Bilmem bence ikisi de olabilir mesela ben bir adamı seviyorum gibi bir şey bilmiyorum tam olarak ama sanki ona dokununca varvya böyle her yeri kırılacakmış gibi geliyor kıyamıyorum ama bir taraftan da o kadar öpmek dokunmak kokusunu almak istiyorum ki her ikisi de bence hem dokunmaya kıyamamak ama bir taraftan da öpüşmelere doymamak
Bunu kategorize etmek bana çok doğru gelmiyor açıkçası. Yanyana olduğunda çok özlemiş olursun ve öpmeye doyamazsın.. Ya da çok güzel bir manzaraya karşı çay içiyorsundur öyle gözlerine dalıp bakakalırsın. Niye böyle gereksiz kalıplarla sınırlandırma derdine gireriz ki aşkı.. Aşıksan sonuna kadar yaşa, ayyaşlar nasıl der: Şişenin dibini görene kadar.. Öyle işte..
Öpmelere doyamamaktır aşk. İnsanın öptükçe öpesi gelir. Hele bir de kokusunu içine çeke çeke öpüyorsan, o koku beynine doluyorsa, bağımlılık yapar insanda. Sürekli o kokuyu almak ister vücut. Öpemediği zamanlarda yoksunluk krizine girer. Bana göre böyledir. Kıyamamak gibi bir durum olamaz.
Şu dokunmaya kıyamama olayını hiç anlamıyorum. Cidden var mı bu ya? Aşk, sevgiye kıyasla daha yoğun bir duygudur. Öpmeye doyamama daha olası bir ihtimal. Bu arada ben hiç böyle duygulae hissetmem o ayrı😂 aşırı temas sevmem.
Dokunmaya kıyamamak yok vallaha ben de. Temas olmadan olmaz. Aşk varsa içinde aşkın parçası olan her şey olmalı. O yüzden öperim de, severim de, koklarım da...
C şıkkı hepsinden ortaya karışık alalım😄 Aşk dokunurken içinin ürpermesidir.. Tüm benliğini kaplayan duygu karmaşasıdır.. Hem her hücrenle istersin hem de sanki koklasan kokusu gidecekmiş gibi kaygılanırsın.. Zaten güzel olan da bu değil mi.. Ateşin etrafında uçmaktır.. Keyifli geceler..
Dokunmaya kıyamadıklarının zaman içinde el olduğunu görüyor insan. Bunun dışında kıyamamaya anlam da veremiyorum. Sanarsın fanusta yaşıyor da dokununca ölecek.
Yaşayın arkadaşlar, öpün, koklayın, sevin, sevilin. Aşk; güzel yaşamaktır.
Dokunmaya kıyamamak fakir edebiyatı yapan, aşk yaşamamış bireylerin sevgi tanımıyken, öpmeye doyamamak sevgisini doyasıya yaşamayı bilen ve seven insanların tanımıdır.
Opmelere doyamamak. Dokunmaya kiyamam diyene inanmiyorum cunku insan sevdigi zaman kani kayniyor dokunmayi hic sevmeyen insan bile sevdigi zaman opmek, sarilmak istiyor.
Kıyamadım da ne oldu ki kendi duygularını koruyacak bir insan değildi herkese inanıyor olması inandığı insanlarda beni kötülemeleri oldu final bir insan birini seviyorsa ona inanır ona güvenir onu satmaz ona kıyamaz kiydirmazz fazlada güvenmemek gerekliymis onu daha iyi anlıyorum sevmemiş seviyor gibi yapmış duygusuz güvensiz inançsız.
Dokunmaya kıyamam... Yeşilçam filmlerinden çıkma bu ifade günümüzde pembe yalanlar listesinin ilk sırasında. İnsan sevdiğini arzular, keşfetmek ve tatmak ister.
Seven insan öper koklar bir insan öylesine takılıyorsa başka şeylerin peşindedir seven insan kendini bir kere tutamaz iliklerine kadar hissetmek hissettirmek ister...
Aslında öpmeye doyamamak ama belli değerler üzerine yetisiyoruz bu değerler bize doğru yer doğru zaman kavramını getiriyor bunun için öpmeye kiyamamak ama bı kadın erkek birbirinin helali ise öpmeye doyamamak
Buluştuk böyle oturduk bir göl kenarına izliyoruz göğsüme yaslandi mesela durmadan öpüyordum bir ara dedi ki yetmez mi bir utandım böyle napiyorum dedim haklısın dedim farkında değilim. şimdi düşündüm sevgiden miydi yoksa başka bir şey mi