"Tek Taşımı Kendim Aldım" diyenlerden misiniz?


"Tek Taşımı Kendim Aldım" diyenlerden misiniz?
Zamanında bir Emel Sayın vardı, "Tek Taş Yüzük İstemem, Kürküm Bile Yok Demem" diye şarkı söyler; seven, isteyen ama susan, kanaatkar kadının sesi olurdu.

Şimdi bu çıkan yeni ses, tamahkar şımarık kadının sesi midir sizce? İstedim aldım, oooooooh sefam olsun modunda Emel Sayın’ın ekonomik özgürlüğünü elde etmiş modelidir ki ekonomik özgürlüğü burada erkeğe minnet etmemek anlamında kullanıyoruz.

Bir yanda pırlanta yüzük istemeyecek, kürküm bile yok demeyecek kadar, o derece yani, kanaatkar, fedakar, bir o kadar da cefakar, seven ve evet onurlu kadının sesi Emel Sayın;
"Tek Taşımı Kendim Aldım" diyenlerden misiniz?
Diğer yanda oh olsun işte isteyen ve de alan, erkeğine ve erkeklere minnet etmeyen, şımarık, annemin sahip olamadıklarına sahibim, annemin yapamadıklarını ben yaptım modunda, tamahkar kadının sesi midir kulak vermemiz gereken? Yanlış anlaşılma olmasın, ben şu anda hem iyi polisi hem de kötü polisi oynuyorum. Çünkü ikisinin de var olması gereken bir çok sebep bulunuyor.

Buradan izninizle ikisini de tebrik ediyor ve alkışlıyorum.

Peki bir de şu açıdan baksak; mesele, bir kadının tek taşını kendinin alabilmesi midir? Yoksa, kendisine tek taş alabilecek kadar değer veren bir insanın ortaya çıkmasını beklemesi gerekliliği midir?
"Tek Taşımı Kendim Aldım" diyenlerden misiniz?
Tek taş yüzük kadınların bir çoğu için, içinde sevgi barındıran bir emtia. Tamamlayıcı unsurlardan biri, kadınların hayata bakışı çok farklı, onlar bu dünyaya şımarmak, sevgi arsızı yapılmak, sürekli yüceltilmek için gelmiş gibi. inanılmaz derecede duygusal varlıklar ve çok kırılganlar. Tek taşlarını kendilerine alacak birinin o
Güncellemeler
+1 yıl
Tek taşlarını kendilerine alacak birinin olmaması sonucunda kendilerinin alması da bir eksiği daha tamamlama ihtiyacı; aynı erkeklerin çalışacakları veya gidecekleri bir işlerinin olmaması sonrasında içine düştükleri yalnızlık gibi midir peki sizce?
Erkek içinde iş böyledir; bir işleri olmadığında kendilerini hayattan koparılmış, adresleri olmayan, köşeye itilmiş varlıklar gibi hissederler. Mesela emekli erkeklerin çokça düştüğü durum budur.
Güncellemeler
+1 yıl
Kahveye gitmek bir adres ihtiyacıdır, çok istemeseler, orada mutlu olmasalar da kimseye belli etmeden çaresizce her sabah o yolu tutar erkekler. Kadınlar da eksikleri tamamlayacak biri olmadığında bu eksikleri bir şekilde kendileri tamamlar. Bu tek taş onlardan biri oluyor bu durumda…
Peki ya siz ne düşünüyorsunuz? Bir kadın, tek taşını kendisi mi almalı? Yoksa bunu takdim edecek doğru kişiyi mi beklemeli? Tabi soru sadece bu kelimelerde gizli değil…
"Tek Taşımı Kendim Aldım" diyenlerden misiniz?
Cevapla