Keramet tanımakta mıydı, tanıyamamakta mı?

İyi kilerin, keşkelerin yüklediği anlamları anladık da, seni iyi tanıyorum sözünün anlamı bu kadar derin olabilir mi? Olamaz mı? Tanımak ve tanımamak hatta tanıyamamak üzerine şiirlere kalem oynatan üstadlar şair oldu, olayların içinde boğulurken kelimelerle dans eden kelime avcıları ise yazar. Keramet tanımakta mıydı, tanıyamamakta mı? Keramet aşktaydı. Aşkı üç harften ibaret algılayanlardan değil de, akıl-şefkat-kalp diye adlandıranların öpülesi nahif yüreklerindeydi. Herkes aşık olurdu ama aşkı kırmadan, incitmeden, parmak uçlarından öpmekle eş değer bilen adamsa çok az olurdu.. Aşk; ellerinle tutamadığın soyut duyguda sevdiğinin ellerini tuttuğunda parmak aralarından günahlarının dökülmesine şahit olmaktı. Aşk; sarıldığında sevdiğinin kolları arasında erimek, eridikçe dünyaya karşı dimdik durmaktı. Aşk; matematiği yutmak, edebiyatı parçalamak, yüksek doz aşk içeren hücrelerinle zerrelere ayrılıp, biyolojide hayat bulmaktı. Aşk, yâri milat sayıp tarihi ile talihinin seyrini değiştirmekti. Aşk şükürdü, teşekkürlerin en büyüğüydü. Cemal Süreya'nın da dediği gibi: "Bazı adamlar incitmeden sevemezdi. Kırardı, dökerdi, yangınlar bırakırdı arkalarında. Bazı adamlarsa tüm geçmişi unutturur, parmak uçlarından öperdi.." demekti.

Aşk, insanevladının fıtratına aykırıydı belki ama sevmek, şuurluca sevmek doğru insanı bulduğunda parmak uçlarını onun dudaklarına korkusuzca teslim edebilmekti..

Öyle içimden geldi 💙
Öyle içimden geldi 💙
Keramet tanımakta mıydı, tanıyamamakta mı?
Cevapla