Sessiz biten bu ilişki kader miydi yoksa iletişimsizlikten mi bitti, gerçekten ben mi hatalıyım?

İrade var biliyorum ve kaderci yaklaşarak sorumluluklarımın üzerini örtmeye çalışmıyorum sadece nedense söylemek istediklerim aklımdan geçse de dilime hiç dökülemedi. Bir değil birden fazla. Sonra kafamda vesveseler, korkular ve bir anda iki küçük olay ve seninle arkadaşlık yapmak zor ifadesini duydum.

Sonra gönül almak için adım attım güya ama sanırım karşı tarafa neden öyle davrandığımı açıklamak ve özür dilemek yerine neden hareketin yok gibi suçlayıcı bir dil kullandım. Şimdi onu özlüyorum ve hatalıyım. Ama haklı yanım ise şu: Gerçekten bir erkek arkadaş bir ay geçer de nasılsın diye aramaz mı? Bayram geçer falan. Adı konmamış, günlerce ortadan kaybolan karşılıklı bir durum vardı. O yazmadı ben de yazmadım. Bir iki kez denedim ama baktım sebepsiz yazmıyor, vazgeçtim.

Sonra bir atağa geçti. Sebep üretip bir kere mesaj attı nasılsın diye, başka sefer seni evden alabilirim dedi, yemeğe çıkardı ve bir hafta sonra arkadaşlarıyla tanıştırdı. Ama yine aralarda hiç konuşmadık ama kişiliği böyle demeyi bıraktım, neden rahat iletişim kurmaya çekindiğim bir ilişkim var, neden yanlış anlamayalım diye korkak davranıyoruz diyen öfkeli bir şeye dönüşüp patladım. Açık konuşmamak benim en büyük günahım.

Şimdi onu çok özlüyorum

Sessiz biten bu ilişki kader miydi yoksa iletişimsizlikten mi bitti, gerçekten ben mi hatalıyım?
Cevapla