En sevdiğinize son bir söz söyleyecek olsanız ne dersiniz?

On sekiz yıl...

Bir insanı unutmak için uzun, gerçekten seven bir kalp için ise sadece takvim yapraklarından ibaret bir zaman.

Ben seni hiç bırakmadım.

Belki de en büyük hatam buydu. Seni değil... Acını bırakamadım. Gittiğin gün hayatın da benimle birlikte durduğunu sandım. O günden sonra yaşadım ama eksik yaşadım. Güldüm ama yarım güldüm. Nefes aldım ama sanki hiç yaşayamadım.

Yıllarca bunu sadakat zannettim.

Sanki acımı canlı tuttuğum sürece sana daha yakın olacaktım. Sanki gözyaşlarım dinerse sevgim de eksilecekmiş gibi korktum. Bu yüzden ne seni uğurlayabildim ne de kendime yeniden "hoş geldin" diyebildim.

Ama bugün başka bir yerden bakıyorum hayata.

Şunu fark ettim... Seni bırakmak ile sensiz yaşamayı öğrenmek aynı şey değilmiş.

Çünkü insan sevdiğini kalbinden çıkaramaz. Ama acısını omuzlarında taşımaya da mahkûm değildir.

Eğer bugün burada olsaydın, bana dönüp "Hayatını benim gittiğim yerde bırakma." derdin. "Kızımıza hem anne hem baba oldun, şimdi kendine de biraz yaşamayı borçlusun." derdin.

Belki de gitmesi gereken sen değildin...

Gitmesi gereken, yıllardır içimde taşıdığım suçluluk, yalnızlık ve geçmişe tutunma hâliydi.

Artık anlıyorum ki bazen gitmek, vazgeçmek değildir.

Bazen gitmek, yerini bilmektir.

Senin yerin artık geçmişte değil; kalbimin en kıymetli köşesinde. Benim yerim ise her gün dönüp mezar taşına bakmak değil; bize emanet edilen hayatı hakkıyla yaşamaktır.

Çünkü sevgi, bir insanı toprağa gömdükten sonra kendi hayatını da toprağa gömmek değildir.

Gerçek sevgi; onu unutmadan yürüyebilmek, onsuz da iyilikle yaşayabilmek ve her güzel davranışta onun hatırasını yaşatabilmektir.

Bugün seni daha az sevdiğim için değil...

Seni gerçekten sevdiğim için devam etmeye karar veriyorum.

Çünkü bazı vedalar sevgiyi bitirmez; sadece sevginin yerini değiştirir.

Artık seni omuzlarımda bir yük gibi değil, kalbimde bir dua gibi taşıyacağım.

Ve sanırım...

Bazen gitmek, vazgeçmek değil de; yerini bilmektir.

En sevdiğinize son bir söz söyleyecek olsanız ne dersiniz?
Cevapla