Uykusuzdu gecelerim, gözlerim acıyordu artık uykusuzluktan. Seni görme umuduydu beni birkaç dakikalık uykularda uyutan. Nerdeydin kimler vardı yanında? Seni bulma ümidi ile dolaşıyordum tüm şehirleri sıkıştırılmış zaman dilimlerimde. İsmim söylendiği oluyor muydu acaba yanında? Acaba alışılagelmişliğin ötesinde bir merak uyandırıyor muydum sende? Yoksa öyle milyonlarca isimden birimiydi senin için adım?
Olamaz, nasıl ki senin adın benim için en kutsal harflerle yazılmış büyülü bir tılsım gibiyse ve ben o tılsımı okumayı bir türlü beceremiyorsam benim de adım senin elinde okunmayı bekleyen bir tılsım gibi değil mi?
Bana bütün düşündüklerimin doğru olduğunu söyle, hadi söyle ne olur...
Haykırmazsan; bu güne kadar aşka olan bütün inancımı kaybedeceğim, seni aramaktan yorulacağım diye çok korkuyorum. Kimsin, nesin, nerdesin, kimlerlesin ulaşmanı bekliyorum bana neden saklanıyorsun. Bir kabahatin yok değil mi? Benim kalbimi kıran milyonlarca insandan biri değilsin değil mi? Ne çok sorum varmış meğer sana sorulmayı bekleyen…
Hatırlar mısın sevdiğim ne çok severdim gözlerini...
Çünkü öyle güzel bakarlardı ki bana, her bakışının ayrı bir manası ayrı bir anlamı olurdu benim için. Ne çok severdim dudaklarını bana özel olan bütün hitapların o dudakların arasından çıkardı. Nadir de olsa doyasıya öperdin beni. Sımsıcak ve sevdi dolu. Bu yüzdendir belki senden sonra kimseyi öpemeyişim. Kalbimde ne kocaman bir yerin vardı biliyor musun?
Ne çok severdim ben sana ayırdığım o mekanı. Sırf senin olacak diye. Sırf sen ve ben olacağız diye severdim belki. Ama neticede sen ve ben. Kulağa ne güzel geliyor değil mi? Başka insanlara yakıştıramam bu kelimeyi çünkü senden ve benden başka kimseye yakışmaz bu iki sıfat. Bize ayırdım onları bizi anlatsın bizi tamamlasın diye. Bir de bana bir tanem deyişini severdim senin, ve inan bana sevgilim senden sonra kimse bir tanem diye hitap etmedi bana...İzin vermedim kimseye.
Hani bir keresinde bana yine alıştığın alıştırdığın birtanemlerinden söyleyecektin ve dilin sürçmüştü belki de bilinçliydi bilemem, ben tanem çıkmıştı o sevdiğim dudaklarının arasından...
Öyle alıştırmıştın ki beni kendine. Yok yanlış söyledim yine işte, kızacaksın bana alışmadım sana hiçbir zaman sevdim seni çok sevdim. Belki bu dünyada işleyeceğim en büyük suçtu bu ama yine de her şeye rağmen çok sevdim seni.. Sürgünlere razıydım ben. Bu diyarlardan çok uzaklarda başkalarsız ama sensiz olmayacak bir hayata razıyım ben. Hadi sevgilim gel gidelim. Bırakalım bu yaşanan dünya onların olsun. Bırak artık onlara bir şeyler öğretmekten. Benim senden sevgi öğrenmeye ihtiyacım olduğunu ne zaman göreceksin.
Ne oldu nereye gidiyorsun? Daha ellerimi tutmadan nereye gidiyorsun, daha doyasıya öpemedim dudaklarından. Gözlerine bile bakamadım. Ömrümün yarısı, sensiz nar çatlamaz, olmasa sevgin beni böyle divane aşık etmez.
Ve sen demincek, yıllar da geçse daha demincek bıçaklanmış dal gibi ayrı düşmek zorunda olduğum sevgilim.
Yitirilmiş ilk sevmelerin payı yok apansız inen gün doğuşunda, biliyor musun yokluğun cehennemin öbür adıdır. Şarabın sonu vardır, ufkun, uçarın kaçarın bir sonu vardır. Senin yok sevdiğim. Ne olur açmama izin verme gözlerimi.. Senden kopmak istemiyorum yine bir gün ışığı ile. Daha nice aylar yıllar göreceksem gün ışığını bugün sensiz görmemin ne anlamı var ki.. Bırakma ellerimi, gitme daha doyamadım sana, dedim ya daha öpemedim dudaklarını daha kaybolamadım gözlerinde..
Elbruz
13/05/2004
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar