Ölümsüz aşk kimde var?

Olmadığım şeyin görüntüsüydüm ve var olmayışımın bu görüntüsü beni bütünüyle tamamlıyordu: var olmanın en güçlü yollarından biri olumsuz bir varoluştur. Ne olduğumu bilmediğimden, "olmamak" gerçeğe en yakın olduğum yerdi: en azından madalyonun öteki yüzü kontrolümde: en azından "mamak"a sahiptim, tersime sahiptim. O zaman benim için neyin iyi olduğunu bilmiyordum; benim için kötü olana da böylece ısınmış oldum. Ve "kötü"mü deneyimlerken de istemeye ya da yeltenmeye bile kalkmayacağım şeyin öteki yüzünü yaşadım. Tehlike ve aşk ile "günahkâr" bir yaşam süren ve en azından ne bildiği ne başarabileceği şeyin tersine sahip olan biri gibi: bir rahibe hayatı. Ama şimdi biliyorum ki her şey elimdeydi, tersten de olsa: olmamak kısmındaki her ayrıntıya kendimi adıyordum. Ayrıntıda var olmayarak olduğumu, tam da olduğumu kanıtladım kendime. Bu olmama hali çok daha keyifli çok daha temiz çünkü, ironi olmadan söylüyorum, ruhani bir kadınım ben. Ve ruhu olan bir bedene sahip. Kahve masasında kendimi beyaz kıyafetim içinde resmediyordum; temiz, güzelce yontulmuş yüzüm ve basit bedenim. Benden kendisinin ve başkalarının zevkine olan tutkudan doğan bir erdem ışıldıyor. Kendimi bir güzel yiyordum, ağzımı da mendille bir güzel siliyordum.

bu gül bahçesinde kaç günlük ömrün var
solmadan yaşarsan şöyle bir an kadar
koca hayat dediğin bir kaç hatıra
bir gülle bahar gelmez baksana etrafına.

nice sultanlar orada, kara toprak altında.
sana mı kalacak dünya?
hayata söven de çok, ölüme gülen de çok.
ah bunu tatmayan yok.

ölümsüz aşklar var da
ölmeyen aşık var mı?
güvenme gençliğine
ölen hep ihtiyar mı?

Ölümsüz aşk kimde var?
Ölümsüz aşk kimde var?
Ölümsüz aşk kimde var?

#ZorundamıyımEfsane ✌ 1903 ✔™

Ölümsüz aşk kimde var?
Cevapla