Bir Fotoğrafa

Karşımdasın işte.

Bakmakla görmek arasındaki o ince çizgideyiz...

Önce bakmak gerekir görmek için, ya da görmemezlikten gelmek için.. Ne yazık ki ben görmek istediğime ancak kapalı gözlerle bakabiliyorum.

Yine kapadım gözlerimi bir rüyanın ötesine geçip, benden alınanın peşine düşerek, çocukluğum nasılda sahiplenilmiş bir fotoğraf kadar basite indirgenilip..

Sığınağıma girmişsin tebrikler, yakaladın o sarı saçlı masum çocuğu, bir deprem sonrası sığındığı okulunda sana sınıfının camından bakerken,fotoğrafta çıkmamış aynı ışıkların orada duran o zaman ki aklımla biriktirdiğim sporcu etiketleri satan mavi büfenin olmadığı gibi, yine okulun köşesinde dilenen yaşlı bir teyze vardı bir iki sene önceye kadar da oradaydı hep aşkımı sömürürdü, Allah sevdiğine kavuştursun dediğinde boş geçemezdim, o da yok belki de dönmüştür hep beklediği köşeyi...

Bakıyorum sana o zamanlar yoktun belki karşımda, ama sana bakamadığım zamanlarda gördüğüm tek şey de sendin. Bakınca göremezken görürken bakamamak sana...

Yorumlamam lazımdı o anı, anlam katmam şekillendirmem bana aitsen sahiplenmem. Sana baktığım taş duvarları sahiplenmişken seni sahiplenmenin bu kadar kolay olamaması nasıl çelişkilerdi bunlar...

Okulum ve sen sıfatlar eklesem size oysaki sana verdiğim bütün sıfatlardan eksik bırakmıştın beni ikinizin de başına eski sözcüğünü getirsem bunu hiç yapamadım ki...

Şimdi bana bir sıfat lazım seni sahiplenmem için bir kelime , kelimelerle oynadım yine karşıma çıkan adın, o an anladım ki ben seni sıfatlarından arındırıp sevmişim.

fotoğraf
Şimdi çözmem lazım bu problemi, seni bulmam gerek.

Kendimi eşitledim sana, eşitliğin diğer tarafına seni çektim bana eşit davranmayan hayata inat, bilinmeyene değer verdim sahiplenebilmek için seni sanki bütün problemlerim çözülecek gibi geldi bana o an, seni buldum ya da bulduğumu sandım olmadı eşitleyemedim kendime seni ne oldu biliyormusun, çocukluğumu da kaybettim yıkılmış dünyamdan çıkıp sığındığım masum çocukluğumda başıma yıkıldı..Duyamadın çığlıklarımı sesimi duyan yokmu feryatlarımı...

Sesimi duyamayacak kadar uzaktın bana yanlış tarafa bakıyordun, görünen gerçekleri arkana alarak... Arkada kalanlar bir bir yok oldular, yıkıntıların arasından sadece kırık kalemimi kurtarabildim. Bu kez cezamı çocukluğum kesmişti, ne kalmıştı ki bana sahip olduğumu sandığım hiçbir şey benim değilmiş meğer yaş oturmuş gözlerime toz toprak doldu yolumu bulamıyorum kaçacak yerim sığınacak kapım da yok artık, ya sen ? Benim için ne yapabilirsin ki sadece bakıpta göreceğin şeyler değil bunlar görmen lazım görmen içinde hissetmen.

Ben bakmayı bilemedim bana ait olana, sende arkada bırakılanı görmeyi.. ceza benim suç benim öyleyse sen benim için kendine iyi bak bende senin için günümü göreyim...ama önce seni...

Gözlerimi açtım ama bakamıyorum artık sana, duyuyorum gidiyorsun kaçar adımlarla, o harabeden yıkıntılardan..O an korkarak; 'Ne olur dön' diye bağırmak istedim ama ya dönmezsen, işte o zaman kanım bedenimden sızar döndün ama bana değil o köşe en son bırakıldığım yere çıkar ...
Bir Fotoğrafa
Cevapla