Aşkı tatmamış insanlarda abartılı derecede kıskançlık, takıntı, bunalım, iştahsızlık, depresif haller ve kendine zarar vermeye kadar yol açan durumlar yaşanmıyor. Ama karşılıksız aşklar ya da aşkı yaşayıp ayrılan her birey farklılaşıyor. Bu farklılaşma kötü yönde, aşk iyi gelmekten çok kötü geliyor. Bir hastalık gibi, kemiyor enerjini ve aşk ilişkilerinde en ufak sorunlar dahi psikolojik çöküntüye kadar götürüyor insanı. İyi tarafları olabilir ama kötü tarafları daha fazla değil mi?
Herşeyin fazlası zaradir sözünden yola çıkarak aşkın saplantı haline donusmedigi sürece bir problem değildir bence... hasatalik tan öte aşk ruhsal yönden insanı etki altına aldığı gerçeği gözardı edemeyiz aşk ve ruh bağlantısı oldukça fazla olduğu için bir nevi ruh sağlığını etkilediği için hastalıklar kategorisine dahil edebiliriz bence😊
Aşk hastalıklı bir ruh hali ya da aşık olmadığımız zamanlar hastayız ki bir iştah kaybı var. Ancak teraziye aldığımızda evet iki taraftan birinin hasta bir ruhu temsil ettiği açık. Hangi tarafta mutluysan onu seçiyorsun. Hastalık durumunu belirleyen şey mutluluk.
Aşık olanlarda, serotonin hormununun kan düzeyi, normal insanlara göre yüzde 40 daha düşük. Bu durum aşık olanların depresyona çok yatkın olduklarını göstermektedir. Yani hastalık olma ihtimali yüksek diyorlar.. Buna kesin verebileceğim bir cevap yok ama tek bildiğim ihtiyaç olduğu.
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Hayir, bence degil. Soyle dusun. Herkesin hayatinda kotu giden seylerin kotu bir sekilde senin ruhunu etkiliyor. Mesela olum, isten atilman, ailenden uzak kalman vs. Bu saydigin belirtiler baska olumsuz seylerdede cikiyor. Yani demek istedigim aski bir hastalik olarak gormek dogru degil. Eger ask hayatin iyi gitmiyorsa bu seni kotu yonde etkiler dogal olarak. Sebebleri yanlis kisi ile ask yasaman mesela. Ama dogru kisiyle guzel bir ask yasiya bilirsin. Sorun askta degil sorun aski yasadigin kisi ile ilgilli. O seni hasta veya hayat veriyor.
Yalnız bu saydığın hastalıkları aşık olanlar yaşamıyor. Gerçekten aşık görmemiş insanımız. Aşk insanı hayata bağlar. Kavuşma olmadığında bir gün umuduyla koca ömrü tüketmeyi sağlar. O acayip triplere girenlerin hastalığı zaten tıp literatüründe çeşitli isimlerle geçiyor. Ve bu isim aşk değil.
Yaşanılan duygular aşka yoğunsa her iki taraf için başlangıç ve olgunluk evreleri muhteşem bir mutluluğun içinize akması kadar heycan verici olabilir. Eğer tek taraflı aşk ise durum kötü biten bir aşk ise tükendin demek oluyor. Aşk kanser hücresi gibi hem iyi hem kötü huylu... Tekrar tekrar aşık olmak da bu yüzden.
Aşk resmen çağımızın vebası nasıl biseydirki hem aşk olmadan basit ve sıradan bir hayat yaşıyoruz ve bundan şikayet ediyoruz hemde aşkı yaşayıp acısını çekerken keşke olmasaydı diyoruz artık bidaha aşık olmicak diyip tekrar aşık oluruz ya da aşık olduğumuz adamı , kızı artık tekrar hayatıma almicam diyip bir mesaj bı arama ya da herhangi bir yerde karşılaşınca yine kendini onda kaybetmek yani ne ölüm ve yaşam gibi aynı eş değere sahip bı hastalık ve tedavisi daha bulunamamış bı hastalık dermansız bir dert yani
Aşk bakteri... Zararlı ya da faydalı bakteri olduğ seçimimizden kaynaklanıyor. Aşk da biraz mantık işi. Mesela serseri, kimseye saygısı olmayan , alkolik , uyuşturucu bağımlısına aşık olamam. İnsan değilmi? diye soracaksanız evet efendim insan değiller. Sadece Allahln yarattığı yaratıklar benim için. Aşık olduğum kişi de tanıdığım kadar tüm kriterlere uyuyor ve yakışıklı. Ne istiyim daha?
