Neleri yanlış yapıyoruz da bilmem kaç yıllık evlilikler bile bitiyor? Özen mi göstermiyoruz? Nasıl olsa artık benim! Diye flört etmeyi, cilve yapmayı bırakıyoruz da ondan mı birşeyler eksiliyor? Ya da hayat şartları mı? Evlilikleri bitiren, tükenmesine sebep olan hatalar nelerdir?
Evlilikleri bitiren, tüketenmesine sebep olan hatalar nelerdir?
Benim kanaatim çok sebebi var. Bekar olmama rağmen sıralamam gerekirse; 1- İlk başta ilişkilerde genç insanların her şeyi yaşamaya çalışması ve birbirlerini tüketmesi. Erken beraber olmak. Her şeyi konuşmak, sürekli mesajlaşmak, hesap sormak, yani genel olarak mırç mırç olmak. Dolayısıyla evlilik için beklentiler çok yükseliyor ama zaten birçok şey yaşanmış oluyor ve bazen hüsran ile sonuçlanabiliyor 2- Gençken ve bir sorumluluk yokken her şey çok güzel gözüküyor. Özellikle hayat şartları göz önüne alınmadan hareket ediliyor. Yani her şey o anki gibi devam edecek sanıyor herkes. Sonrasında ise sıkıntılı zamanlarda tahammül azalıyor. Herkes için böyle olmuyor tabi. Hayatın zorlukları içerisinde küçük yaştan beri yaşayan insanlar bunlara alışkın oluyor. Ama alışkın değil ise bunlarda hüsran ile sonuçlanıyor 3- Bazen de insanların kültürel farkları ortaya çıkıyor. Aslında bu ilk madde ile alakalı. Ancak ayrıca bakacak olursak. Bunları göz ardı ettiğimiz zamanlar sonradan acı şekilde ortaya çıkıyor. Doğru bir örnek değil belki ancak, Alevi-sünni, KürT-Türk birliktelikleri bazen kötü sonuçlanabiliyor. Elbette iyi örnekleri de çok ancak evlilikte bir süre sonra çekilmez hale gelebiliyor. Dolasıyla bu konular detaylıca dile getirilmeli. 4- Bir sorunda evlenmeden önce birçok önemli şeyin konuşulmaması. Mesela, bir taraf yemeği tuzlu sever. Diğer taraf tuzsuz sever ancak bir süre sonra bu durum çekilmez bir hal alabilir. İlk başlarda ben böyle seviyorum ama önemli değil derken başka bir sıkıntıdan dolayı dile getirilmeye başlar. Yani sevilen sevilmeyen şeyleri kabullenmenin ne kadar zor veya kolay olduğunu iyi değerlendirmek lazım diye düşünüyorum. 5- Başka bir nokta ise büyüklerin müdahaleleri, bunlar iyice düşünülmeli. büyükler ne kadar karışmalı aile içine. Aslına bakarsanız Türkiye de büyük sorunlarda biride kaynana sorunudur. Maalesef anneler elini çekmiyor yeni evlilerden, özellikle gelin kaynana kavgaları hüsran ile sonuçlanıyor. Yani burada biraz erkekler yapıcı olmalı. İki tarafta bir süre kendi içinde olan meselelere karıştırtmamalı ailesini. 6- Büyük sözler verilmemeli. İnsan yapabileceklerini söylemeli, bunlar olmaz ise zamanla hatırlatılır ve başa kakılır. Sonradan bunlar büyük kavgalara sebep olabilir. 7- Bence en önemli noktalardan biride, güzel sözler söylemekten ve ilgi alaka göstermekten kaçınılmamalı. En önemli şeylerden biride bu sanırım. Mesele genç ve dinçken bunları yapmak değil. Bu heyecanı taze tutmak önemli olan. Bu heyecan insanı mutlu eden şey. Yani somurtup oturmanın ne anlamı var hiç anlamam.
Bu maddeler uzun uzun devam ettirilebilir. Benim yaş tecrübem ve bekar biri olarak dışarıdan objektif bir bakışla gözlemlerim bunlar. Allah ailelerin mutluluğunu daim etsin...
