan kadını ile cilveleşmek, etek yerine sıkı ve kalın bir tayt giymiş olmasına bile aldırmadan elleriyle uzanmak en can alıcı noktalarına. Tatlı öpüşlerle kulak memelerine dokunurken, aşkı fısıldamak kulaklarına. O tezgahın üzerine oturtup, bacak arasında hissettirmek o an onu ne çok arzuladığını. Saçları yüzünde gezinirken aldığı hazzı. Tam önünde eğilip cennetten bir bahçeye dönüştürmeye hazırlanırken o mutfağı, gelen telefonu sırf merakı ile açma ısrarı yüzünden, büyünün bozulmasına sebep olan erkek değildir. Erkek o telefona hiç bakmaz ya da fırlatıp atar bir köşeye.
Gerek erkek gerek kadın olarak doruklarda bir orgazm için, bir tarafın yeteneği değil, her iki tarafın da partnerine yaklaşımı çok önemlidir. Giyiminden kuşamına, bakışından gülüşüne, öpüşünden dokunuşuna kadar her şekilde etkilemek, aklını başından almak, arzulandığını hissettirebilmektir sağlıklı sevişmenin sırrı. Yoksa vajinanın otopsi raporunu çıkarmaya çalışmaktan, boğaz enfeksiyonu kontrolü için penisi abeslang yerine kullanmaktan ileri gidemezsiniz.
Evet, pornografi cinsel yöntemler konusunda fikirler verebilir. Ama asla birbirlerini deli gibi arzulayan çiftler için bir uygulayıcı olamaz.
Üzgünüm. Bu konuya dair yazacak o kadar çok şey var ki, kitap olur cinsinden. Yine de altını çizmek gereği duyuyorum.
Cinsel birliktelik, partnerinin hazzına haz katabilmek adına, onun beklentilerine sınır koymamak ile, en önemlisi karşılıklı uyum ve eşini DUYUMSAMAK ile doruklarda yaşanır. Orgazmı muhteşem kılan şey, tutkuyla sevişmektir.
Sevgiyle kalın. Sevi ile. Rüzgar.
52 Saniyede Boşaldığı Düşünülen Türk Erkekleri Yüzünden, Türk Kadınlarının Başka Denizlere Yelken Açması Gerekiyormuş!
Bütün kadınları genellmek ne kadar doğru onu pek anlamadım kimi sever kimi sevmez yenilikleri nasıl ki kilolu zayıf güzel çirkin diye ayrıt ediyorsanız fantazi seven ve sevmiyende vardır ben fantazilere açığım eşim le de uyum içerisinde yim bir başkası yapmıyirsa bana ne ya da sizene kime ne ya ben kocaman ya da sevgilimile fantazilerden artk su ayrmlardan kurtulun yahu yok Rus kızı Rus erkeği istemiyorsnuz ülkedn çekip gidin kimse kimseye tahammül etmek zorunda değil herkes isteği kişiyle evlenir ya da boşanır bunlara kafa yormamak lazım
Gerçekten bir kadın olarak hak verdim çok doğru noktalara değinmişsin. Kadınlar cinselliğin sadece erkeklere özgü bir şey olmadığını öğrenmeli ama bence bu konuda çok yol katedildi. Eskiden kadın kocasıyla ilişkiye girerken zevk duyduğu için inlese kocası tarafından kötü bakılırmış. Çok uzak zamanlar değil anne babamızın zamanları daha bunlar. Kadınların böyle olmasında çok suçlu olduklarını düşünmüyorum malesef. Kadınlar için cinsellik evlilikte başlar öncesinde iki kelimeyi bir arada kullanılması bile ayıp olan bir toplumuz hala. Evlendiğinde de birden adapte olmalarını beklemek doğru değil bence. Kadın önce kendini keşfetmeli kendi vücudundaki ateşi yakalamalı sonra bir şeyler yaşamalı. O yüzden derim ilişkiye girilecekse hazır olmak önemli. Evlenmek hazır olduğu anlamına gelmez ömrü boyunca hazır olmayan kadınlar var. Tanımıyorlar çünkü cinselliği kocasına olan vazifesi olarak görmeye dayatılmışlar. Haklısın gerçekten diyorum erkeklere suç atılmamalı sadece ama kadıların böyle olmasında da erkeklerin payı büyük bunuda göz önünde bulundurmak lazım. Kadın kendini tanıdığında karşısındaki erkeğide arzular. Hatta o zaman ilişki sırasında erkek kendini kadına tanıtır kadında ona kendini tanıtır o zaman mükemmel uyum yakalanır diye düşünüyorum 😊
Her iki yazıyı da okudum. Her iki yazıda da yazıyı yazan kişiler kendi cinslerinin yaptığı hataları göz ardı ediyorlar.
