Hoşça Kalamamak

Bir hoşça kala sığdırıyor bizi, yere göğe sığdıramadıklarımız. Bilirler mi ki ondan sonra hiçte hoşça kalamayacağımızı? Bütün kelimeler anlamını yitirir o an. Ne demek ki hoşça kal? Vedaların klişeleşmiş bir kelimesi mi yoksa gerçekten iyi niyetle söylenmiş, iyiliğimizin istendiği bir kelime mi? O zaman iyilik bunun neresinde? Aslında bu gidişte tek hoşça kalan, giden olur, kararını vermiş, vedasını etmiş. Gideceği yer belli, kararı belli.



Onun aslında "Hoşça kal" dediği, içten içe kalmaktır. Beraber bütün hoşluklarla ama o bundan bihaberdir...



Hoşça Kalamamak





O giderken senden de bir parça alıp öyle gider. Eksik kalırsın, yarım kalırsın, sığamazsın dört duvar aralarına, boğazına oturan düğümle hoşça kalamazsın. Ağlamakta çözüm olmaz, peş peşe yakılan sigaralarda. Yeni güne hevesle başlayamazsın, ne doğacak güneş ne de dünyanı aydınlatacak yıldızlar umurunda olmaz. Onunla bir da konuşamayacağın gerçeği, onun senin için artık bir yabancı olduğu gerçeği oturur yüreğine. Kesilir nefesin, ağlayamazsın da bu sefer. Bin kere ölürsün ama bedenin hep yaşar, onun haberi bile olmaz.



Biri güler, diğerini o gülümsemelerinden yetim bırakır. Biri ağlar sessizce diğeri duymaz olur...



Hoşça Kalamamak







O gidince mutluluğunda gider onunla beraber, yaşama hevesin gider. İçinde kar kıyametle kala kalırsın. Hoşça kalmak bir yana dursun, sen bile nasıl kaldığını anlayamazsın, sanki ruhunla bedeninin bağlantısı kopmuştur. Bütün doğal afetleri yaşarsın içinde, sözde yaşıyorsun. Kimsenin söylediklerini duymazsın, tesellilerin senin için önemi yoktur, çünkü bilirsin yüreğine saplanan bu ağrının onsuz dinmeyeceğini. Kimseleri istemezsin yanında, zaten o gidince herkes öyle önemsizleşmiştir ki gözünde, herkesin varlığı anlamsızlaşır.



Kalamıyorsun işte hoşça...
O gidince her şey gidiyor onunla beraber.
Sana kalan eski günler.
Ne kadar hoş kalabilirsin onu düşünerek?
Bir yanın onunla gittiği halde senden geriye ne kalıyor ki hoş kalasın.




Hoşça Kalamamak




O gidince onunla beraber bütün hislerinde gitmiştir, artık kendini bile önemsemez hale gelirsin, etrafındaki hiçbir güzelliği göremezsin. O aklından çıkmaz, sen bir türlü kendine gelemezsin. Uykuyu sevmeye başlarsın artık, bir süre de olsa unutmak iyi gelir sana fakat rüyalarda rahat bırakmaz ki insanı. Bir umut beklersin, bir ışık beklersin. O hoşça kal deyip gider ama sen hoşça kalamazsın...



Bekleyen, gidenin vazgeçmediği kadar vazgeçermiş birgün her şeyden...


Hoşça Kalamamak
Cevapla