Aslında bi yandan mantıklı gibi gelebilir fakat, bir yandan da saçma geliyor. Sonuçta hoşlanmadığın kişiyle heyecan duymazsın, heyecan duyduğun kişiden hoşlanırsın.
Aslında yaşadığımız heyecan diğer hormonlarla etkileşime geçtiğinde daha fazla karmaşa ortaya çıkıyor ve o anın getirdiği duygulara yoruyoruz. Bu başlarda bir kaç kere gerçekleşir ve sonrasında alışılmışlığın getirdiği rahatlığı yaşarız. İlişkinin başlarında görülen belirtiler tıpkı anksiyeteyle başa çıkarken hissettiklerimiz gibidir. Yüzleştikten sonra gelen rahatlama ve alışmışlıkta öyle. Bu da Budistlerin söylediklerini kanıtlar niteliktedir.
Aslında aşk olduğu zaman kalbin hızlı atması , ellerin titremesi tamamen beyin ile alakalı bi durum. Aşkı kalbe bağlasak da bu duygular beyinde gerçekleşiyor. Beyinde gerçekleşen duygulara paralel olarak hormonların bazılarında artış oluyor. Bu da kalbin hızlı atmasına , ellerin titremesine , göz bebeklerin büyümesine gibi gibi şeylere yol açıyor. Aşkın başında bu yoğun duyguların verdiği tepkilerin olması çok normaldir. Yakın bi arkadaşımda da yakın zamanda canlı gördüm 😅 aşk zamanla yerini sevgiye, bağlılığa bırakırsa o zaman daha sakinleşir duygular. Hararetli duygular yerini daha sakin duygulara bırakır. Alışmışlık ve hormonların dengelenmesi sayesinde tabi. Sevginin azalması ile alakalı değildir. Kısaca birine önce aşık olur ve yukardaki aşırı tepkileri gösteririrz , dalgalı deniz misali ; zamanla da duygular dengeye biner ve sakin tepkiler gösteririz , dingin deniz misali :) ruh eşi olmasıyla alakası yok. Tabi bana göre.
Evet ruh eşimle karsılastıgm an da sanki onda kendi yansımamı gördüm onu zaten tanıyor gibiydm samimiyet her tarafımı kapladı maskesiz kendim gibi hissediyordum yanında keşke onu kaybetmeseydm ama yapacak bir şey yok
Olaya ilginçlik katmak istercesine olan sözleri onların veya bunların atasözü diye hep bir yerlerde görüyoruz 😏 hep ama nedense olaya bir ilginçlik katma çabası 😏