DobraKadınn'ın yazdığı bence de ki "Kadın" tutkusu körelmemiş, tutkusuyla barışık, tutkusunu hayatını renklendirmek için kullanan erkeğini bu konuda memnun etmek isteyen bir kadın.
Senin yazdığın bence de ki "Erkek" duygusu körelmemiş, tutkusunu duygusuyla birlikte yaşatan, tutkularını duygusal sebeplere bağlayan ve kadınını dokunarak seven, saran bir erkek.
Her ikinizde kendinizi yansıtmışsınız. Ve karşı cins de gördüğünüz hataları yazmışsınız. Ama düşünmediğiniz ya da göz ardı ettiğiniz bir şey var : Hem cinsleriniz sizin gibi değil.
İkinizde karşı cins hakkında güzel yorumlar yapmışsınız ve tarafsız bir insan olarak ben büyük bir ölçüde karşı cinsi iyi yorumladığınızı düşünüyorum.
Gerçekçi olalım. Türk erkeklerinin çoğu DobraKadın'ın eleştirdiği davranışları sergiliyor. Türk kadınlarının çoğu Senin eleştirdiğin davranışları sergiliyor.
Bu eğitimsizlikten ve ülkemizde cinselliğin tabu olmasından kaynaklanıyor. Tabi zaman ve devir değişti bizden sonraki nesil için cinsellik tabu olmaktan uzak olacağından bu tip sorunları onlar yaşamayacaklar.
Biz artık sitem etmek ve eleştirmek yerine karşı cinse istediklerimizi rahatça söyleyelim kendimizi sıkmayalım ve cinsel isteklerimizden utanmayalım.
Yapmayın lütfen. Henüz hayatının baharında, 21 yaşındaki genç bir kadının bu denli fütursuzca, güçlü kanıtları varmışcasına, sayısız deneyimi olmuşcasına, kendi fantezi dünyasındaki yetmezliklerini Türk erkeklerinin üzerine yıkarak, "izlediğinizi bile uygulayamayacak kadar yetersizsiniz" demeye çalışmak, tüm Türk erkeklerini aynı kılıfa koyarak aşağılamak da neyin nesidir? Hoşgörülü yaklaşımınıza diyecek tek lafım yok. Fakat gerçek şu ki, bir konu hakkında değerlendirme yaparken ya da paylaşımda bulunurken, güçlü delilleriniz ve yaşanmışlığınız olması gerekir. Yoksa adı sadece "yazmış olmak için yazmış" olur. Çok teşekkür ederim hem ilginize hem tarafsız görüşünüze, hem olgun düşüncelerinize.
Bahsettiğiniz konuyu henüz okuyabildim. Özeleştiriye kesinlikle yer verilmeyen, her ne kadar öznel olsa da nesnel gibi aktarılan bir bence olmuş. Açıkçası sitede "editör" olmuş fakat -bana göre- başarısız benceler yazan kişilere rastladığımda şaşırıyorum. Elbette her iki cinste de hatalar var. Belki de şöyle düşünmeli, "pek çok kadın bu kadar isteksiz sevişirken erkek de işini halletmeye mi bakıyor en kısa sürede?" Evlenmeden cinselliğe bu kadar katı yaklaşırken, evlendikten sonra dahi alışkanlığından ötürü kendini eşine teslim edemeyen insandan ne denli başarılı seks hayatı beklenebilirdi ki? Bahsi geçen mevzu evlilik öncesi ve sonrası değil, biliyorum fakat kadınlık bu kadar bastırılmış ve erkeklik bir o kadar kışkırtılmışken elbette kötü giden bir şeyler olacaktı. Cinsellik sadece vajina ve penisten ibaret değil, aynı zamanda beyinle de alakalı. Her ne kadar kötü sevişen erkek varsa, bir o kadar da sevişmeyi bilmeyen kadın var diye düşünüyorum.
