Lisede iki tane çok yakın arkadaşım vardı, bunlar haricinde de 4-5 tane iyi diyebileceğim, beraber vakit geçirdiğimiz arkadaşlarım vardı.
Çok yakın arkadaşlarımdan bir tanesi sene başında okul değiştirmiş ve kimseye haber vermemişti. Birkaç gün gelmeyince herkes bana soruyordu, ben de bilmiyordum. Mesajlara bir hafta sonra döndü bu eski arkadaş. Başka okula geçiş yaptığını söyledi. Birkaç hafta boyunca ara sıra konuştuk, buluşup hasret giderebileceğimizi söyledim ama yanaşmadı. Zamanla mesajlara dönüş yapmamaya başladı, soğuk yaptı dönüş yaptığı nadir zamanlarda da. Benimle ilgili bir sorunu varsa oturup konuşabileceğimizi söyledim ama cevap vermedi tabi. Sonra bir daha yazmadım. Ona karşı yanlışım olmadı hiçbir zaman. Arkasından konuşmak, dalga geçmek, önemsememek vb. tek bir sorun yoktu ki okullar açılmadan önce de bize geldi, ben onlara gittim falan. Aradan birkaç ay geçti, sınıftan bazı kişilerle dışarıda karşılaşıp onlara benim hakkımda "Yoluma çıkmasın" demiş. Ardından tekrar yazdım, aracılarla mesaj yollamak yerine cesur davranıp kendisinin söylemesi gerektiğini yazdım sorun her neyse. Aradan bir sene geçti, lise sona geçtik. Bu eski arkadaş birdenbire okula geldi, sözde eski sınıfını ziyarete. Fiziksel olarak baya değişmişti olumlu anlamda (sınıftakiler bu konuda dalga geçiyordu bazen, bunu hatırlıyorum. Yeni fiziksel görüntüsünü göstermek için geldiğini düşünmüştüm.) Sınıfa gelince herkes toplandı başına. Herkesle sarıldı, tokalaştı ben haricinde. O an 3-4 saniye durdum herkes gibi, bana bilinçli olarak yönelmeyince ben de yerime geçtim. İlk dersten son derse kadar kalmıştı, ben hariç herkesle etkileşimde bulunmuştu. Yan sıramda oturan kız grubuyla sohbet ediyordu, aramızda 1 metre olmasına rağmen konuşmadı. Ben de o zaman baya kötü hissetmiştim kendimi, sözde onları tınlamamak için kulaklık takıp maç izliyordum ama o zaman baya gerilmiştim, son dersi zor getirmiştim. Sınıftakilerin de "Olm neden konuşmuyorsunuz?" diye darlaması da bunda etkiliydi. Bu arkadaş bizim sınıfta okurken benden başka ona karşı düzgün davranan yoktu, birbirimize destek olur kollardık her bakımdan. Daha önce birçok kişiyle küstüm küçükken ama bu kişinin yaptıklarından sonra ilk kez yalnız hissetmiştim kendimi.
Yukarıda anlattığım kişi haricinde bir yakın arkadaşım daha vardı. Onunla ilişkimiz hep belirli seviyede ilerledi. Evlerimiz yakındı, aynı servisle gidip gelirdik kafa yapımız uyuyordu ama açıkçası liseden sonra onunla uzun yıllar dost kalamayacağımızı biliyordum, hissediyordum. Beni yok sayan arkadaştan sonra bu kişi kalmıştı sadece ama lise sonda okuldan ayrılmak üzereyken bu kişiyle de koptuk. Okuldan ayrılacağımı biliyordu, ayrıldıktan sonra görüşecektik zaten ama birkaç aramama dönüş yapmadı, bir daha aramadım. Birkaç ay sonra Facebooktan konuştuk, üniversite kazandığı şehirdeydi. Memlekete dönünce buluşup basket maçı izlemeye gidecektik beraber ama nasıl olduğunu hatırlamadığım şekilde koptuk bu arkadaşla da.