Aziz Nesin belki de haklı olabilir... Bilirsin günahları yazan melek soldadır. Hatta bundandır kalbin solda olması. Çünkü belkide aşk, yaşanılan en büyük günahtır.
Aşkı bol bol öven siir yok, aşkın yan etkilerinden nasibini almış şairlerin şiirleri çok var. Demem o ki; yan etkisi fazla bir şey bir hastalık değil mi
Eğer yan etkisi var diye aşka hastalık diyebiliyorsak annelik duygusuna da hastalık demeliyiz. Onun da yan etkileri var. Bence hastalıktan ziyade farklı bir şey bu, adını bilemiyorum
Anneliği tadan her kadın acı çekmiyor, aklının -hayallerin oyununa gelmiyor ya da kendi canında vazgeçecek duruma da gelmiyor. İkisi farklı, bu karşılaştırmaya katılamicam Hayrihh
Dalarım sana ağız burun, annelik ve aşkın yan etkisini aynı kefeye koyma. Biri her ayrılıkta hem ruhsal hep fiziksel zararlar verirken, diğeri her annenede gorulen bir durum değil. Butun aşklarda gorulen bir durumdan bahsediyorum ay )=
Gerçekten aşık olmadan aşktan uzaklaştım bu soruları okuduğumdan beri bir insanın hayatında bu kadar önemli mi daha önemli şeyler yok mu Zaten nasipse o kişi senin eninde sonunda karşıma çıkar bu kadar bu olayın üzerine gitmeye ne gerek var Hayırlısı olsun de geç
Bence hastalık değilde birinden kazık yiyipte. Başka birine güvenememe problemi var. En çok güvenip beni bırakıp gitmez beni aldatmaz dediklerimiz gidiyorsa kime güvenelim? O yüzden bu kıskançlık ve takıntılı davranışlarımız.
Bahsettiğin profiller de bu duygular karşısında sınıfta kalıyor... Durum bir zaman sonra saplantıya, takıntıya dönüşüyor. Kişinin kendini unutup başkasını bir benlik haline getirmesine kadar varıyor.
İnsan gibi zeki kibirli ve nankör bir varlığın kendisi gibi birine bile bile değer vermesi ve karşılık bulamaması bence aşkın beynimizi de içten etkilediğinin en büyük kanıtıdır.
"Aşk" görüntüye dayalı bir hoşlanma biçmidir. Hastalık değil dürtüdür, hevestir... İnsan aşık olduğunu değil; sevdiğini, saygı duyduğunu kıskanır. Sevmek bir hastalık mı? Elbette değil
Olmaması gerekirdi. Ama günümüzde şerefsizlik oldukça tercih edilen bir davranış biçimi olduğundan aşık olduğumuzda hastalık semptomları görmek oldukça mümkün.
Aşk aslında olması gerekene yönlendirilmediği için hastalık durumlarına neden oluyor olabilir. Pişmanlık yaşatmayacak tek aşk Allah'a ulaştıran aşk tır inşallah
Aşk iyi bişey değilki sigara gibi anlik mutluluklar verir ama içten içe seni yer bitirir. Kalbini yaşlandırır tahris eder kanatır. Verdigi azıcık mutluluk onu masumlaştırmasın.
ALLAH için sevmezsen sonu öyle olur da Allah için seversen namusunla şerefinle verdiği huzuru dünyada bütün elmasları zümrtğleri toplasan erişemezsin elde edemezsin.
Çok takıntılı insanlara hastalık gibi çok kişi tanıyorum öyle sırf ilgi aradığı için sevgisini hastalık derecesine getirip kendini kesen bile biliyorum
Ne demiş Sherlock "Duygu denen şey, sadece kaybeden tarafta bulunan kimyasal bir kusurdur. Her zaman aşkın, tehlikeli bir dezavantaj olduğunu varsaymışımdır."
En İyi Cevaplar