Mantığı çok iyi yakalamış biri olarak önünüzde saygıyla eğiliyorum. Ancak bu denli haklı cümleler kurulabilirdi. Doğru kanalize etmek, aklını kullanabilme yetisine sahip insanların harcıdır. Tebrikler ve teşekkürler.
Yazdiklarinizin bir cogu dogru ve haklisiniz ama su var yas olarak belki kucugum ama su dusuncelere de sahibim bunca yil toplumda ozellikle de turk toplumunda utanmasi gereken kendini sakinmasi gereken ya da karsi cinsi yoldan cikaran hep biz sayildik haliyle cekindik kendimizi kapattik su an bile mastürbasyon kelimesini kullanmaya cekinen telafuz edemeyen kisiler cok aramizda her erkek kadiniyla guzel tutkulu seyler yasamak ister peki ya bunun icin her iki tarafinda guveni tam mi peki? Hersey aramizda diye guvenen kendini esine teslim eden kadinin esi bir iki gun sonra arkadaşına sanki sadece herseyi kendi yapmis gibi gerine gerine erkekligini ispatlamaya calisiyor kisacasi her iki tarafinda yanlislari var ve toplumumuz bu konu da cok geri ve bilincsiz
Hiç şüphe yok ki haklısınız. Ama her geçen gün daha bilinçli, daha eğitimli, daha akıllı bireyler oluyoruz. Ne erkekler kadınları ile yaşadıkları özel anları anlatmayı erkeklik sayıyor, ne de kadınlar erkeklerinden kendini saklıyor. Her konuda olduğu gibi, cinselliği de konuşarak çözmeye başladık. Eşimizin, sevgilimizin, partnerimizin ne istiyor olduğunu, nasıl daha fazla haz duyduğunu anlamaya ve öğrenmeye başladık. Çünkü artık birlikteliklerimizde domine olmayı değil, paylaşmayı daha tutkulu buluyoruz. Düşünsenize, bilinçli ve eğitimli yetişen gençler, namusu bacak arasında bile aramaktan vazgeçtiler. Bu bile oldukça olumlu bir gelişme değil mi sizce de. Her konuda olduğu gibi, cinsel birliktelik konusunda uyum şart. Anlaşılabilir olmak ve anlayışlı olmak. Teşekkür ederim katkılarınıza ve ilginize. :)
İşte bunlar ve nihayet birisi bunu emek verip dile getirebilmiş. Evet kadınlarımız çok değişti ve beş para etmezler. Ya ye, iç, gez, toz bana dokunmayan bin yıl yaşasın, ya da ben nasıl istersem, verirsem kardeşim. Zardı, namustu, zinaydı, sözde namustu, ahlaktı diye diye aşkı mahvettiler, hapsettiler kendi yalnızlıklarına bizleri. Ne adam gibi savebiliyoruz artık nede aşk ile sevişebiliyoruz. Her şey onların nasıl istediği, ne istediği, ne derselerinde kaldı artık ve hiç adil değiller hemde hiç...
Haklı olduğun noktalar var ama, ben daha çok erkeklerin kadınların ruhuna dokunamıyor olmasına bağlıyorum bunları. Aşk'a dokunmak aşkla dokunmak varken, annesinin bulduğu kızı alıp sonra da 'lan iki posta gittim' diyebilmeyi yeterli görüyorlar. Çok kaba bir tabir ama girip çıkmayı sevişmek zanneden türk erkeklerinin yarattığı bir imaj bu.
İşte ben de "bu ayrımı iyi yapmak lazım" diyorum. Tıpkı senin şu anda yaptığın gibi. "İki posta gittim" zihniyetindeki erkeklerden daha fazlayız. "Ben bu adama veririm, ama önce süründürürüm" zihniyetindeki kadınlardan daha çok Türk kadını olduğu gibi. Benim karşı çıktığım şey de bu. Türk kadını ve Türk erkeğini böyle basit bir kalıbın içine koymak oldukça yanlış. Güzel sevişebilmenin milliyeti olmaz. Duyumsamak gerek önce. Ne yani? Ben ve benim gibiler Türk değil mi şimdi?