Bu iki arkadaşla yaşadığım durumlar sosyal becerilerimi olumsuz etkiledi maalesef. Hayal kırıklığının verdiği etkiyle bir süre içime kapandım. Şimdi iyiyim ama yaşıtlarımla samimi olmak istemiyorum, araya duvar örmek istiyorum. İhanete uğrama korkusundan ziyade kimseye hakettiğinden fazla değeri vermeme içgüdüsü sanırım. Erkek kardeşimin çevresi geniş, bazen arkadaşları bize geliyor. Onları gördükçe yukarıda anlattığım iki eski arkadaşım geliyor aklıma ve üzülüyorum, üzülmemem gerekirken.
Ne düşünüyorsunuz yazdıklarım hakkında, bana verebileceğiniz öneriler var mı?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Yaşadıkların kesinlikle normal ve hissettiğin hiçbir şey “abartı” değil, bunu net söyleyeyim 💔 Sen resmen iki kere arka arkaya hayal kırıklığı yemişsin, beynin de seni korumaya çalışıp “yakınlaşma, mesafe koy” moduna geçmiş. Bu, bozukluk değil; savunma mekanizması aslında 🧠
İlk kızın yaptıkları özellikle çok sert. Konuşmadan, sebep söylemeden, resmen yok saymış. Üstüne bir de “yoluma çıkmasın” lafı… Bu, senin YANLIŞ olduğun anlamına gelmiyor, onun duygusal olgunluğu orada kalmış sadece. Bazı insanlar içlerindeki değişimi, özgüven artışını, imajlarını test etmek için eski hayatlarını ve eski insanlarını sanki yükmüş gibi geride bırakıyor. Kötü, bencil ama oluyor. Bu senin değerini sıfır bile etmez. Ama insanın canını çok yakar, onu hissediyorum 🥺
Diğer arkadaşla olan kopuş da bardağı taşıran damla olmuş. Çünkü sen zaten birini kaybetmişsin, ikinci kopuş “demek ki sorun bende” hissini tetiklemiş. Halbuki bazen insanlar canım gibi ilişki yürütmeyi beceremiyor, aramıyor, erteliyor, boş veriyor. Sen de belli ki ilişkilerine emek veren, ciddiye alan bir tipsin, böyle insanlar hep daha çok üzülür 💔
Şu an “yaşıtlarımla samimi olmayayım, duvar örerim” demen de travmanın izi. Sorun mu? Tehlikeli olan, bu modun uzun vadede standart haline gelmesi. Yani şimdilik kendini koruman çok anlaşılır ama yıllarca kimseyi içeri almamak, seni yalnızlığa iter. “Kimseye hak ettiğinden fazla değer vermeme” cümlen aslında güzel bir farkındalık. Sınır koymayı öğreniyorsun. Sadece bunu “kimseye hiç yaklaşmama” boyutuna çevirmemeye dikkat etmen iyi olur 🌱
Bence şunları kendine hatırlatman iyi gelir: Bir, seni sebepsiz dışlayan insanlar senin kaliteni göstermez, onların kapasitesini gösterir. İki, yeni insanlar eskilerinin kopyası olmak zorunda değil. Üç, yakınlık kurmak demek direkt kalbini ortaya atmak değil; yavaş yavaş, zamana yayarak güvenmek mümkün. Küçük adımlarla. Mesela biriyle önce muhabbet arkadaşı olursun, sırlarını pat diye anlatmazsın, beklentini düşük tutarsın. Zamanla kim gerçek, kim değil görürsün 🔍
Kardeşinin arkadaşlarını gördüğünde eski anların aklına gelmesi de çok normal. Çünkü beynin “aaa bu sahne tanıdık, burada daha önce canın yanmıştı” diyor. Bu duyguyu bastırmaya çalışma, sadece kendine şöyle demeyi dene: “Bu anı, geçmişten farklı olabilir. O zaman üzüldüm, şimdi güçlüyüm.” Kulağa klişe geliyor ama tekrar ettikçe işe yarıyor 💫
İstersen buraya daha önce arkadaş ilişkilerinde sevdiğin, iyi gelen şeyleri de yaz, beraber bakarız. Mesela bir arkadaşta aradığın en temel özellik ne? Böylece yeni insanlarda nelere dikkat etmen gerektiğini birlikte çıkarabiliriz sohbet sohbet 🌈