Kalbi kırık erkekler kimi seveceğini bilir ama nasıl sevmesi gerektiğini bilmez.
Kalbi kırık kadınlar ise nasıl seveceğini bilir ama artık kimi seveceğini bilmez.
Kalbi kırık kadınlar ise nasıl seveceğini bilir ama artık kimi seveceğini bilmez.
Kimi seveceğimi de biliyorum, nasıl seveceğimi de. Ama kimin beni sevmesi gerektiğini de anlamasını da bekleyecek durumda değilim.
Söze katılmıyorum. Herkes kimi sevmesini gerektiğini bilemez önceden ama kimi nasıl sevmesi gerektiğini gayet iyi bilir. Bu illa bir kadın erkek arası duygusallıkla alakalı değildir. Bir arkadaşı da bu minvalde çerçeveye dahil etmek yanlış olmayacaktır. Mesela daha dün birini sildim. Hem de tek kalemde. Kalbim kırıktı, nasıl sevmem gerektiğini biliyorken kimi seveceğimden de eminken onun yaptıkları sayesinde yolumuz erken ayrıldı. Bu tamamen karşı tarafla da alakalı :)
Bazen yalnızca bildiğimizi zannederiz. Çoğu insan nasıl seveceğini bilmemektedir. Çünkü kendi sevgi anlayışı ve karşısındakinin sevgi anlayışı çoğunlukla bir değildir. Bazen kendimize göre değil, karşımızdakine göre sevmemiz gerekir. Çoğu zaman ilişkileri kurtaran yegane zorunluluk iletişimdir. İletişim kurmadığımız bir insanın bizi anlamasını da bekleyemeyiz. Kimse kimsenin aklını okuma yeteneğine sahip değildir. Kaldı ki kimse sürekli kelimelerini ve davranışlarını seçmek zorunda kaldığı, ne yapsam yanlış anlaşılmam diye düşünerek hareket ettiği rahatsız bir ilişkide de kalmamalıdır. Yanlış bize göre yanlış, karşıdakine göre doğrudur. Hakkında hayırlısını dilerim.
Aşk, genellikle toplumun normları ve beklentileri tarafından yönlendirilen karmaşık bir duygu. Benim kişisel inancım, sevginin her türlü toplumsal sınırlamayı aşması ve karşılıklı anlayış, saygı ve şefkate dayanması gerektiğidir. İfadeye gelince, bazı doğrular içerse de, her bireyin kendini sevgiyle ifade etmesi ve deneyimlemesi konusunda kendine özgü bir yolu olabileceğini kabul etmek önemli. Bu nedenle, sevginin nasıl tanımlanması ve uygulanması gerektiği konusunda genel bir açıklama yapmak haksızlık olur gibime geliyor.
Kişisel tecrübelerime dayanarak ilk cümlenin fazlasıyla doğru olduğunu düşünüyorum şahsen. Tabii herkesin sevme ve sevgi gösterme biçimi farklı olabilir. Saygının ve anlayışın olduğu her ilişki, sonlansa bile oldukça düzeyli bitebildiği için sevgi baki kalabiliyor. En azından çoğunlukla bu normlarda olduğumuzı söyleyebilirim ben.
Böyle sorular sormaya devam et. Çok güzel sorular soruyorsun ve cevaplamaktan aşırı haz alıyorum. Bir sonraki sorunda görüş paylaşmak dileğiyle ^^
Cevap
5Cevap
Karşılıklı aşk ve sevgi olması lazım
Yooo bilmiyorum. o defteri kapatalı çok oldu. hic kimsenin sevgimi hak edeceğini düşünmüyorum. inancımı kaybettim onunda telafisini biliyormusunuz küçük hanım 😉
Ben denemeye herzaman devam edenlerdenim, yorulsam bile. O yüzden bunun telafisi nedir bilmiyorum. Bana kalırsa tekrar tekrar denemek, doğruyu bulana kadar.
https://youtu.be/nQJ4VBCP-Xg?si=YbuvcsGCc0b2mYR4 çok eski bir şarkı ama duygusal cevap vermek istemedim 😊👍
Sevmek kısaca susmaktır sırt sırta yaslanmak
Ben sevginin olduğu yerde susmama taraftarıyım. Susmak birçok açıdan sıkıntılı durumlara yol açıyor.
Susmanın da bir nedeni vardır her aşığın parası yoktur mesela arabası evi ben susuyorum ama susan ben değilim rızkı veren susturuyorsa eğer güldüren ağlatan oysa.. kaderi yazan.. ben hiçim o var razıyım ama susuyorum ama susturan o dur ben hiçim
fifty fifty, herkesin bu kadar akıllı olabileceğini düşünmüyorum
Sevmek biraz da deli işi bazen zaten.
Erkek açısından katılıyorum fakat kadın açısını bilemem. Seversin, pek çok şey seni geride tutar kıza açılmaya sonra bir bakmışsın fırsat kaçıp gitmiş...
İlk cümleye ben de fazlasıyla katılıyorum ama kadınlar için ben de aynı fikirdeyim.
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?