Tek eşliliğe değer verdiğim iiçin, cok fazla deneme fırsatım olmadı ama 😅 bildiğim birşey varsa erkeği yöneten kadındır. Kızlar biraz da takkeyi kendi önüne koyup düşünmeli
Öncelikle bu güzel anlatımınız için teşekkürler. Yakın zamanda editör olarak görmeyi çok isterim sizi.
3 benceyide okudum.@dobrakadin in bencesi öznel olmaktan çıkıp nesnel olmuş. Diğer üyeler gibi ikinizde haklısınız diyip suya sabuna dokunmaz bir yorum yapmayacağım. Sana katılıyor, her cümlenin altına imzami atıyorum. Eline sağlık. Takibe aldım. Diğer bencelerinide okuyacağım.
Neden rahatsız oldun anlamadım. Nasıl Türk erkekleri Rus kızlarını övüyor ve onlarla aşk yaşamak istiyorsa, biz Türk kadınları da daha medeni, iyi sevişen Avrupalı erkekleri tercih edebiliriz. Günümüzde İngilizce öğrenmek bile zorunluluk. Başka ülkelerin erkeklerini tanımak hakkımız. Acı gerçekleri kabul etmeyen Türk erkeği, sevişememe yoksunluğu çekmeye mahkum. Evet Türk erkekleri erken boşalıyor ve dünya kadınları yatakta Türk erkeğini sınıfta bıraktı. Türk erkeği, mutfakta tezgahın üzerinde sevişmez, o tezgaha nimet koyuluyor. :)) Tek bildiği fantezi de araba da seks, o da fakirlikten... Tekne, kamp fantezileri nedir bilmez. Ne işteki statüsü yeter buna ne de hayal gücü. Sevgilisine dans şov yapmak isteyen kadını, falanca yerden görmüş bunu diye aşağılayan erkekten ne beklersin? Emeğe bile saygısız. O zaman kapıda jartiyerli kadın değil şalvarlı Ayşe görmeye mecbursunuz. :(
Gerçekten mi yahu! Yine mi!.. Ah siz gençler :) Bu kaçıncı hesabındı. İki mi üç mü? "Nickinin hakkını veriyor" diye eskiden beri paylaşımlarını okurum. Seni daha zeki sanıyordum. Ama bu ikinci yanıtından sonra aklım karıştı ve hayal kırıklığına uğrayarak "yazmış olmak için yazmış" demekten kendimi alıkoyamadım. Beni rahatsız eden bir durum yok. Yazdığın bence için de olmadı. Kaldı ki, "Sevişmeyi, bacaklarını ayırıp, gözlerimi kaparım, işime bakarım, bitse de uyusak mantığında arayan milyonlarca Türk kadını için de söylenecek bir çok şey olmalıydı." yorumum ne bir eleştiri idi, ne de saygısızlık. Adil olabilmeni dilemiştim sadece. Fakat sen, olabildiğince tarafsız olarak paylaştığım fikrimi "işlevsel bozuklukla övünmek" olarak algılayıp benim mantığımı aşağıladın. Hatırlarsan "cidden çıkarımın bu mu" diyerek şaşkınlığımı dile getirdiğimde yanıt bile vermeye tenezzül etmedin. Anlaşılamamış olduğumu düşünerek bu yazıyı yazdım. Bak şimdi de aynı şeyi yapıyorsun.
