Platonik aşk, insana ilham verebilir, duygusal olarak besleyebilir ve hayal gücünü geliştirebilir. Ancak, aynı zamanda bir noktada üzüntü ve hayal kırıklığına da yol açabilir. Çünkü sevgi karşılık bulmadığında, kişi zamanla kendini yıpranmış hissedebilir. Gerçeklikten uzaklaşmak ve idealize edilen bir imajın peşinden gitmek, duygusal tatminsizliğe neden olabilir.
Bu durumda, platonik aşkı yaşayan biri, bunun ona gerçekten mutluluk getirip getirmediğini ya da sadece hayal kırıklığını mı beslediğini nasıl anlayabilir?
Platonik aşk, gerçekten aşk sayılır mı yoksa sadece bir hayalin peşinde koşmak mı?
Bazen, hiç tanımadığımız ya da yeterince bilmediğimiz birini gözümüzde öyle bir yere koyarız ki, ona hissettiğimiz şeyin gerçek aşk olduğuna inanırız. Gerçek aşk, iki insanın birbirini gerçekten tanıması, ruhlarına dokunması ve paylaşmasıyla oluşur. Platonik aşk gördüğüm kadarıyla genelde tek taraflı oluyor; içimde umut var ama karşılık yok, sevgi var ama temas yok. Eğer bu his bana ilham veriyor, beni mutlu ediyorsa, içinde güzel bir yer edinebilir. Ancak bu beni tüketiyor, üzüyor ve hep eksik hissediyorum diyelim o zaman durup kendime Gerçekten onu mu seviyorum, yoksa sadece içimde olan bir hayali mi? Diye düşünüyorum.
Aşk, karşılıklı olursa bence güzel olur. Gerçek sevgi, hayal edilen değil, yaşanandır.
Platonik aşkın en büyük belirtisi karşılığı olmamasını bilmesine rağmen beklenti içerisinde olmadan sürekli aklını kurcalayan bir kişinin varlığıdır. Diğer belirtileri aşağıdaki şekildedir; Karşı tarafın hiçbir ilgisi olmadığı halde sürekli olarak o kişiyi düşünmektir. Platonik aşk, idealizmin bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. Kişi, sevdiği kişiyi mükemmel, kusursuz veya ideal bir varlık olarak görür ve bu nedenle ona karşı platonik bir aşk duyar. Ulaşılamazlık: Platonik aşk, çoğu zaman kişinin sevdiği kişiye ulaşması zor veya imkansız olduğu durumlarda ortaya çıkar. Platonik aşkınızın sizin için ne ifade ettiğini ve bu ilişkiden ne beklediğinizi netleştirilir. Platonik aşkınızı gerçeğe dönüştürmek istiyorsa, iletişim kurmalıdır. Açık ve dürüst bir şekilde duygularınızı paylaşır ve onun hislerini anlamaya çalışır. Platonik aşkınızla güçlü bir arkadaşlık temeli oluşturur.
Platonik aşk gerçekten karmaşık bişe duygular yoğun ve derin olabiliyor ama fiziksel bir ilişki yok bu da insanı sorgulamaya itiyor acaba bu gerçek bir aşk mı yoksa sadece bir hayalin peşinde mi koşuyorum diye düşünmek kaçınılmaz. Platonik aşkta hayal gücü devreye giriyor belki de bu aşkın en güzel yanı hayallerde yaşamak ama bir yandan da insan gerçek bir bağ kurmayı istiyor sonuçta aşkta sadece duygular değil aynı zamanda paylaşımlar da önemli platonik aşk bir tür aşk sayılabilir ama belki de en çok hayal kırıklığına yol açan bir türdür.
Var olan tek sevme biçimidir. kimse size beni sev demez kimse de sizin hayalinizi yıkamaz herkes kendisi sevip kendi hayalini kendisi yıkar aslında. Sevilen kişi başkasında yaratılan mükemmel aşktır. O ölünce aşk da ölür. Yani kimsenin bir şey yaptığı yoktur, aşık olan kişi hariç. O nedenle aşk birlikte yapılan bir eylem değil yalnız bir eylemdir.. yalnızlık insanın kaderidir. O platonik aşk da ondan kurtulma biçimlerinden biridir. Asla çözüm değildir. Bilmek zorunda olmak zordur ama her insanın bilmesi gereken bir tanımdır. Hem hayal, hem gerçektir.
Süre uzadıkça öyle ama gerçekle aşık olduğu kişi paralel ise bu gerçek aşktır aşk denilen şey düşünüldüğü gibi çift kişilik değil her aşk bireyseldir iki kişi aşık olunca ortada bir aşk değil iki aşk vardır her aşk gibi de iyi kötü bu platonik aşkın da sonu oluyor
Platonik aşk, karşı cinse ya da bir vesileyle etkilendiğimiz kişiye hissettiğimiz ancak karşılık bulamayan derin bir duygusal bağdır. Gerçekten yaşanabilir ve kişiye yoğun duygular hissettirebilir. Ancak bazen bu, idealize edilmiş bir hayalin peşinde koşmak anlamına da gelebilir. Platonik aşk, kişinin kendi iç dünyasında yarattığı bir his olduğu için, bu aşk aracılığıyla kendini tanıma ve duygularını keşfetme fırsatı sunar. Her ne kadar karşılığı olmasa da, yaşanan duygular gerçek ve değerlidir.
Bence ikisi de aşırı kalıyor daha çok hoşlanmak dense daha doğru olabilir. Yani körü körüne bağlanıp aşık olmuyoruz ama hayal dünyasında da değiliz. Gerçekliğin farkındayız ama yine de o kişiyi seviyoruz yani hoşlanıyoruz. Hoşlantı da genelde karşılık bulmadığında zamanla geçiyor.
Bence sayılır. Sonuç olarak sadece kişiye değil, o kişinin hissettirdiklerine de aşık olabiliyor insan. Kavuşamama gibi bir durum söz konusu olsa bile bazen insanlar sevebilir ve sevgilerine uzun süre sadık kalabilirler. Fakat zor ve acı verici bir durum olduğu da yadsınamaz bir gerçek.
Hayali peşinden koşmaktır. Olmayan bir şey şizofren gibi etrafında dolanırsın sadece. Geceleri yatarken sabahları kalkarken hep bir hayalle yatıp kalkarsın. Sanki onunla yaşıyormuşsun gibi vücudunu geçirirsin.
Bence tamamaen takıntı edinmekten başka hiç bir şey değil kalbin çok istiyorsa karşı tarafdan illahaki bi sinyal gelir boş hayalin peşinden koşmak bence