Hayat şartları günümüzde gerçekten evliliklerin bitmesinde büyük bir etken tabi ama hepsini ona mal etmemek gerek evlendikten sonra eşini bir malmış gibi artık kendisine ayit olduğunu sanan zihniyet evliliklerin bitmesindeki en büyük sebeptir sevgsini ilgisini göstermez eşine yeterince zaman ayırmaz isteklerine duyarsız kalır düşüncelerine ve fikirlerine saygı duymaz bir taraf her zaman benim istediğim olsun kafasındadır ve bunları yaparken eşinin ona kırılmadığını bu evliliğin heyecanının ölmediğini zanneder bunlara maruz kalan eş evliliğini bitirmek istediğinde bile kendini suçlu görmez ve hissetmez kendisinden ayrılmak istediği için eşini suçlar hatta iftiralara bile maruz bırakır bunlar günümüzde yaşanan ve ne yazıkki sıradanlaşmış durumlardır..
Hem kendi hemde çevremde boşanan çiftlerde gördüğüm bazı eksiklikleri yazmak istiyorum. Tabii bu arada sürc-i lisan edersem affola 😊
1) Birbirini gerçekten tanımayı başaramayan insanlar evleniyor çoğu zaman. Buda zamanla kişilik ve karakter çatışmasını getiriyor ve huzursuzluk baş gösteriyor. 2) Saygıyı yitirmek en önemli unsurlardan biri. Saygıyı yitiren her birey seviyesini altına düştüğü sürece anlaşabilmek kabil olmuyor maalesef. Tartışmaya her daim varım lakin seviyeyi kaçırdığımız zaman sonuçları kötü oluyor. 3) Dışardan yapılan müdahaleler. Aile, dostlar, komşular vb. Evliliğe yakın olan tüm insanların özetle 3. Kişilerin karışması zamanla kıyasa ve tahammül sınırlarının aşılmasına sebep oluyor. 4) Hiçbir zaman karşımızdaki insanlara mudarna etmiyoruz. Sabir etmeyi, anlayışlı olabilmeyi ve hoşgörüyü çoğu zaman unutup nankörleşiyoruz. Tabii böyle durumlarda da anlaşabilmek kabil olmuyor. 5) Kadın ya da erkek, özenmeyi vazgeçmediği sürece, kiyas yapmayı bırakmadığı sürece anlaşamaz.
6) Evlilik demek, büyüme evrimini tamamlamış insanlarla yapıldığı zaman uzun ömürlü olur. Yaş olarak değil ama aklı olarak olgunlaşmamış, sağduyu sahibi olmayan insanlarla evlilik olmaz.
7) Birde affınıza sığınıyorum, çoğunlukla kadınlarda olmak üzere bazı insanlarda şöyle bir anlayış var.
"Evlenince düzelir."
Bu başlı başına yanlış bir düşünce. Ve tutumdur. Kaç yaşına gelmiş birini başkası düzeltemez. Olan karşıdaki insana olur.
Unuttuğum birçok şey olabilir. Şimdilik bunlar aklıma geldi 😊😊
★İnsanlar sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle bir çok alternatifi olduğunu düşünüyor. "Aman buna sabretmek, bunu çekmek zorunda mıyım? 100 kıza/erkeğe mesaj atsam 70 kız/erkek dönüş yapar. Bana yazan çok kız/erkek var." tarzı şeyler düşünüyorlar. (Ama o kadar kişinin arasından şuanki partneri gibi birini asla bulamayacağını düşünemiyor.)★Aslında uğraşsalar partnerlerinin hoşuna gitmeyen hareketlerini düzeltebilecekleri halde bunun için çaba harcamak istemiyorlar. Aynı şekilde partnerlerini mutlu edicek ufakcık şeyleri yapmak için çabalamıyorlar.★Taraflardan birinin "Bu kız/erkek beni çok seviyor, ben ne yaparsam yapayım (aldatsamda, ilgi göstermesemde vs.) nasıl olsa hiç bir yere gitmez." diye düşünmesi. Aynı zamanda ailesinin kız evlatlarına "Bu evden gelinlikle çıktın, kefenle dönersin." diyip kızının arkasında durmaması. (Bu durumda erkek "Bu kadının işi yok, ailesi arkasında değil, sığınacak kimsesi yok. Ben istediğimi yapayım burada durmaktan başka şansı yok." diyip istediğini yapması.)★Evlenmeye hazır olmayan, birbirini sevmeyen kişilerin zorla evlendirilmesi.★Ailenin akrabanın sürekli evliliğe karışması... Bu liste böyle gider. Bence saf duygularla seven insanların sayısı çok azaldı.