Bir kez daha şaşırttın beni. Oysa benim niyetim fikirleri çatıştırmak değil paylaşmaktı. Katılırız katılmayız, hak veririz vermeyiz hiç önemi yok. Ama bu yaklaşımı gerçekten yakıştıramadım sana. Hatta gerçekten tam olarak okumadığını bile düşünmedim değil hani. Son olarak şunu söylemek isterim sana. Bir konu hakkında paylaşımda bulunurken, bu denli fütursuzca eleştirmek, hayatın tozunu dumanını yutmuşcasına, bu yaşına rağmen çok tecrübe yaşamışcasına kesin kanıtlarla gelmektir asıl mantıksızlıktır. Bırak sadece avrupa erkeklerini, dünya erkekleri ile yaşamak hakkınıza kimsenin bir lafı olamaz elbette. Hayat sizin. Ve nasıl yaşamak isterseniz öyle yaşarsınız. :) Sevgiyle kal. :)
Evet bir cok söylediğinde dibine kadar haklısın ama ne yazıkkı su genellemeler yok mu ah işte benim hem cinslerim sevişmenin sadece penis vajina birleşimi ve final olarak spermlerini görüyorlar çünku onlar onu çıkarttığında kadını doyurduğunu düşünüyor yukarıda okuduğum o kadar guzel seyler var ki ne yazıkkı bir cok kadında bunu kabul etmiyor ne yazıkkı biz ülke olarak sevişmek nedir öğrenmedik öğretemedik herkese bol arzulu ve tutkulu sevişmeler unutmayın ki sevişmek tek taraflı değil karşılıklı duygu patlamasıdır..
Erken mı boşaliyor bunu söyleyen bilim insanları tek tek bütün Türk erkeklerinin altinami yatmış ben öyle bir bilim insaniyla yatmadim yatmış olsaydım evinin yolunu bulamazdi. Gelsinler sevişme hariç 60 dk da bosaliyorum Ara vermeden. Arabada sexs mi fakirlikenmi Arabada öyle bir fantezim olmadı denizde ormanda ya da tavana bağlı 2 uzun lastiğe bağlanmış samyelin ortasına bayani oturtup ben yatakta o samyalde iyi yaylanma dönme sağlar. Avrupalılar anca kendilerini haklar Türklerin yanında 0 :)
Ellerinize sağlık iyi bir anlatım gerçekten 52 saniye olayına da gülüyorum ayol eskortmuyum ben de adam gir çık işini bitiricek hyrdr yani ayrıca doğa bizim için elbette müsait olan her yerde yapılabilir ve gerçekten sevgi ve o çekim varsa herşey kendiliğinden gelişir yatakta kadının görevi sadece yatmak değildir ki bu bencilliktir aynı zamanda yazık adam seni memnun edicem diye 3-5 km koşmuş kadar oluyor hyrdr yani
Erken mı boşaliyor bunu söyleyen bilim insanları tek tek bütün Türk erkeklerinin altinami yatmış ben öyle bir bilim insaniyla yatmadim yatmış olsaydım evinin yolunu bulamazdi. Gelsinler sevişme hariç 60 dk da bosaliyorum Ara vermeden. Arabada sexs mi fakirlikenmi Arabada öyle bir fantezim olmadı denizde ormanda ya da tavana bağlı 2 uzun lastiğe bağlanmış samyelin ortasına bayani oturtup ben yatakta o samyalde iyi yaylanma dönme sağlar. Avrupalılar anca kendilerini haklar Türklerin yanında 0nlar kocaman bir 0 kalır erken boşalan cinsel sorunları olan erkeklerin altına yatmış lar sanırım. :)))
Bu kadar ciddiye almayın bu siteyi. O benceyi yazmasının sebebi daha fazla yorum almaktır. Yoksa buradaki çoğu kız daha önce hayatında kimse ile birlikte olmamış kişiler. Ya da hayatlarında yalnızca tek erkek tanımış kişiler. Buradaki çoğu kıza sorsan grup hayali vardır ama ilk birliktelikten sonra hayır istemiyorum yapamam diyecektir çoğu :D
O yüzden buradaki cinsellik bencelerini ciddiye alarak okumayın benden söylemesi.
