Aşık olunca çocuklaşıp olgunlaşan o ince çizgide dans eden tek ben miyim?

Aşık olunca çocuklaşıp olgunlaşan o ince çizgide dans eden tek ben miyim?

​Aşık olduğumda ne çocuklaşıyorum ne de olgunlaşıyorum; ikisi arasındaki o ince, kırılgan çizgide dans ediyorum. Sanki ruhumun bir yarısı hiç büyümemiş bir çocuk gibi şaşkın ve hevesli; diğer yarısı ise hayatın tüm ağırlığını omuzlarında taşıyan bir bilge. Attila İlhan’ın dediği gibi; 'Ben sana mecburum, bilemezsin; adını mıh gibi aklımda tutuyorum.' Ama bu mecburi hal, bende bir çocuk gibi elini tutma isteğiyle, bir yetişkin gibi o eli asla bırakmama sadakatini birleştiriyor. Aşka düşmek, aslında insanın kendi içindeki o tezatların en güzel uyumunu keşfetmesiymiş; çocuksu bir saflıkla, olgun bir teslimiyetle sevmek.

#aşkilişkileri

Aşık olunca çocuklaşıp olgunlaşan o ince çizgide dans eden tek ben miyim?
Cevapla