Evlenmeden önce yeterli cinsellik konuşmamak, evliliğin monotonlaşması, fazla zaman ayırmamak, evlendikten sonra kendini fiziksel ve zihinsel boşlamak yani rahat davranmak
Anlayışsızlık, sadakat kavramını bilmeyen o kadar çok kişi var ki. Bu hal böyle olunca insanlar aldatıyor. Eş iyi olsun, kötü olsun, dünyanın en iyi insanı olsa bile bu kişiler aldatılıyor. İyi insanlar havada kuş tutsun yine de yaranamaz bu kişilere. Saygı kavramı hiç kalmamış. Kıskançlık desek uçmuş uçmuş. Bahaneler desen almış başını gidiyor, bunun gibi bir çok örnek var.
Unutmak bir yerde karşındaki evlenmek istemeyen sebep olan kadını ya da adamı unutmak neden evlenmek isteğini unutmak kadınlar evin içinde hizmetçi bakıcı ısıtıcı muamalesi görürken erkekler para getirmekle mükellef kimseler haline dönüştürülüp sürekli başkasıyla kıyaslanması Hoşgörünün bitmesi konuşmanin bitmesi arkadaşlığın bitmesi evlendiğin kadına adama guvensizlik kısıtlama evlilik cüzdanını kölelik sözleşmesi ile karıştırılması saygı kabul etmek kabul görmek sırlar saklamak ötekilestirmek koca dan kadınından saklanan dertler tasalar vesaire
2 Çiftlerin birbirlerine yalan söylemeleri sonucunda güven sarsılması
3 Baskıya, şiddete maruz kalması
4 birbirlerine karşı dürüst olmamaları
5 Aşklarına ihanet etmesi ve daha bir çok şey söylenebilir
Evlilik bu devirde çocuk oyuncağı oldu Görücü usulü mesela aralarında aşk yok menfaat bilmem ne aile baskısı yüzünden evleniyor vesaire bunlar doğru değil, ailelerin yaptıkları da doğru değil
Aileler evlatlarını baskı ile yönetemez, baskı ile hiçbir şey yapamaz, hiçbir şeye zorlayamaz
Çok düşünüyorlar ise evlatlarını özgür bıraksınlar, kim ne ile mutlu, nasıl mutlu olmak istiyorsa öyle olsun.
Sırf kızın yalnız diye biri ile evlendirmeye zorlayamaz hiçbir anne baba
Inatlasmak, senin dedigin degil benim dedigim olur deyip evlilikte baskin taraf olmaya calismak, saygisizlik, ailene veya sana saygi duymamasi, ilgisizlik: hem cinsel hem duygusal anlamda, birlikte zaman gecirmemek, yalan, deger vermemesi ( baska insanlarin onceliginin olmasi seni ikinci plana atmasi)
alternatif olarak bazı kişiler ve şey ler kafada olusmaya basladımı, saygısızlık başlar. saygının bitiyor olduğu yerde sevgi zarar görür ve hiç tanıyamamısım demeler başlar. aslında cokıyı tanıdıgın eş in senin için zarar dıye gordugun ( aslında hayata tutunduğundur) kişi oluvermiştir.. saygı sadakat cinsellik hoşgörü ve nezaket
Dışarıdan sürekli bir yıpratılma tehdit veya farklı sebepler varsa bile bu durumlar için sonuna kadar mücadele etmeli yine de olmuyorsa artık dayanılmaz hale geliyor aklını zorluyor karşılıklı olarak çiftleri çok üzüyorlarsa insan ayrılmak zorunda kalabiliyor maalesef
öncelikle bir bekar olarak bence günümüzde evliliklerin bitme sebebi çiftlerin maniveyattab uzak yaşaması inanç zayıflığı ve pek tabii ki ekonomik şartlar sosyal çevre vs vs o iyi günde kötü günde söz vermeler eskide kaldı artık şimdi kimse zorluğa gelemiyor yokluğa gelemiyor ve pek tabii ki ihanet hiç bir şekilde affı olmamalı hayat bu kime ne zaman ne getireceği bilinmiyor
-Beklentileri yüksek tutmak -sürekli istemek (fedakarlık olmadan) -olgunlaşmamış kişilik -sosyal medya -en küçük zorlukta pes etmek -başkaları ile kıyaslama...
