Keşke yakışıklı olsaydım. 23 yaşındayım, hiç sevgilim olmadı; kimse bakmıyor. Bazen hayat bitti mi diye düşünüyorum?

Şimdi kadınlara da bir noktada hak veriyorum; herkesin bir tercihi var. Ama çoğu zaman olayın hep tip ve boya dayandığını görüyorum. Gerçekten sevmek yerine, ilk bakışta dış görünüşe göre karar veriliyor gibi geliyor. Benim gibiler ise daha en baştan eleniyor. Bu da insanı ister istemez yalnızlığa itiyor, zamanla da özgüvenini ve psikolojisini zedeliyor.

Tipin iyi değilse, boyun uzun değilse, maddi durumun güçlü değilse ne kadar kendini geliştirirsen geliştir fark etmiyor gibi. Spor yap, kendini eğit, karakterini düzelt, saygılı ol… Ama genetiğin beğenilmiyorsa bütün bunlar ikinci planda kalıyor. “İyi insan” olmak çoğu zaman yeterli olmuyor.

23 yaşındayım ve bunu artık net görüyorum. Boyumu kısa buluyorlar, bakışlar değişiyor, ilgi azalıyor. Sanki görünmez bir eleme sistemi var ve kriterler belli: uzun boy, dikkat çekici tip, maddi güç. Bunlar yoksa gerçek sevgi ya da aşk yokmuş gibi hissettiriliyor.

Eğer gerçekten sevgi aransaydı, sadece dış görünüşe bakılmazdı. Uzun boylu ama sorumsuz, hatta kötü davranan tipler yerine; değer veren, sadık ve düzgün karakterli erkekler tercih edilirdi. Ama çoğu zaman tercihlerin yüzeysel ve çıkar odaklı olduğunu düşünüyorum.

Bu düzen içinde benim gibiler yalnız kalıyor. Yalnızlık da zamanla insanı yıpratıyor, içe kapatıyor ve değersizlik hissi oluşturuyor. En acısı da şu: Ne yaparsan yap, doğuştan gelen bazı şeyler yüzünden hep geri planda kalacağını düşünmek.
Keşke yakışıklı olsaydım. 23 yaşındayım, hiç sevgilim olmadı; kimse bakmıyor. Bazen hayat bitti mi diye düşünüyorum?
Cevapla