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Bar tuvaleti kafe tuvaleti mutfak araba yatak banyo piknik alani dus otel park salon deniz heryerde sevistim 😂 bazen yatak odasindan daha heyecanli oluyor
Valla ben Türk erkekleriyle evlenmek için fazla güzelim ve sizin 2 çeşit fanteziniz size kalsın arabada sevişmek tezgah ta sevişmek başka birşey bilmiyorsunuz zaten seksten soğutuyorsunuz kadınları sonra neden böyle Türk kadınları sizin yüzünüzden arkadaşım bir yabancıyla evli ve sevişmek konusunda eşi hiç şikayetçi değil kaç yıllık evliler halla ilişkileri çok yeniymiş gibi heyecanlı demekı sizin Türk kadını böyledir dediğiniz konuların altında zaten hep erkekler olur yani bir yerde Türk kadınları şöyledir deniyorsa bilimli Türk erkekleriyle Türk kadının birleştiği bir konudur. Siz bence Ruslarla evlenin onları da soğutuyorsunuz zaten boşanıp memleketlerine geri dönüyorlar ağda yapmayı bilmeyen erkeklersiniz siz
Önyargılı bir yaklaşım bu. Şimdi kalkıp da size "sayısı neredeyse yaşınızın 3 katı kadar kadınla neler yaşadım" desem abes olur. Mesele Türk kadını erkeği meselesi değil. Bunu anlamayacak kadar aklını kullanmayı beceremeyenlerin çok deneyimlilermiş gibi yaptıkları saldırgan turumlarını inanın gerçekten ciddiye almıyorum.
Kendini çok zeki sanıyorsun fakat yanılıyorsun herkese şu tarz cevaplar cermişsin "seni daha zeki sanardım" işte bunun gibi şeyler söyleyen insanlar hayatta hiç bir yere gelememiş insanlardır. Sen herkese farklı bir savunma yapmışsın dengesiz gibi gözüküyorsun neyse.
O sacma benceyi bende okumustum. Genelleme ozru olan deneyimsiz ve basarisiz bir calisma olmustu. Ukalalikta cabasi. Citayi yuksek tutacagim diye eline yuzune bulastirmisti. Guzel kapak olmus. Eline saglik
Nice kadınlar var erkekleri sevişmeyi bilmiyor nice erkekler var kadınları sevişmek istemiyor o uyumu bulmak gerckdn çok zor birde toplum baskısı var tabii
Evlenmeden önce yaşadıklarım ile evlilik süresince yaşadıklarımı karşılaştırıyorum ve diyorum ki Allah sen evlenmeden önce sevgilinle o kadar renkli bir seks hayatı yaşarsan bu siyah beyaz seks sana çok bile diyor diye düşünüyorum gerisini sen düşün artık
Hahaha bunun anasını İngilizler skmis... 52 sn yeymis.. Herkes kendini bilir konuşur.. Bunu yazan kendine saniye tutmuş bir ibine. .. Muhtemelen babasıda ibineydi... 52 sn de anasını sken birinden oldu ki hızlı olduğu için onu bulamıyor. . Bu takıntısı o yüzden olabilir.. Ama ben kefilim iddia ediyorum.. Annesini getirsin dk tutsun... 4 dk den az olursa bende ona g. t vericem...
Bunu diyen kimse türk etkeğinin tadına bakmamış demektir vurduğun zaman ses getirir türk erkeği ben kendimden sölim vurupda ses gelmezse haz alamam 52 saniye demişler bu sadece türklere has değil ve 52 saniyeden fazla sürüyo ilişkim başka yelkenler hap kullanmadın görelim biz hap kullansak TÜRK olarak altımızdakinin beli kırılır oturamaz komutanım hep TÜRK Y*ARAĞI ASİLDİR derdi
Bana mı anlatıyorsun Rüzgar Abi. :)))))) Bence hiç açmayalım bu konuyu. Sen biliyorsun. :))))))
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Tamam birçogunda haklisin gözlerimi kaparim isime bakarim mantiginda cogu türk kadini. ama azdirinca tahrik edincede olmuyor. lan sizi azdirinca degil 52 saniye 10 saniye ancak dayanabiliyorsunuz. ne yapalim şasirdik bizde.
bakireyim hiç kimseyle öpüşmedim sadece böyl şeyler eşimle yaşamak isterim ama şu an çok utandım
5
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Ilklerde super olan bir cinsel iliskim simdi siradan ve yetersiz tutkusuz.. ve okadar acil ki tutkulu ve atesli bir erkege.. ondan ona da gitcek halim yok elimdekiyle yetinmeye calisiyrm.
Ana Sayfa > Cinsel Yaşam > Benceler > 52 Saniyede Boşaldığı Düşünülen Türk Erkekleri Yüzünden, Türk Kadınlarının Başka Denizlere Yelken Açması Gerekiyormuş!
En İyi Cevaplar