Kesinlikle kıyas olayı çok aşağılayıcı bir durum bence. Çocuklarımıza bile bunu yapmamamız gerekiyor. İz bırakır o kadar etkili bir olumsuz duygu aşılama yöntemi. Teşekkürler🌸
Çatışma ve tartışmaya seviyeli bir şekilde olduğu sürece varım. Tartışmalı, herkes kendi fikrini ortaya koymalı. Hatta seviyeli, sınırı aşmadan çatışmalı ki uzlaşmak için herkes eteğindekini dökmüş olsun. Daha sonra her şey tatlıya bağlansın ama.
Heyecan birliktelikleri ateşli kılan en önemli unsur. Yıllanmış evliliklerde heyecan kalmıyor. Hayat telaşı, çocukların sorunları vs. Derken tükeniyor her şey..
Erken yaşta, olgunlaşmamış kafayla, hasta ruhla evleniyoruz. Çocuk yapıyoruz, bitmek bilmeyen maddi istekler falan. Derken derken bir girdabın içinde buluyoruz kendimizi.
1- Senin ailen benim ailemle başlar. 2- Sonra aileler üzerinden öfke başlar. 3- Fiziksel veya sözlü şiddet le devam eder. 4- Kavga esnasında saygı kaybedilir. 5- Aynı evde iki düşman bir süre devam eder. 6- En basit bir kurtuluş ışığında o yuvaya son nokta koyulur.
İlk beş yıl en büyük tehlike senin ailen benim ailem kavgası. Sonra ev içindeki förev dağılımları erkeğin kadını tanımaması, saygı duymaması. Aşağılaması. Yine erkeğin cinselliği başka yerde aranası gibi konular.
Hep haklıyı oynamak evliliği bitirir. Empati yapmamak, ben merkezli olmak. Birde fakirlik allah kimseyi dara düşürmesin ama bu devirde bu ülkede hepsi zor. Gençlerin haline acıyorum bu devirde evlenmek çok büyük cesaret ister.
Her şeyi yaşayıp evliliğe bir şey bırakmamak. Baştan daha detaylı ve güzel bir şekilde tanımamak evlenmek için evlenmek. Empati anlayış sevgi saygının yok olmasi
Ya arkadaşım en başta bu telefonlar, ilgisizlik karı koca ayrı ayrı köşelerde ellerde telefon hanım nasılsın kocacım nasılsın bir dert sorun var mı demiyorlar, araya soğukluklar giriyor
Bazı hatalar sürekli tekrarlanınca artık çekilemez bir durum oluşmaya başlıyor önce saygı sonra Sevgi ve en son nefret derecesine geldiğinde sona eriyor.
Sevgi saygı yok alttan alma yok iyi günde kötü günde kavramı yok sorumluluk almak yok kuru soğana da razıyım yeterki mutlu mesut olalım yok dayanışma yok vs vs
Kadınların hatası kocalarını cinsellikte sürekli reddetmesi erkeklerin hatası ise kadınlara haddinden fazla değer vermesi cinsellik olmadan evlilik olmaz bnce