Kıskançlık sevgi ile yanyana düşünülmemesi gereken bir hissiyat. Çocuklarda kıskançlık açığa çıktığında kimse onu sevgi olarak algılamıyor. Her ebeveyn bu davranışı törpülemek üzere eylemler varetmeye çaba gösteriyor. Oysa yetişkinlikte ki kıskançlık nasıl olurda iyi bir şey gibi algılanmaya başlıyor, bu kırılma nerede yaşanıyor inanması güç bir durum.
Birini kıskanmak onu kendimizin eylem alanında tutmamız gerektiğini şiddete varacak boyutta karşı tarafa gösterme çabasıdır. Kıskanılan kişinin bundan zarar görüp görmemesi kişinin umrunda değildir. Önemli olan o hayvani güdüsel etki alanına istenmeyenlerin girmemesidir, tek mesele tek odak budur o kişi için. Kadın ise bunu doğası gereği sahiplenme olarak görüp sevgi kalıbına dahil ederek kendi geleceği için en büyük hatalardan birini vareder. Keza şiddet haberlerine bakıldığında şiddeti vareden kişi bunu kıskandığı yani çok sevdiği için yaptığını (iddia ederek) söylemeye çalışıp hem toplumsal destek bulma hemde içsel rahatlama çabasına girer.
Bu nedenle kıskançlık ile sevgi arasında olumlu bir bağ yoktur. Kişinin zihninde kıskançlığın sahip olduğu boyut artmaya başladıkça sevgiye ait alan daralmaya başlamıştır.
Sevgiyle alakasi yok. Kendi ici kotuluklerle dolu olan biri karsidakininde oyle oldugunu varsayar ve buna engel olmaya calisir. Bide guzel kizlarla cikan özguvensiz erkekler yapar.. ya daha iyi biri karsisina cikarsa diye engellemeye calisir cunku kendinin yetersiz oldugunu bilir.
Bence sevgi belirtisidir ama ota boka olmaz. Makul şeylerde olmalı. Aslında kıskanç birisi bana bu yapılsa ne tepki verirdim diye düşünerek hareket etse, kiskanclik oluşturacak hiçbir şey ortaya çıkmaz