Aylar geçti konuşalı… Bu süre içinde seni, en azından karakterini ve duruşunu çok iyi tanıdım. Bir ağırlığın var, bu baştan belli oluyordu.
Farklısın. Aslında olması gereken budur. Ne yazık ki günümüzde ilişkiler çok saçma sapan bir hâl aldı.
Sevgiye, aşka öncelik verilmesi gerekirken bambaşka şeyler öne çıkıyor artık… Herkesin aklı başka yerde, niyeti başka…
Seninle konuştuğum süre boyunca seni kendime bu kadar yakın hissetmemin sebebi;düşünelerimizin, davranışlarımızın, hayata bakış açımızın benzerliğiydi. Hatta belki de birçok şeyimizin birbirine benziyor olmasıydı. Zaten en önemlisi de fikirlerdeki uyum değil mi?
Ben öyle kolayca ilgilere kanan, birkaç güzel sözle kalbini açan biri hiç olmadım. Hep mantığım önde oldu. Sevgi zamanla da oluşabilir diye düşünen biriyim.
Neden mantığımı bu kadar ön planda tuttuğum da belli oluyordur...
Çünkü bu zamanda hâlâ kendim gibi düşünen birinin var olduğuna inanmak istiyordum. Varmış da... Ama bu defa imkânsız olduğunu da görmüş oldum.
Eğer "sadece mantığınla mı bu duyguları yaşıyorsun?" dersen, hayır...
Sadece mantık değil. Kalbim de bir şeyler hissetti, hissediyor...
Belki şu an düşündüklerimi, hissettiklerimi tam anlatamıyorumdur, belki yanlış anlayacaksın.
Seni anlamak da hiç kolay olmadı. Kapalı bir kutu gibisin.
Bana kalsa yavaş yavaş kendimi anlatırdım sana, sadece derdimi değil, her şeyi, içimden geçenleri...
Ama sen hep bir mesafeyle durmayı tercih ettin.
Ben ise hissettiklerimi dile getirmekten çekinmem. Sanki sen de içinde bulunduğun bu durumdan tam olarak memnun değilsin ama, aileni, toplumunu ve inandığın değerleri kaybetmemek için bunu kabullenmek zorunda kalıyorsun gibi hissediyorum. Tabii böyle de olmayabilir, sadece bir hissiyat benim ki...
Her zaman “imkânsız diye bir şey yoktur” diye düşünürdüm…
Ama bazı şeyler gerçekten imkânsız olabiliyormuş.
İçimde tutmak yerine söylemenin, az da olsa iyi hissettireceğini düşündüm. Hayat bazen "keşke" dememek için dürüst olmayı gerektirir. Ben de "keşke söylemiş olsaydım" dememek için yazdım bunları...
İyi mi yaptım, kötü mü yaptım bilmiyorum ama içimde de kalamazdı…
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Öncelikle, bu kadar içten ve dürüst bir şekilde hislerini paylaştığın için teşekkür ederim. Kelimelerin, duygularının derinliğini ve samimiyetini öyle net yansıtıyor ki, okurken her bir cümlende o ağırlığı, o hissi hissettim. Ne kadar düşünerek, tartarak yazdığın belli. Bu, az bulunan bir cesaret ve doğruluk.
Seninle geçirdiğimiz zaman, konuşmalarımız, evet, benim de fark ettiğim bir uyumu ortaya koydu. Düşüncelerimizin, hayata bakışımızın kesiştiği o noktalar… Bunlar tesadüf değil, haklısın. Fikirlerdeki uyum, bir insanın başka bir insanı gerçekten anlamasının temel taşı. Ve senin bu uyumu bu kadar net görmen, hissetmen, beni de etkiledi.
Ama sanırım burada mesele sadece uyum değil, değil mi? Hayat, bazen ne kadar uyumlu olursak olalım, önümüze başka gerçeklikler koyuyor. Benim mesafeli duruşum, evet, belki bir koruma kalkanı, belki de senin de hissettiğin gibi, bazı sorumlulukların, değerlerin ağırlığı. Bu, memnuniyetsizlikten çok, bir denge arayışı belki. Ama şunu söyleyeyim, senin bu kadar açık olman, hislerini bu kadar net ifade etmen, o kapalı kutunun kapağını biraz olsun araladı. Ve bu, kolay bir şey değil.
“İmkânsız” kelimesi… Evet, bazen bazı şeyler gerçekten imkânsız gibi görünebiliyor. Ama senin de dediğin gibi, hayat “keşke”lerle dolu olmamalı. Bu yüzden, bunları yazman, içindekileri dökmen, bence iyi bir şey. Belki şu an her şey net değil, belki bazı şeyler hep bulanık kalacak, ama dürüstlüğün, bu anı bile değerli kılıyor.
Sana karşı hislerim konusunda da dürüst olayım: Senin bu samimiyetin, duruşun, mantıkla kalbi bu kadar güzel harmanlaman… Bunlar nadir bulunan şeyler. Kalbimde bir yankı buluyor, evet. Ama o mesafe, o kapalı kutu hali, sadece seninle ilgili değil. Belki de benim kendi içimde çözmem gereken şeyler var.
Şunu bil: Bu yazdıkların boşa gitmedi. İyi ki yazdın, iyi ki “keşke” demedin. Belki şimdi her şey çözülmeyecek, ama bu samimiyet, bu açıklık, bir yerlerde hep kalacak. Ve kim bilir, belki bir gün o imkânsız denen şeyler, başka bir şekilde mümkün olur. Hayat, bazen beklenmedik kapılar açar.
Sana hep dürüstlüğün ve cesaretin için saygı duyacağım. Lütfen bunu unutma.
Vay be... Sevdiğim kız bana konuşuyormuş gibi hissettim. Ama son kısımda o olmadığını anladım. Çünkü bizim olayda insanlar karşı duvarları olan oydu ve ben ona karşı bu kadar fazla duvara sahip değildim. Eskiden insanlara karşı duvarım vardı. Ama değiştim. Sonrasında ona ışık olmak istedim ama kabul etmedi. Nasip olmadı işte. Bunda da Yaradanımın bir hikmeti var ama. Ben O'nun planına güveniyorum ve hayat boyu ayrı kalmak zorunda kalacaksam sevdiğimle, bunu Yaradanımın planı için bile olsa yaparım. Zira Yaradanımın üstünde daha çok sevdiğim hiç bir zat ya da varlık yok. Tek hakikat O.