Burdan beş para etmez birine değer vermiştim. Yazik kimseyi dinlemeyip onunla arkadaş oldum. Kendime kızıyorum sadece hata bana ait ama oldu bitti. Tecrübe oldu bana görünen köy kılavuz istemez, sen ne kadar iyi niyetli olursan ol karşındaki menfaatçi ikiyüzlü yalancıysa olmuyor.
Genelde bunu hep yaşıyoruz ama uyuştuk artık yani ilk bir acıtıyor sonra geçiyor. Kime değer verip vermeyeceğimi şaşırmaktan takip edemez oldum. Ben de akışına bıraktım yani değerli olan kendiliğinden kalıyor, değersiz olanda kendiliğinden gidiyor zaten.
Çok bir zaman geçmedi üstünden, pişmanlıktan ziyade tuhaf bir tiksinme desem doğru olabilir bu hissi tarif edebilmek adına. Bu şekilde bir hisle uzaklaşıyorsun karşında ki kişiden ya da kendinden.
Pişman olsam da sorun yok. Kısa sürüyor üzülmem. Ben bir insan için taş çatlasa 3 defa ağlarım. Her ağlayış onu kalbimden bir parça olarak atar. Ben kendi kendime yeterim.
Birisine değer verdim ama her şeye rağmen pişman değilim asla. O, benim bir yerimde hala en değerlim olarak kalacak. Güzel anılarım oldu kısa süre içerisinde o yüzden asla pişman değilim.
Birine verdiğim değerden pişman olmam. İnsanların bana yaptığı kötü davranışlar benim karakterimi etkilemez esasında. Kötü bir sonuç da alsam o insana değer vermem gerekiyordu ki verdim kendi nezdimde.
En son birine değer vermeyi istedim sonra durup düşündüm dedim ki aman boş ver kendini sev 😂 Genelde değer verince kalça kısmında bir havalanma oluyor insanların.. O yüzden kendi halimde gayet masum ve tatlı bir insanım.. Keyifli günler..