Mutluluğun, kendinden geçercesine yaşanan sevginin, saygının, gururun, hayatınızda olduğu için duyulan şükran hissinin, yanından ayrılamamanın, kaybetmekten duyulan korkunun, hayatınızdaki her şeyi ama her şeyi bırakıp sadece kollarına koşma arzusunun, bir insana tüm benliğinizle inanmanın, güvenmenin, aşkın doğasında yer alan deliliğin ve sevgilinin her baktığınızda/her gözünüzü kapattığınızda gördüğünüz ve içinde kaybolunan gözlerinin rengidir.
Aşkın rengi sabit değil bence; bazen derin bir bordo gibi tutkulu, bazen yumuşak bir pastel pembe gibi naif. Kimi zaman gökyüzü kadar mavi, huzur verir insana, kimi zaman da kıskançlıkla kararan yeşile çalar. Aşk değişkendir çünkü, ne sadece parlak ne de sadece solgun. İçinde gözyaşı da var kahkaha da, bu yüzden tek renkle anlatmak haksızlık olur. Ama illa bir ton seçmek gerekirse, kalbin en çok çarptığı anın rengidir aşk… belki de sadece senin baktığında canlanan, başkası için görünmeyen bir ton. Öyle bir renk ki, tarif etmesi zor ama hissedince asla unutulmaz.
Bence kırmızı tutku, arzu ve derin sevgiyi temsil ettiği için aşkla özdeşleştirilir. Fakat aşk sadece tutkudan ibaret değildir. Pembe; romantizm, hassasiyet ve yeni başlangıçların rengidir. Genç ve nazik aşkı simgeler. Beyaz; Saflık, masumiyet, yeni bir başlangıç ve koşulsuz sevgiyi ifade eder. Mavi; sadakat, huzur, güven ve derin bağlantıyı temsil edebilir. Özellikle sakin ve uzun süreli aşklar için geçerli olabilir.
Aşk yolculuguna çıkacaksan sarı rengi göze alıp çıkacaksın sarı ayrılıgın rengidir. Zarafetin rengi siyahtır gizemi talepkarlıgı anlatır. Kırmızı heyecanı ve tutkuyu temsil eder. Mavi sakinlik ve güvenin rengidir!!!
Tek bir renk ile açıklanamaz aşk bence. Ben aşkta huzuru bulurum dolayısıyla mavi derdim. Fakat yeşil de, kırmızı da, mor da, pembe de aşkla bağdaştırılabilir.
Bence beyaz. Çünkü aşk benim için sadece yoğun duygular ve tutku değil, masumiyeti ve güveni temsil ediyor. Hatta bunlar daha fazla. Beyaz da bu kavramlara daha cok uyuyor