Her şeyi bırakıp gider miydiniz?

o kadar bıktım ki bu hayattan, bu evden, bu odadan, şu lanet olasıca sandalyeden, evdekilerden, nefes almaktan, mutlu olabilmek için yılların geçmesinin ve sabretmemin gerekmesinden.. 3 günlük dünya da her günümün ve her gecemin ağlayarak geçmesinden. Sürekli başkalarının daha doğrusu ' ANNEMİN ' istediği hayatı yaşamak zorunda kalmaktan. 1 kere bile sorulmadı bana ya 1 kere. mutlu musun? işte buna gülerim. MUTLULUK mu.. 18 yaşındayım ama bir 18 yıl daha yaşayamam buna eminim. gücüm kalmadı artık. şu an bunları neden yazıyorum inanın bir fikrim yok. konuşamıyorum bari yazayım birileri okusun, birileri anlasın beni, sözler uçar belki ama bu yazı burada kalsın istedim belki de. küçükken işten gelir gelmez koşarak boynuna atladığım babam o gece terk etti bizi. o yılbaşı gecesinde. 2016' ya girmiştik o gece. babamı özlemeye fırsatım bile olmadı gerçi özleyemezdim de. annemle babam boşanma aşamasındayken eve birileri gelirdi velayetin verileceği tarafı seçmek için birkaç soru sorarlardı o sorulara bile annemin bana iyice tembihlediği cevapları vermek zorundaydım. her neyse boşandılar. babamı özlüyor muyum? HAYIR. Annemle mutlu muyum? HAYIR. ne olacak peki.. benim yalnız kalıp mutlu olabilmeyi tadabilmek için neden 4,5 yıl daha beklemem gerekiyor. Üniversite sınavına hazırlanıyorum güya. ağlayarak soru çözmek ne acı. başka bir şehir gelse yalnız gidemem, annem o mesleği beğenmezse tercih veremem. bu ben miyim, annem mi anlayamıyorum. bana, ablama, yürüyemeyen kardeşime bile sinirlenince acımasızca vuran annem ama bunu kimse bilemiyor. herkese mükemmel anne olarak gözüküyor. çünkü herkese o kadar iyi ki. günahını almayayım bize de iyi olduğu zamanlar çok oluyor. ama ben o kavgaları, bıçakla yapılan tehditleri, akan kanları, annemle ablam birbirlerine zarar vermesinler diye araya girip yalvardığım ve korkudan titrediğim, ben titrerken annemin benimle dalga geçip bana gülmelerini, bir yandan kardeşim bunları duymasın üzülmesin diye onunla ilgilenmeye, ona mutlu gözükmeye çabalayışlarımı ve daha nicelerini unutamıyorum. hatırladıkça nefret ediyorum ondan. hayatımda ilk kez sevgilim oldu. ilk defa o kadar mutluydum ki. büyük hevesle ders çalışıyordum hayallerimiz vardı çünkü. görüşemiyoruz artık. sesini, kokusunu, ona sarılmayı o kadar özledim ki. o ağlardı ben ağlardım silerdik göz yaşlarımızı beraber bunları atlatacağız derdik. ama görüşemiyoruz. annem sevgilisiyle buluşuyor, geceleri bir yerlere gidiyorlar, annem mutlu ve umarım hep mutlu olur bunu çok istiyorum ama beni sevdiğimden, mutluluğumdan ayırışı uzaklaştırıyor beni ondan.. çok uzun oldu farkındayım buraya kadar okuyanınız olmaz belki de ama ben artık gitmek, kendi ayaklarımın üstünde durmak, ' KENDİ ' hayatımı yaşamak istiyorum.. eve hapsedilmekten bıktım. kardeşimi bırakmayı hiç istemiyorum ama çok üzgünüm..

Her şeyi bırakıp gider miydiniz?
Cevapla