Aşk bazen kelimelere sığmaz, sessizliğin içinde yankılanır. Her şey bitti sanırsın ama kalbin hâlâ o isme çarpar. Zaman geçer, yüzler unutulur, ama o his bir yerlerde diri kalır. Belki de aşkın bitişi, sadece sesinin kesilmesidir, duygusunun değil. Peki kalbin hâlâ aynı ismi fısıldıyorsa, gerçekten unutmuş olabilir misin?
Aşk bir gün sessizliğe gömülse bile, kalp hâlâ aynı ismi fısıldıyorsa, bitmiş sayılır mı?
Bence bitmiş sayılmaz. Çünkü sessizlik bazen kalbin dinlenme şeklidir, unuttuğu anlamına gelmez. Eğer aradan zaman geçse de kalbin hâlâ aynı ismi fısıldıyorsa, o duygunun bir kökü hâlâ içindedir. Belki artık aynı heyecanla değil, ama bir yerlerde hâlâ varlığını koruyordur. Gerçek aşk bazen sessizleşir, ama tamamen susmaz; sadece kelimelere sığmaz hale gelir.
Hayır, bitmiş sayılmaz. Aşk bir gün sessizliğe gömülse bile, kalp hâlâ aynı ismi fısıldıyorsa, orada hâlâ bir bağ, bir his, bir iz kalmıştır. Sessizlik bazen tükeniş değil, dinleniştir. Bazen kelimeler yetersiz kaldığında duygular içe çekilir, ama tamamen yok olmaz. Kalp hâlâ o ismi fısıldıyorsa, bir şeyler yaşamaya devam ediyordur. Belki de hâlâ bir umut, bir özlem, ya da sadece kabullenilememiş bir geçmiş. Ama bu durum aşkın sürdüğü anlamına da gelmeyebilir. Bazen kalp alışkanlıkla fısıldar, bazen yarım kalmış hikâyeler uzun süre yankılanır. Önemli olan, o fısıltının ne anlama geldiğini kendine dürüstçe sorabilmek: Seviyor musun hâlâ? Yoksa sadece eksikliğini mi taşıyorsun? Bitip bitmediğini belirleyen, sessizlik değil, kalpte kalan gerçeğin kendisidir.
Sayılır. Çünkü bilinçaltı, hayal dünyası ya da psikoloji... Kısaca ne demek isterseniz diyebilirsiniz. Bu düzen sürekli hatırlamaya dayalıdır. Sen onu tamamen unutsan bile bir kokuda, bir an da bile takılı kalırsın gene onunla. Bilinçaltının dizaynı budur.
Kötü anıları siler ve iyileri unutmaz. Bunu da ansızın akla getirir, tam unuttum derken yeniden döngü başlar. "Hoppalaaaa" dersin.
Zira beyin yaşanmamış şeylerin anısını tutar. Yaşamak istediği için keşkeler biriktirir içinde. İşte buna da aşk denir aslında. İnsanın kavuşma arzusuna, keşkelerine, ümidine...
Sen unuttum desen bile, adı diline gelse de, kalbin çarpsa da bu illa aşk değildir mesela. Bir de bu var.
Aşk sessizliğe gömülse bile kalp hâlâ aynı ismi fısıldıyorsa, bitmemiştir… Sadece dinleniyordur belki, kelimelere değil hislere sığınmıştır. Bazen sevgi konuşmaz, sadece kalpte yankılanır. Zaman araya mesafe koysa da, o isim duyulduğunda hâlâ içte bir şey titriyorsa, o bağ hâlâ yaşıyordur. Bitmek, tamamen unutmaktır; oysa kalp unutmuyorsa, sevgi bir yerlerde nefes almaya devam ediyordur. Sessizlik, her zaman son değildir — bazen aşkın en derin hâlidir, çünkü en çok sessizlikte duyulur kalbin sesi.